renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

siyaset

7-Noktada “Ağlama Duvarı” Vakıasının Anatomisi

Ağlama Duvarı'nda İlker Başbuğ

I. Cihan Savaşı sırasında Amerikan senatörü Hiram Warren Johnson’un “savaşın ilk kurbanı hakikattir” dediği rivayet edilir - ki 1918 de henüz bu günkü kadar tekâmül etmiş bir psikolojik savaş yoktu ve hali ile ne siyasi doğruculuk ne de dezenformasyon bu günkü kadar geniş kullanımda değildi. Türkiye’de taraflar için bir var oluş mücadelesi olma istidadı gösteren rejim tartışmalarının aldığı hali savaş olarak tanımlamanın hiç te abartma olmayacağı ve bu savaşın öncelikle psikolojik metotlarla yürütüldüğü gerçeğini kimsenin yadsıyacağını sanmıyorum.

İnsan Ne, Laiklik Ne; Kim Ne İçin!

Anayasa Mahkemesi

Abdülhamid dönemi… I. Meşrutiyet ilan edilmiş, halk bir nebze de olsa yönetimde söz sahibi olmuş. Bir meclis var ama bu meclis her halde padişaha bağlı. Yani padişah meclisi istediği zaman süresiz olarak kapatabilirdi. Bu durum II. Meşrutiyetle birlikte değişti. Meclis yine padişaha bağlı olmakla birlikte meclisi süresiz kapatamayacaktı. Daha fazla ayrıntıya girmeye gerek yok. Osmanlının son yüz yılından itibaren bu topraklarda yapılan her rejim değişikliği -Avrupa devletlerinin de parmağı ile- hep halkın yönetimde daha fazla söz hakkına sahib olması için yapıldı. Nihai gaye halkın istediği şekilde kendisini yönetmesine zemin hazırlamaktı. Son rejimimiz Cumhuriyet’in de yegane amacı bu değil mi?

O Şimdi Mazlum mu? Vicdanlar Rahat mı?

Prof. Dr. Necmeddin Erbakan

Bu yazı herkese hitap etmiyor. Siyasetten ve insandan uzak duranlar okumasın lütfen.

Sesler kısıldı. Vicdanlar sakat çıktı. Vicdanlarımız sakat çıktı. Vicdanları olmayanlardan bekleyebileceğim bir şey yoktu ama bu günlerde öyle büyük hüzünler, hayal kırıklıkları yaşıyorum ki.

Muhafazakârlık mı Artıyor, Uzak Batı’nın Rantı mı Azalıyor?

Uluslararası bilinirlilik düzeyi yüksek bazı batılı yayın unsurları (dergiler ve gazeteler), Türkiye'de muhafazkârlığın arttığına dair art arda anketler yayınlıyor ve bu anketlere bağlı olarak yorumlar yapıyor, Türkiye'nin geleceğine dair kehânet varyasyonları üretiyorlar. Aynı koşu yolunun yerli müdavimleri veya uzantıları da benzer sonuçlara ulaşmak için özel olarak üretilmiş sorularla dolu anketler yapılmasını sağlıyor ve bu anketlerin yönlendirilerek elde edilmiş sonuçlarına herkesten saklı bir yerde bakıyor, değerlendiriyor; bu verilere dayanarak diledikleri formatlarda yazılar ve yorumlar tezgâhlıyorlar. Bu tür çalışmalarla zihinlere 'Türkiye hızla muhafazakârlaşmaktadır' önermesi hızla enjekte ediliyor. Kuşkusuz bu önermenin inanılırlık katsayısı yükseltildikçe sonraki adımlar hesaplandığı üzere uygulamaya konmaktadır.

"Yeni Bush, Papa'mı?”

“Haçlı Seferleri, gerekçeleri ve gerçekleşmeleriyle psikolojik ve sosyolojik açıdan ‘patolojik vak’âlar’dır. Kronikleşen özellikleri dolayısıyla bu vak’âlar tedavi edilebilir olmaktan uzaktır. Bu açıdan; herhangi bir diyalog kombinasyonu veya türevi söz konusu olumsuzluğu bertaraf etmeye yönelemez.”

"USA'da demokratlardan Haçlı zihniyetine bayraktarlık yapacak Başkan üremiyor" diyenlerin baktığı yerden bakıp soralım. Cumhuriyetçilerden iki adet Bush, Başkanlık dönemlerinde (Siyon Protokolleriyle beraber)Haçlı zihniyetinin bayraktarlığını yaptılar, seçilecek yeni ABD Devlet Başkanı'nın Cumhuriyetçi olmayacağı neredeyse kesinleşmiş durumda ve bu mantığa göre seçilecek Demokrat Başkan Haçlı seferilerine bayraktarlık yapmayacak.

Küresel Panorama

“Devler Panikte, Uluslararası Siyâset’in DNA’sı Sömürülenler Lehine Değişiyor"

Dünya ekonomisinde yakın altmış yıllık, uzak iki yüz yıllık geçmişe uzanan haksız ve tek yönlü zenginlik akışı bir süredir değişiyor. Küreselleşmenin getirdiği fırsatlar, orta büyüklükteki ekonomilerin daha çabuk gelişmesinde ve dünyaya açılmasında çok etkili oldu(Tam tersi öngörülmüştü). Küresel çapta iş gören büyük işletmelerin ihtiyaç duyduğu alt sanayi ve yine aynı şirketlerin ilgi duymadığı diğer sanayi dalları(elektronik, beyaz eşya, otomotiv, inşaat)ulaşım ve ticaret gibi temel ekonomi argümanlarını orta büyüklükteki ülkeler lehine değiştiriyor.

AKP Savunması İçin Taslak Bir Öneri

Ak Parti

Ön Not: Davayı kazanmak derken Anayasa Mahkemesi’ndeki aklanmayı kastetmiyorum. Zira davanın açılmasına amil olan irade davanın sonucunu da belirlemiş durumdadır. Davayı kazanmaktan kastettiğim AKP demokratikleştirme misyonunun önünde salt bir stratejik adım olarak duran bu davanın bu misyon açısından amacına ulaşmasıdır.

1. Savcının ithamlarının tamamı, şimdiye kadarki devlet uygulamalarının desteklediği ve çok özel bir biçimde tanımlanmış laiklik ilkesinden doğmaktadır.

Tepelere Sızanlar ve Tepelerden Kayanlar

"Hırsızlar, sadece kendi geleceklerini çalarlar."
İnsan Balığının Hazin Öyküsü

Volkanlar patladıktan çok kısa süre sonra sönmeye başlarlar. Patlamadan önce saldıkları o 'derin korku' ise, patlamadan sonra gereğinden fazla abartıldığı düşüncesiyle hemen unutma gölüne bırakılır; insanlar, lavlarla verimi artan toprakları işlemeye girişirler ve volkanların çevrelerinden uzaklara gitmeyi düşünmezler. O yerlerin insanları volkanların çok zaman sonra yeniden patlayacaklarını bilseler bile bu onlardaki heyecanı izâle etmez; ancak çıkarılacak dersleri herkes kendi meşrebince 'not eder',sonraki nesillere aktarır.

İlhan Selçuk’un Sağlığını Merak Eden Cumhurbaşkanı Bizim Ruh Sağlığımızı Merak Ediyor mu?

Abdullah Gül

Bizim için daima bir başkası mevcuttur diyen Tanpınar, bize dair bir anlayışı çok çarpıcı bir şekilde izah etmiş.Bu anlayış bizimki nasıl olsa bizimdir önemli olan bizden olmayanı veya bizde olmayanı elde etmek anlayışının tipik bir tezahürüdür ve bu hep böyle olagelmiştir. Bizim olan veya bizden olan bir şekilde söz arasında ötekine belli etmeden satır aralarına sıkıştırılır. Cumhuriyetin ilk yıllarında misafir öğretim üyesi sıfatıyla ülkemizde bulunan Yahudi asıllı öğretim üyesi bir gafletle Türk vatandaşı olmaya karar verince misafir statüsündeki ücret ve konut hakkını kaybedip “bizimkilerle” aynı düzeyde tutulunca bir cumhuriyet

Kapatma Davasını Kim Açtırdı?

Dünya'daki yeni dengeler için yapılan hamleleri, örülen ilişkileri ve global-lokal uygulamaları doğru okumak gerekiyor; ancak izlemesi zorlaşan bir olgu/olay akışı var. Olayların kurgusal tonlamalarında alışılagelmiş olağan hesaplanabilirlik, çağın getirdiği çok aktörlü oyunlarla daha da belirsizleşiyor.
...
Gittikçe daha çok farklı ve artan sayıda parametreyle, çok boyutlu ve farklı düzlemlerde bir şeyler planlanıyor, uygulanıyor.

İçeriği paylaş