/ naftalin kokulu hayallerdir aslında
Sandıkta dura dura anılaşan /
Yazgısını denizlere büyüten nice öfkeler kadar suskun bir durgunlukta dalgalanabilseydim, hırçınlığımın sesi hıçkırıklarda düğümlenirdi. Yaramazlık çocukça kalabilseydi söylenesi repliklerim kulak ardı edilmiş ses kısıklıklarıyla dalaşmaz, vaveylasını başrollerle koparmazdı. Oysa ne çok isterdim çiğdemler büyürken ellerimde gökyüzünü sulamak ve ne doyumsuz uçmalar yaşardım tohumlar kollarıma döküldükçe.
Galibiyetlerin yenilgisi eke kazanımlarıma çokça sevda imzalarken mühür vurumlarıyla dosyalanıyordum yaşamalarıma. Öyle ki benden uzak benliklerim yağmalanıyordu her sayfa eklenişinde.
Buralarda güneş tutulmaz, ay tutulmaz. Alacakaranlığın ürkütücü yalnızlığında kan tutulur, bilek tutulur. En amansız intihar korkuları zamanlarında yürek tutulur damarlarda.
Çocukluğumun korkularını kabuk kabuk sökebilseydim tenimden, diz kapaklarımın pürüzleri yaşamışlığımın delili sayılmazdı.
Ehil kişiler ehlileşme süreçlerini saygıdan nasiplenemeyen mütevazılıklerle gösterirken denekliğim projeler üzerinde tescillenmez, kobayların da öz tümceleri noksanlıktan koşulsuzlaşabilirdi. Ne var ki tarih çürütse de kaç geçmişi, suratına öfke peydahlanan büyümüşlük, içinde ağrılı çocuklar barındıracaktı. O ağrılar ki sağrısında sızı toplanan koşmalar inlemesiyle, nal ölgünlüğünce bıkkın.
takadı uçurumun son adımında düşkün yürüyüşlere kıpırtı ekleyen çizgi oyunları da geride kaldı. Yanaklara pembe tokmaklar vurulmadan da utanmayı becerirken çocuksu kıyımlar, beden beden amaca yaklaşıyordu.
Cinayet bu! İnayetsiz darbelerin, çiğdemlerin boynunda giyotinleşen akisleri can çekişti kuşkusuz. Kuşluk vakitlerinde göl sularıyla yıkanan topraklar, ağyara aldanışlar büyütürken sobelendi. Kimsesiz seslenişlerin uyarısı ağlamaların nazına yetişemedi ki bir ikaz dertle çakışmadan anlam bulamazdı.
Şimdi kan tutulur, yüreğim kendini zapt eder bir çocuğun seyrek dişli gülüşlerinde.
Fırtına kuşu gözlerindeki sürmeyi sildi ve bir uyanışım daha perdenin kapanmasıyla uykuya yenildi.
/ seyrek dişlerinin arasına mavi gözleriyle çocuklar sızarken
Tebessüm kuşu olur uçuverirsin dudaklarının uçlarından... /
Yorumlar
Örtülür Ya Yürekler
Pzt, 22/05/2006 - 13:03 — Fatih M. TiyanşanEs-Selam Ayşe Mahcup Hanım
Kelimelerinizle ruh dünyamızdaki boşlukları doldurmaya devam ediyorsunuz. Siz yazdıkça kapılar açılıyor, kelimeler karşılıyor bizi. Tutulan bir şeyler var içimizde, bizi tutan bir şeyler var. Derinlerde beliriyor kökler, kelime kökleri, varlık ağacının kökleri, her ruha ait bir sidre-i müntahâ sanki. Eteklerimizde bir yığın yaprak, semaya dönmüşüz yüzümüzü. Tutulmayı bekliyoruz. Ne zaman gelecek, bilmiyoruz. Tutulup kalıyoruz yüreklerimizle, öylece...
Selam ve muhabbetlerimle...
... Mutluluk anlamaktır ...