renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

insan

Pürüzsüz Patikalar V

“...ben de uzatırım nesneyi bilginin taşıyıcılarına...ne gördüklerini görmek isterim nesne de...bakarım sırtları ‘pek’ midir?...nazik bir ipek yumuşaklığında mı sevdalanır tefekkür?...korkular hep diri ve tetikte midir?...bildikleri ‘endişe’lerden, bilmedikleri yerleri mi tanımlarlar?...kuruntuların içinden seçip alırlar mı nefsin hevâsını?...”(Seçkin Deniz, 30.08.2002)

Yirmibirinci Patika:

...kelâm'ın iç yüzünü bilir misiniz?...içinden/yüzünden önce dış yüzüne bakalım, kelâm ne demektir?...”laf topluluğu “,der eskiler...doğrudur da...iç yüzüne sıra geleceği vakit kaçar az bilenler...hemen eşelenmeyin yerinizde; biz çok bilir değiliz, belki o az bilirler biziz...

Pürüzsüz Patikalar IV

…ya yadigârdı hani?...ta kuşların uçamadığı zamandan yadigâr....uçamayacakları zamana kadar yanındaydı...son neredeydi bu arada...başlangıcın içindeki şefkât neden son'da soğuk bir bûse kadar ürpertiye dönüşür?...(Seçkin Deniz, 23.07.2002)

Onaltıncı Patika:

...kadınların ,’soyad’ kavgalarındaki ‘bireysel varlık kanıtlayıcı reflekslerini’ görmek hiç zor değil, değil mi?...kadınları çok sevdiğim kadar, sırf bu sebeple sevmediğim de ölçülür...
...parçalanmaya adres arayan bir kadın, kendi adına saygın değildir...egemenliğini zorbalığa dönüştüren bir erkek de...

Pürüzsüz Patikalar III

“...bedenlerin ayrılığı, ruhların birlikteliğine dahil değildir, derler...onlar uzaklar kadar hırçın olsalar bile,ruhların iç içe olması mümkündür...burası bedenlerin dinlendiği yer ise, mekansız ruhlar için dinlenilen kısmı yoktur hayatın…”(Seçkin Deniz, 22.07.2002)

Onbirinci Patika:

...”kadını giyinik değilken ya da giyinikmiş gibiyken severim”, dermiş; kadını cinselliğiyle algılayanlar...”algılamayan var mı ki?”, diye sormayınız...olabilir de; bunu, herkesi tanımadığınız için bilmeniz mümkün değil...

Pürüzsüz Patikalar II

“Düş kur sen; pişmişi sevmekten başkası yoktur senin için...Ta ki, fırını bilmeye vardığın an...an olmaktan çıkarsın...kainata açılır yüreğin...zamanı sınarsın. (Seçkin Deniz, 11.07.2002)

Altıncı Patika:

...iyi bir kasırga, deniz yüzeyinde hiçbir şey bırakmazmış, derler... binlerce yıldır, hiç ama hiç iyi kasırga görülmedi demek ki; baksanıza deniz yüzeyleri her kasırgadan sonra molozlardan geçilmiyor...bana her dakika bir asır gibi gelir felaket zamanlarında…bu ister hayalî-ruhî felaket olsun, isterse maddî-dünyevî...

Pürüzsüz Patikalar I

"...çapını ölçemediğin çemberin, geçişine izin vereceğini düşünmen kadar "aklına ihanet" içinde olamazsın...kavganı kendin için yapacak kadar budala isen, her çember senin için kenarından dolaşılacak kadar küçüktür..." (Seçkin Deniz 15.11.2002)

Birinci Patika

...parıldayan metaların bakışları nasıl etkilediğini düşünürken, düşünce gücünün parıldadığı zamanları da düşünürüm...düşünce gücü, özel sergüzeştlerin insan önüne çıkarıldığı zamanlarda parıldar...onu elinden tutarak insan önüne çıkaramazsınız...

Marx'ın İnsan Anlayışı

Geçtiğimiz günlerde bir kütüphanede Fromm’a ait “Marx’ın İnsan Anlayışı” başlıklı kitab ile karşılaştım. Az çok bir şeyler okumuş, dinlemiş birçokları gibi benim de ilk tepkim Marx’ta ne gibi bir insan algısı olabilir ki, oldu. Lakin Fromm’a kulak verdikçe zihnimdeki soru işaretleri peşi sıra dizilmeye başladı. Fromm, Marx’ı öyle bir noktaya koyuyor ve tüm bu argümanlarını Marx’tan alıntılar ile kuvvetlendiriyor ki şaşırmamak mümkün değil. Zira, kabaca bilinen Marx, materyalist felsefenin babası olarak tanımlanır ve temel argüman olarak da Marx’ın ahlak prensipleri de dahil olmak üzere insan fıtratının bir yönü ve belki temeli olan maneviyatı hiçe sayması gösterilir.

Yasak Meyve

“Ve dedik ki: “Ey Adem, sen ve eşin cennete yerleş. İkinizde ondan, neresinden dilerseniz bol bol yiyin; ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz?” (Kur’an- ı Kerim)

Geniş bir hareket alanı. Bereketli. Yiyin, için, gezin, yerleşin, yapılar kurun, evler yapın. Verilen nimetlerden istifade edin. Huzur ve mutluluk içinde size verilen süre içinde yaşayın. Sen ve eşin; birlikte yürüyün.

Rüya Analizi Üzerine

Salvador Dali

Zamanın ve mekanın ötesinde, mantığımızı allak bullak eden, bizleri çoğu kez şaşırtan ve korkutan, bazı kereler de bizleri masallar diyarına götüren, aslında bilinmeyen bir karadeliğe benzeyen esrarengiz bir dünyadır rüyalar.

Yüzyıllardır insanlar niye rüya gördüklerini incelemişler lakin rüyaların herkes tarafından kabul edilebilecek bir tanımını ya da nedenini bulamamışlardır.

Mağdurun Adı Holdingzede!

Holdingzedeler yavaş yavaş paralarını almaya başladılar ya da almayı düşündükleri için yüzleri gülüyor. Zamanında sağdan soldan bütün basın, mazlumun kimliği sorulmaz ilkesince dertlerini dillendirmişler ve o dönem, ekonomik krizlerin içinde uzunca bir zaman da ülkenin gündemini meşgul etmişlerdi. Bu mağdurlardan bir kaçını ben de biliyorum. Paralarını verdikleri holdinglerin patron ve müdürlerine şimdi bile köpürüyorlar.

Bu “zedeler” üzerine acizane ben de bir şeyler söylemek istiyorum.

Bu şirketlere paralarını verirlerken dindar olmalarına, içlerinde Allah korkusu bulunduğuna inanarak vermişlerdi ki, sonrasında işler düşündükleri gibi gitmedi.

Düşünce ve Tavır Ekseninde Şahin Filiz

Şahin Filiz

İnsanları adam, sözü delikanlı yapan düşüncelerin uluorta sarf edilmesi değil ortaya koyduğu tavır ve bu tavrın neye kime hizmet ettiğidir. Konuşurken, yazarken insanlar her şeyi söyler her aklına geleni dillendirebilir yada başkalarının ne düşünmesini istiyorsa kendisi yada başkaları adına kurgulamalar yapabilir. Düşüncenin söze dökümü bir anlamda insanın çok fazla adamlığını ele vermez. Böyle olmamış olsaydı hepimiz doğru dürüst adam gibi adam olur, kandırılmak denen şey de hiçbirimizin hayat tecrübeleri arasında yer almazdı.

İçeriği paylaş