es’selâm
şimdilik internet üzerinden her ayın yirmibir’inde yayınlanan ‘tasavvur’ dergisinin onaltı’ncı sayısı şubat itibariyle sunumdadır.
...
bir tasavvur vakti daha gelip çattı. zaman, mekân olarak algılanabilir der misiniz? biz dedik. dedik ki mekân, şubat oldu. kervan şubat’ta durdu. olmaz mı, oldu!
‘kış söylencesi’nde şöyle diyordu kardeş:
“kar yağsa, çizsem bir sevgili kardan/ayak izlerim süslese saçlarını şehrin/gidip gelse mevsimler, her dilin tarlasında kış tohumu/yutkunsam ve geçse bu veca, sana dönük bir yan bulsam evimde/ seccadem yeşil deniz, ellerim menevişe/yâr beni kış oku, beni yâr kış anla!”
şimdi bir bahar mevsiminin kapı eşiğinde kış’a vedâ ederken; önce kendimizin, elimizin, dilimizin, sözümüzün; sonra bütün insanlığın yürek mevsimlerinden dem vurur lîsan. avuçlarına şubat vakitleri kar taneleri bırakan meleklerden, insan olmak adına umut ve nûr niyâz eder bahar adına tasavvur.
der ki onaltıncı vakitte: allah’ın rahmetinden ümit kesilmez!
heybe@tasavvur.org eser paylaşımlarınızı bekler.
ves’selâm
Son yorumlar
6 sa. 28 dk. önce
6 sa. 34 dk. önce
7 sa. 43 dk. önce
7 sa. 45 dk. önce
9 sa. 12 dk. önce
11 sa. 21 dk. önce
1 gün 8 dk. önce
1 gün 1 sa. önce
1 gün 2 sa. önce
1 gün 3 sa. önce