renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

haber-yorum

Ruanda, Gazze, Aşağılanmışlar ve Beyaz Şeytan

Otel Ruanda isimli filmi nihayet seyretmek nasib oldu. Televizyon kanallarında son zamanlardaki gösterimlerinden ilk ikisini kaçırmıştım ki geçen hafta son tekrarı yakaladık şükür.

Ruanda'daki soykırımı galiba ilk "Sınırlar Arasında" isimli programda duymuştum. Tutsilerle Hutular arasına menfaat düşkünü beyazlar tarafından nifak sokulması sonucu insanlar nasıl da birbirini boğazlamış, palalarla kesmiş; bunların olduğunu bilmek bile dehşet vericiydi. Tam gözünün üzerinde neden kaşın var cinayetine azmettirilme hâli! Medeniyetten, insanlıktan bahseden ülkeler ve toplumların gerçek yüzü bu topraklarda bir kez daha ortaya çıkmıştı işte.

Ümmetçi, Milliyetçi, Emekli

Değişmek iyidir. Zihne şifa verir, hayata tazelikler sunar. Sıkıntılı bir zamanda mekan değiştirmek, köhnemiş bir fikrin farkına varıp yeni bir düşünceye doğru yelken açmak olumlu sayılabilecek değişimlerdendir. Değişmek, değiştirmek bazen gereklidir ama bir yere kadar.

Cumhuriyet Gazetesi’nde emekli general Doğu Silahçıoğlu bir yazı yazdı değişim ve değiştirmek üzerine. Yazının başlığı “Ümmetçiler ve Milliyetçiler”di. Konu dönüp dolaşıp İstiklâl Marşına kadar geliyor. Konu buraya gelene kadar paşa Arapların Türkleri Zorla nasıl Müslüman yapmaya çalıştığından, Arapların Türklerle yaptıkları savaşlarda Araplar için Türklere isnâden; “'Katledilmeyen çocuk, ırzına geçilmeyen kadın kalmamıştı!..” gibi vahşet sahneleri de sunmayı ihmal etmiyor.

Bunları Söyleyen Bir Bilim Adamı mı?

Celal Şengör

Uluslararası bilim çevrelerinde otoritesi kabul edilmeyen, ilgilendikleri bilim dallarına yeni bir açılım ya da teori katamayan bazı bilim adamlarımız bu eksikliklerini bilim üretmek yerine sorun üreterek gidermeye çalışıyorlar. “Ben bilim adamıyım” diye ortalığa çıkarak dinin, bilimin ilerlemesine engel olan bir kavram ve Müslüman dindarların da bilimin kendilerine anlatılamayacağı cahil bir tabaka olarak gören birine, sosyal sorunları çözmeye çalışmadan önce sormazlar mı; “- Siz MÜSLÜMAN Prof. Dr. Abdusselam gibi Nobel Ödülü alabilir misiniz diye? (1979 Nobel Fizik Ödülü) Nobel Ödülünün ne demek olduğunu bilir misiniz?

Mam Celal'in Kedileri, Sam Amca'nın Sicimi

Amerika

(Bir beldenin Düşmanları O Beldenin Çocuklarına Devlet Verir mi?...)

I
Kuzey Irak kürt yönetimi ile ona sahip çıkan Irak genel yönetiminin, himayesine sığındıkları Amerikan kartalının kanatları altındayken verdikleri poz hiçte onurlu bir hali resmetmiyor…Zira en yakın zamanda salt Halepçevari bir ezilmişliğin, kovulmuşluğun ve itilmişliğin şekillendirdiği kabilevi bir hüznün tüm göstergelerine sahipken bile, böylesine katıksız bir hüznü onurla taşımak ve her neyi istiyorlarsa onu bu onurla isteyip elde etmek yerine bütün isteklerine, buldukları ilk fırsatta komşunun korunaksız kapılarını kırarak sahip olmayı seçmekle deforme olmuş bir poz yer almaktır bu resimde…

Mahalle Kavgası

AK Parti’ nin hükümet programına aldığı anayasa değişikliği çalışmaları ülkenin gündeminde yoğunluğunu korumaya devam ediyor. Ancak bu yoğunluk sokaktaki halkın gündemine henüz yansımış değil. Öyle de olsa anayasa değişikliği referandumla gerçekleşecek olursa, son noktayı koyacak 22 Temmuz Genel Seçimlerinde olduğu gibi yine millet iradesi olacak.

Genel seçimlere vurgu yapmamın nedeni halkın görüşünü,seçmeni sınıfsal küçümsemeyle ciddiye almayan bir kısım medya, akademisyen, sivil toplum kuruluşları, siyaset ve iş çevreleri 23 Temmuz sabahı büyük bir şok geçirdiler.

İçimizdeki Malezyalılar

haberdaret.com

2 Ekim 2007 tarihli Akşam Gazetesi'nde yer verilen haberin içeriği aynen şöyle:

"24 Ekim’de İstanbul’a gelecek olan Beyonce Knowles, Malezya’da 1 Kasım’da düzenleyeceği konseri ülkedeki radikallerin yoğun tepkisi üzerine iptal etti. Beyonce’un ‘açık-saçık’ kıyafetlerle gençliğin ahlakını bozacağı iddia edilmişti

Dünyaca ünlü Amerikalı şarkıcı Beyonce Knowles’un Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur’da düzenleyeceği konser ülkenin giysi geleneklerine takıldığı için iptal edildi.

Vatansever(!) Çetelere Karşı Güç Birliği

 hafif.org

Özel Kuvvetler’den emekli askerlerin de içinde bulunduğu çetelere karşı yapılan bir dizi operasyon, seçim gündeminin gölgesinde kalmasına rağmen son günlere damgasını vurdu.

Türkiye,en az ‘Susurluk Olayı’ kadar vahim bir durumla karşı karşıya. Umarız devlet ve hükümet yetkilileri meseleye ‘fasa fiso’ diyerek yaklaşmaz.

Kurtlar Vadisi dizisindeki Özel Kuvvet elemanı rolündeki Polat Alemdar karakteri acaba gerçeğe mi dönüştü?Yoksa dizinin senaryosu, var olan bu çete gerçeğinden mi esinlendi?

İrtica Namazın Düşmanı

monteislam.comİrticanın bol olduğu devirlere gidelim biraz. Gerici yobazlar neler yapmış âlemlere bir nûr olarak gönderilen insanların en şereflisi olan peygambere, görelim; “…Bir defa Harem-i Şerifte namaz kılarken "Ukbe b. Ebî Muayt" saldırıp boğmak istemiş, Hz. Ebû Bekir kurtarmıştı. Başka bir zaman, Kâbe'nin yanında namaz kılarken, Ukbe b. Ebî Muayt Ebû Cehil'in teşvikiyle yeni kesilmiş bir devenin iç organlarını, secdeye vardığında üzerine atmış; kızı Fâtıma yetişip üzerindeki pislikleri temizledikten sonra, başını secdeden kaldırabilmişti.”

Kapatma Günü

Bilgisayar tutkunu iki gencin ortaya attığı “Kapatma Günü” çağrısı oldukça ilgi görmüşe benziyor. Gençler hem sitelerinde hem de çeşitli gazetelerde yaptıkları açıklamalarda amaçlarına ulaşacaklarını dile getiriyorlar. Çağrı açık ve net; “24 Mart günü bilgisayarımızı hiç açmayalım, internete girmelim, kendimize, ailemize vakit ayıralım.” İlk etapta düşünülünce o kadar da uçuk kaçık bir çağrı olmadığı görülüyor. Altı üstü bir günlüğüne bilgisayarınızın başına oturmayacaksınız, o kadar. Fakat gösterilen tepki maillerine bakılınca durum o kadar da basit görünmüyor. “Kesinlikle bilgisayarımdan ayrılamam.” diyenler, “ Elimde bir oyun var, ondan bir saniye ayrı kalamam” diyenler, “Bilgisayar olmazsa koca gün ne yaparım.” diyenler…

28 Şubat ve Bedevilik

28 Şubat

Bugünün ardından on yıl geçti. Bugün için ne tahliller, ne münakaşalar, ne yorumlar yapıldı. Bundan sonra da yapılmaya devam edecek, biz şimdilik Türkiye darbelerinin son halkası diyelim.

28 Şubat bu milletin mukaddesatına indirilmiş en ağır bir darbedir. Elinde güç bulunduranların şerefli bir milletin değerlerine karşı kafa tutmasıdır.

O gün milleti temsil etmek adına mecliste oturanların ise asla bu görevlerini yerine getirmediklerinin de ilanıdır.

İçeriği paylaş