renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

anlama çabası

Come to Preyer... Come to Salvation... ya da...

Sağ ellerinin serçe parmakları günyüzü görmemiş dedelerimizin başımızda olduğu zamanlardaki ilk ezberimizdi; İslam’ın şartı beştir demişler ve belletmişlerdi hepimize…

Çocuk aklımızla, İslam’san şartı budur diye öğrenmiş, kendi şiirini kendi içinde saklayan bu koca beşlemeyi Erzurum şivesiyle ‘’Sevüm, Selat, Haci, Zekat, Kelimeyi Şadet’’ diye diye belleğimizin en alt katmanına kazımış, sonradan öğrendiğimiz her şeyin üzerine çıkara çıkara büyüyüvermiştik…

Başörtülü Kızlar Bağlamında Aşk ve Evlilik

" اِذَا تَاَنَّثَ الرِّجَالُ السُّفَهَاءُ بِالْهَوَسَاتِ { اِذًا ترَجَّلَ النِّسَاءُ النَّاشِزَاتُ بِالْوَقَاحَاتِ "

Başörtülü kızlarla kim evlenecek sorusu, kaygısı birçok kimsenin umurunda… Bir şey umura dâhil olmuşsa ortada dikkate değer bir sorun da var demektir. Yaşadığımız çağ, dünyayı bir köy haline getiren, değerleri başkalaştıran, buharlaştıran bir özelliğe sahip. Her şeyin maddeye, eşyaya indirgendiği, tüketimin bir değer kabul edildiği bir vasattayız. Bu vasatta fıtratından en çok uzaklaştırılan/uzaklaşan kadındır denilebilir. Bu durum hem erkeklerin bir kişilik sınavıdır hem de kadınların fıtri olanda kalma sınavıdır. Türkiye’de başörtüsü problemi sanıldığı gibi kadınlarla ilgili bir sorun değildir. Erkeklerin kimlik ve kişilik sınavıdır. İnancı gereği örtünen bir kadına yapılabilecek en ağır teklif “başını aç” teklifidir.

Câm-ı Cem II

Kutlu Uyku/

Dünyanın en tatlı uykusuydu...

Dünyanın en güzel sesinden, en güzel sözler dökülüyordu:

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla. Ya-sin...

Birkaç nefeslik sürede, ruhunu ayetlerin beşiğinde sallayıp uykuya dalıverdi. Dünyanın en derin uykusuydu. En hızlı...

Mülhidler ve Zındıklar

Tarih okumak sıkıcı birşey; ne de olsa ayet okumağa benzemez. Eğer bir parça H. White tanımışlığınız varsa, geçmiş kafanıza dökülmüş sıcak su gibi kavurur sizi. Biz de yüzmüzü, hafifçe bizi kavuran geçmişe çevirip, yaralarımızın kaynağını sorgulayalım dedik.

IX-XI. Yüzyıllar “Arab”ın – bu isimlendirme benim değil – ilim nabzının attığı yüzyıllar. Süryanisi, Berberisi, İranlısı, Yahudisi mevalinin koynuna taht kurmuş, ilim irfanla haşir neşir. Abbasîler sırtını Türk askerlerine vermiş, her sayfasına bir altın harcayarak yeni uygarlık kurma telaşındalar.

Akşam ile Şu Yatsının Arası Olur Bizde Tesettürün Defilesi Modası

gazetevatan.com

Korkularım fikri tekamülümü hep geciktirdi. Bir yere ait olmak için ait olduğumu düşündüğüm unsurların eyvallahçısı olmak zorunda olduğumu kazıdım kafama.

Modernizmin en büyük açmazı idi aidiyet ; kimilerinin nice beyhude görünen uğraşlarla kendilerini var etme çabaları küreselleşme sosu ile servis edilen zamanımızın ; dimağda oksitlenmiş bakır tadı bırakan zehrini yavaş ama etkili bir sindirimden sonra hamlığıma hamlık kattığını yeni öğrendim. Yazık oldu.

Rafadan Kavramlara, Kafadan İzahlar

Düşünce, der Nurettin Topçu, eşyanın zihin üzerindeki uzantısıdır (Var Olmak, s.35). O halde eşya, zihin üzerinde mâkes bulabildiği taktirde, o zihin düşünüyor, aklediyor demektir. Aksi oluyor, eşya zihinde mâkes bulamıyor ve üstelik anlamsızlaşıyor ise o akıl akletmiyor hükmüne varılır. Akleden akıl, düşüncesini, kavramlar ile ortaya koyar.

Devletin Kimlik Bunalımı

Başlangıç olmasa da bir sonun başındayız. Başladığınız yere dönmek en büyük son mudur acaba? İlla bir başlangıçta olmak için sıfırdan, hiç yaşanmamış mı olmak lazım? Ben hayatın manasızlığında boğulurken, hayat yine beni şaşırtmamış ve kayda değer olmayan bir konuyla beni karşı karşıya getirmişti. Ben değişkenlikte istikrarlı ama bir o kadar değişmeyen gündemi takip etmekteydim. Ve bu değişkenlikten yorulan hafızamı durgunlaştıracak devamlı ama istikrarlı bir hayat umuyordum. Sürekli değişen gündemin beyinde bıraktığı hasar, borsanın kaybettiğiyle denk düşüyor.

“Yağmur” ve Üç Toprak

“(Ey Muhammed!) biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” (1)

Allah insanları yaratmış, onlara doğruyu yanlıştan ayırt edebilmeleri için akıl, duyup hissedebilmeleri için kalp ve seçebilmeleri için irade vermiştir. Buna rağmen, hakkı hakikati kolayca bulsunlar, yanlış yapıp üzülmesinler diye insanların yaratıcısı olarak onlara acımış, engin rahmetiyle onlara sahip çıkmış; aralarından rehber insanlar seçmiştir: “Gerçekten biz, Rabbin tarafından bir rahmet olarak peygamberler göndeririz. Şüphesiz ki O, her şeyi işitir ve bilir.” (2)

Cam-ı Cem

peygamber/

Dağların aşamadığı dağ. Dağların doruklarındaki kar suyundan daha temiz. Yerleri tutan kayalarından daha sağlam.

peygamber sevgisi/

Kalbin gül suyuna yatırılması.

-ek (I): Ali’deki peygamber sevgisini akıl almaz.

Bazıları Daha Eşittir

İngiliz yazar George Orwell, 1984 isimli romanında insanların yönetilmeye olan ihtiyaçlarından ve bunun yöneticiler tarafından kullanılmasından bahseder. Sürekli devam eden bir savaş ve ülkedeki huzuru tehdit eden düşmanlar vardır. İnsanlar, parti üyeleri ve diğerleri olarak iki kısma ayrılırlar. Parti üyeleri ayrıcalıklıdır. Onlar için özel yaşam alanları vardır ve bu bölgelerin dışına çıkmaları hoş karşılanmaz. Aslında hepimizin bildiği fakat artık bağışıklık kazandığımız için önemsemediğimiz bir gerçeği ayan beyan ortaya koyar;

İçeriği paylaş