renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

eleştiri

Hata Devam Ediyor'u Devam Ettiren Hata

Hata Devam Ediyor

Çırpını çırpını giden atlardan indik
Girmek için patavatsız yurttaşlar sırasına

İsmet Özel

Günümüz Türk şiirine kendi doğal akışı içinden baktığımızda bu noktada sarf edilmiş bir çok sözün yeterli derecede kayıt altına alındığını görüyoruz. Her şairin kendi poetik duruşuna değinen metinlerin sıklıkla kaleme alındığı, dergi sayfalarında ve çeşitli edebiyat ortamlarında dile getirildiği günümüzde Türk şiirinin kendi doğallığının, bir şey söyleme gerekliliğinin tuhaf bir baltalamaya tabi tutulduğunu işaret etmek şiirin özgünlüğüne ve şairin ayrıcalıklı pozisyonuna halel getirecek bir durum arz etmez sanırım.

Cemaat'te Yayımlanan İslâmiyât Yazılarının Arkeolojik Arka-planını Tesbite Dair Bir Deneme

"Modern zamanlarda İslâmî ilimlerin başına bela olan en büyük problemler nelerdir?" şeklinde bir soruya muhatap olsak ben şahsen bu problemleri şöyle saymaya başlarım:

• İndirgemecilik
• Genellemecilik
• Anakronizm
• Doğal hiyerarşik ve yerleşik ilmî düzenin çiğnenmesi
• Kur’ân ayetlerinin ve hadis nasslarının politize edilmesi
• İdeolojik okuma biçimleri

Liberty (özgürlük), Intelligence (anlayış) Our Nations Safety (ulusumuzun güvenliği) : LIONS

Lions

Geçtiğimiz Cuma günü, şehrimin en büyük ikinci camisinin avlusunda Cuma namazını kıldıktan sonra dağılan cemaatin eline bir dergi tutuşturuverdiler. Hedef kitlesi demek ki cami cemaati olan bir dergidir diyerek dergiyi alıp işyerimize geldik.

Dergiyi inceledikçe gördük ki özel bir yayından ziyade asıl amacı belediye hizmetlerini halka anlatmak için çıkarılan bir yayın. İçeriği zaten neredeyse yüzde seksen ilan-reklama dayalı.

Detaylar ve İpuçları

Bir duvar boyacısının ustalığı prizlerden anlaşılır. Fakat sadece prizleri silmekle bahar temizliği olanaksızdır. Her sene evimizin bizden daha yaşlı badanasının belki asırlar önce prizlerde bıraktığı izi silmeye çalışıyoruz. Böylelikle evimizi haşarattan koruduğumuza ikna ediyoruz vicdanı.

Estetiğin detaylarda saklandığını söylemişlerdi. Medeniyetin hep uç noktalardaki incelikte barındığını…

Avrupalı Turistler Niçin “Kırolarla” Evleniyor?

Sinir bozucu sigara reklamları birçok şeyi cinselliğe indirgeyen zihin yapısının ürünü olduğu gibi Avrupalı turistlerin Türk garsonlarla evlenmesinin algılanışı da bu hastalıklı zihin yapısının ürünüdür! Alev Alatlı’nın deyişiyle “öninsan” diyebileceğimiz hikmet ve hakikatten uzak biyolojik yapısı bakımından insan olan ama hissedişleri, algıları, tercihleri bakımından insanlıktan uzaklaşmış paparazzi şeylerinin algısı “Avrupalı gelinlerimizin” tercihlerini cinsel tercihe indirgemekte bir beis görmüyor.

İstikrar mı Dediniz?

Dersteki konumuz Nurullah Ataç’ın “Övülmek” adlı denemesiydi. Yazar övülmenin yerinde ve isabetli yapılmasının önemine değinen bir deneme kaleme almıştı. Yersiz yapılan, amacından sapan bir övülmenin insanın üzerinde gün gelecek ki iyi durmayacağını anlatan yazar; övme işini yapan kişilere dikkat çekmekte ve yazının bir bölümünde; “Kulların, yani bizden küçüklerin bizden bir iyilik bekleyenlerin, bizi beğenmek, sevmek zorunda olanların övmesiyle yetinemeyiz…” diyor. Burada dikkat çeken ifade; “kulların” ifadesi.

Eğri Duruşun Doğrucu Davutları: Yaşar Nuri ve Ahmet Hakan

Çok sancılarımız, çok eğri yanlarımız var. İçselleştirilmemiş, sancısı çekilmemiş bir fikrin demagogu olduğumuzdan başkalarında göze batmayacak şeyler bizde göze batıyor. Kim bizim kusurlarımızı büyük görüyor, kim” Müslümansınız bu size yakışır mı?” demeye getiriyorsa iki şeyi ifşa ediyor: mesuliyetini taşıyacağın fikrin adamı ol, yanmadan yakmaya kalkışma!

Söz sahibi aslında bir Müslüman niteliğini, Müslüman duruşunu muhatabında bulamamanın ya da bir şekilde kitaplardan öğrendiği, vicdanen sezdiği; müslümanda olmazsa olmaz saydığı vasıfların dışında bir duruşla karşılaştığında Molla Kasım rolünü üstleniyor.

23 Nisan Çocuk Bayramı İçin Laik-Faşizan Çocuk Aranıyor!

23 Nisan

Ne olacak bu laik faşizanların hali diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Halk dersen bir bela, üniversite bir bela, demokrasi ayrı bir bela… Ne yapsalar ne etseler bir türlü kazançlı çıkamıyorlar, her geçen gün taraftar kaybediyorlar. Silahlı ve silahsız bütün güçleri, yerli yabancı örgütleri, Çinlileri gıpta ettirecek kargaşa çıkarma tekniklerini kullanmalarına rağmen bir türlü yol alamıyorlar.

Tevarüs Edilmeyen Yazarlık Öyküsü

Her beni tanı ve beni oku çağrısının arkasında bir benlik putu gördüğün için yalnızsın yazar arkadaşım. Taşra düşmenin cahil düşmekle eş tutulduğu kent hükümranlığında tüm tanıklıkların, tüm hissedişlerin, tüm çağrıların baştan sona okunmayacak bir değersizlikte. Belki sil düğmesini tıklatacak kadar bir ilgiye mazhar olursan kendini bahtiyar say. Yaşadığını ve kalbinde karşılık bulan şeyi yazdığın için anlamı ve açıklığı taşıdığın için sana yer yok. Olmadan görünmeyi, yanmadan yakmayı şiir ya da başka bir edebi tür olarak anlatamadığın için senin anlaşılır sözlerini kim niçin okusun? Hangi yazarın oğlu ya da kızısın, hangi üstadın derneğinin müdavimisin, hangi derginin yüz abone bulan bağlısısın ki sana bir yer açılsın!

Nihan Kaya Üzerinden Meçhule Yargılı Bir Eleştiri

[Türkiye üzerinde oyun oynayan insanların anlamadıkları tek kale kaldı: Şiir!]
İsmet Özel

Yazımıza başlamamıza Nihan Kaya’nın Dergâh’ın Aralık sayısında yayımladığı bir yazı sebep oldu. Derkenar başlıklı bölümde şu yazılar ilk bakıldığında yazara safi bir haklılık payı vererek hafızamıza kazınıyor; “Şahsi olarak bir eser hakkında kötü bir şey yazmaktansa yazmamayı tercih ederim… Bir kimse bir eseri kötü buluyorsa, o eser üzerine söz söylemeye neden zahmet eder; buna anlam veremiyorum.”

İçeriği paylaş