renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

kitap

Ben Osman Paşa; Plevne’de Unutulan Kumandan

Merhum Ali Ulvi Kurucu şöyle başlar Bediüzzaman Said Nursi’nin “Tarihçe-i Hayat”ına yazdığı ön söze:

Tarihe şerefler veren erler anılırken
Yükselmede ruh en geniş âlemlere, yerden...
Bin rayihanın feyzi sarar ruhu derinden,
Geçmiş gibi, Cennetteki gül bahçelerinden...

Evet, tarihin derin ve belki de sonrakilerin okudukları hakikat zannedilen şeye en yakından bakan bizce tarih olmuş şahsiyetlerdir.

Yüzyıllık Kuşatma'nın Pençesinde Müslümanlar

"Dallar meyvaya dursun toprak tohuma dursun
İnsan barışa dursun selama dursun zaman
Sabır savaş zafer. Adım : MÜSLÜMAN."
-Erdem Bayazıt-

Yüzyıllık Kuşatma - Hristiyan Siyonistler, Kutsal Savaş ve İslam Dünyası- kitabı ibrahim Karagül'ün 2001-2005 yılları arasında yazdığı yazılardan müteşekkil bir kitap. Yüzyıllık Kuşatma kitabının 2005 yılında ilk baskısı yapılmış olmasına rağmen ancak geçtiğimiz günlerde elime geçti.

Sol Okur, Sağ Bakar

Son günlerde kitabevleri sahiplerinden kitap satışlarının dibe vurduğuna dair çok ciddi duyumlar alıyorum. Birkaçıyla da konuşma fırsatı bulduğumda şunları söylüyorlardı: "Normal zamanlarda Mart-Nisan dönemi hareketli geçer Mayıs ayından sonra bir azalma olur, Haziran da ise kitabevini döndürecek kadar kitap satılırdı. Şimdi ise Mart-Nisan aylarında Temmuz-Ağustos sezonunda olabilecek en durgun zamandan belki birkaç kat daha fazla bir durgunluk söz konusu. "Dibe vurmak" bizim durumumuzu karşılamıyor."

Ruhsuz "Diriliş"

Diriliş - Turgut Özakman

“Şu Çılgın Türkler”den sonra popüler bir yazar oldu Turgut Özakman. Eserin içeriği ve izlediği metod gereği, yapılan eleştirileri de nazara alarak o zaman okumamıştım. Hâlâ da okumadım. Ancak yazdığı eserin bir üçleme olduğunu öğrenip üçlemenin birinci kitabı olan “Diriliş”i okuma gereğini görünce ilk yayımlanan kitabı neden okumadığımı anlamış oldum.

Kitabı okuyan bir kişi, eserin “tez”li yazıldığını hemen anlayabiliyor. Hele hele giriş bölümü eserden bağımsız olarak algılanması gereken bir yermiş gibi duruyor. Özakman’ın okura neyi aşılamak istediği hemen buradan anlaşılıyor.

İhanet Çemberi/PKK'yı Yöneten Türkler

Apo

Kitabın yazarı Bülent ORAKOĞLU. 28 Şubat Sürecinin meşhur Emniyet İstihbarat Daire Başkanvekili. Görevli olduğu dönemde Deniz Kuvvetleri İstihbarat Başkanlığı’nda onbaşı olarak askerlik yapan polis memuru Kadir Sarmusak’a istihbarat yaptırmakla suçlanarak yargılandı. 56 gün hapis yattıktan sonra beraat etti. Orakoğlu’nun kitabında ileri sürdüğü en çarpıcı iddia:

Kim Kazandı? Bazarov mu, Nihilizm mi?

Babalar ve Oğullar

“Kapının üst kenarından başını uzatan uşak,
- Galiba geliyorlar, efendim, diye seslendi.”

Bana göre romanı hareketlendiren, olaylara bir revnaklık ve Rus edebiyatına bir karakter kazandıran müessir şahıs, yukarıdaki cümlelerle müjdesini veriyor. Gelen bir isyan adamı, her ne olursa olsun her türlü düşünceye şüphe ateşini salan adam geliyor. Adı: Yevgeni Vasilyeviç Bazarov. Biz onu daha çok Bazarov ismiyle tanıyacağız. Yanında onun kadar olmasa da taklitçisi Arkadi Petroviç’i unutmayalım. Ne de olsa bir yere kadar kader arkadaşı olacaklar.

“Tanrılarıyla Gerçek Yaratıcıyı “Öldürdük” Diyenlere Bir Nanik”: Tanrı Dersem Çık Allah Dersem Çıkma

Tanrı Dersem Çık Allah Dersem Çıkma

Nükteler Kitabı (Lamure Yayıncılık, 2006) ve Kuşunu Arayan Kafes (Gündüz Kitabevi Yayınları, 2007) ten sonra karanlık geceyi yırtan üçüncü kurşun da geldi Mehmet Akbulut’tan: “Tanrı Dersem Çık Allah Dersem Çıkma”

İlahiyi bulmak için terennüm edilen bir slogan “Tanrı Dersem Çık Allah Dersem Çıkma”.

“…Her şeyin zıttıyla bilindiği şu evrende böyle bir meselenin teline mızrap dokundurmak,” Bize ve okuyucuya bir şey kazandıracak mı?”sorusu, zihnimizi daima rahatsız etti. Fakat kabul etmek lazım ki bir ‘tanrılar’ meselesi var.”

Hay Hay Hayat

Hay Hay Hayat

İbrahim Demirci’nin son dönemde yazdığı yazılar “Hay Hay Hayat” adıyla kitaplaştı. Hayata ve insana dair yalın, inceden denemeler.

“Yaban Ördekleri” isimli yazıdan: “…Ne çok kar vardı! Eskiden ne çok kar yağardı Konya’ya ! Dünyaya, evet, dünyaya, ne çok kar yağardı eskiden…” Daha çok çağrışımlarla ilerleyen bir yazı ve tetikte bir dikkat sürekli.

“Karlı Yazı”isimli yazının ilk cümleleri: “ Çocukluğumda kar, kış sabahının şaşırtısı olurdu. Beyaz ve büyük, beyaz ve güzel, beyaz ve serin, beyaz ve temiz…”

İsmet Özel, Şiire Damıtılmış Hayat

Şiire Damıtılmış Hayat

İsmet Özel, çağdaş Türk şiirinin önemli temsilcilerinden biridir. Sadece Türk şiirine değil, Türk düşüncesine de bir katkı sağlamıştır.

Şiir, İsmet Özel için hayatî bir şeydir. Şiirsiz bir hayatın insan hayatı olmadığını düşünür. Ona göre, şiir, insan hayatının neye değdiği ile birebir irtibatlı bir şeydir.

İsmet Özel, “Halkın var oluş şartlarını, yaşama hakkını, özlemlerini, korkularını ve dünyaya bakış tarzını şiirin dokusu haline getiremeyen, halkın var oluşu ile kendi var oluşu arasındaki ilintiyi birinci mesele olarak almayan şairin herhangi bir atılım gerçekleştiremeyeceğine” inanır.

Elveda Ankara: Sakine Akça

Elveda Ankara“İnsanlar ölür ama sevgiler asla!”

"Bu kitap sıradan bir anı kitabı değil, dik durmayı başaran onurlu bir kişiliğin hikayesidir. Allah'ın rızasını terk etmeye karşılık dünyanın kendisine verileceğini bilen birinin, her şeye rağmen sırtını dönüp elveda demesidir. Ve bu kitap, insanın nasıl 'Ahsen-i Takvim' olup meleklerden de üstün olabileceğinin belgesidir.

O benim kırk kanatlı kuşumdu. Hep yükseklerde yaşadı. Rabb'imin onu yine çok yükseklerde ağırladığından zerre kadar şüphem yok... Onun örnek hayatının uyanık kalpleri sarsacağını biliyorum. Dünya hayatının Allah'ın rızasını istemek dışında hiçbir kıymetinin olmadığını anlamış bulunuyorum." (Sakine Akça - Arka Kapak)

İçeriği paylaş