renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Erbakan ile Erdoğan Arasındaki Farklar

Ahmet Hakan bir medya adamı olarak hem medyayı oluşturuyor hem de medyayı meşgul ediyor. dikkat etmişseniz sabah gazetesinde yazmaya başlamasından sonra, evet özellikle bu zamandan sonra, medyayı hakkında çokça konuşturur oldu. Solculuğundan, islamcı fikirlerinden, diğer yazarlarla girdiği polemiklerden, yaptığı haberlerden hepimiz medyanın abartı haberleri ile haberdarız. Aslında Ahmet Hakan Coşkun hakkında konuşabileceğimiz çok şey var. Kendisinin misyonu, fikirleri, islamcılığı, İslamı yansıtışı çok su götürecek konular.

Bunlara girmeksizin ben bugünkü köşesini sizlerle paylaşmak istiyorum. Son zamanlarda okuduğum en iyi tespitleri yapmış kendisi, kendi çapında elbette. Beni pek güldürdü, Allah da kendisini güldürsün.
(Bir zamanlar babannemin, hafta içi her akşam "ah ahmetciğim çıkmış yine, bir türlü evlenemedi de gitti, kız bulalım biz bu oğlana efendii!" deyişlerini hatırlıyor kendisini(babannemi) saygıyla anıyorum)

Erbakan ile Erdoğan arasındaki farklar

* Tayyip Erdoğan'ın çocukları alabildiğine apolitiktir, Erbakan'ın çocukları alabildiğine politik... Erbakan'ın çocukları klasik müziğe bile kapalı dururken, Erdoğan'ın çocukları Sertab Erener şarkılarına hastadır.

* Erbakan kendisine yönelik eleştirilere kulaklarını kapatır, hiç ilgilenmez, kimin ne yazdığı ya da söylediği umurunda değildir. Erdoğan ise eleştirilere karşı duyarlıdır. Bazen bu duyarlılığı köşe yazarlarını kamuoyu önünde isim vererek eleştirecek kadar ilerletir.

* Erbakan'ın kendi gündemi vardır, ülkenin gündeminde ne olursa olsun, kendi gündemini değiştirmez. Erdoğan ise gündemi takip eder, gündeme bağlı kalır...

* Erbakan en sert açıklamalarını bile bir Nasrettin Hoca fıkrası anlatır gibi dile getirir, Tayyip Erdoğan ise en makul açıklamalarını bile hamasi bir şiir okur gibi yapar... Erbakan'ın söyledikleri sert, yaklaşımı yumuşaktır; Erdoğan'ın söyledikleri yumuşak, yaklaşımı serttir.

* Erbakan akademik disiplinden geçmiştir, bir şeyi anlatmaya en baştan başlar, Tayyip Erdoğan ise 'hayat üniversitesi'ni bitirmiştir, mevzuya ortasından dalar...

* Erbakan yeme-içme konusunda muhafazakardır. Öteden beri uyguladığı taktikleri değiştirmeden sürdürür. Erdoğan ise bu konuda radikaldir Yeme içme alışkanlığını, yeni öğrendiği bir yöntemi denemek için baştan sona değiştirebilir.

* Erbakan alabildiğine gerçekçidir Sayıları sever... Maddelere ayırarak anlatmayı, tasnif etmeyi tercih eder. Edebiyatla tek ilintisi yaptığı çarpıcı benzetmeler ve o kendine özgü mizahıdır. Tayyip Erdoğan ise alabildiğine romantiktir... Şiirler okur, şarkılar söyler. Küçük yoksul bir çocuktan etkilenir, onun hikayesini gözyaşlarıyla anlatır. Bir duygu adamıdır yani o...

* Erbakan, bir gösteri unsuru olarak bile 'alt sınıflar'ın yaşam tarzıyla ilgilenmez, Erdoğan ise gecekondu evlerine, bir gösteri unsuru olamayacak kadar fazla yatkındır...

* Erbakan'ın arkadaşlarından ziyade bağlıları vardır. O dostluk kurmaz, kendisine inananları etrafında toplar... Etrafında toplananlar 'ikna edilmiş' kişilerdir ve hepsinin ikna olma gerekçeleri aynıdır. Erdoğan'ın yanındakiler ise kendi seçtikleridir. Seçilme gerekçeleri farklı farklıdır.

* Erdoğan hem soruyu soranı dikkate alır, hem de sorulan soruyu.. Erbakan ise tam tersidir. Ne soruyu soranı dikkate alır, ne de sorulan soruyu... Erdoğan soruya yanıt verir, Erbakan bildiğini okur...

* Erdoğan eşi Emine Erdoğan'dan "bizim hanım" diye söz eder, Erbakan eşinden söz etmez.

* Erbakan her zaman geç kalır, Erdoğan bazen geç kalır.. Erdoğan gerektiğinde 'hızlı hazırlanabilir' ama Erbakan gerekse de hızlı hazırlanamaz...

* Erbakan'ın espri anlayışı, biraz arkaik de olsa gelişmiştir. Erdoğan'ın espri anlayışı ise biraz daha yüzeyseldir. Erbakan güldürmeyi tercih ederken, Erdoğan gülmeyle yetinir.

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

Tayyibin kalamar sevgisi!

tayyibin dostları en az erbakanınki kadar gönülden ve sağlamdır. yalnız siz olnarı tanımazsınız çünkü ileri geri kamera önlerinde boy gösrtermezler.
tayyip erdoğan hapishaneye girdiğinde yanında kendine koğuş arkadaşlığı eden şahıs bile bile suç işleyip, allem edip kallem edip tayyibin yanında kalmıştır. rte'ye bu kadar gönülden bağlı insanlar vardır daha niceleri de vardır. ve onlar genellikle şevket kazan, recai kutan gibi dava ehli kimseler değildir. bu tecrübem ile sabittir. onlar yalnızca ve yalnızca rte'ye hayrandır ve rte'ye bağlıdırlar.
bir örnekle anlatabilirim hatta;
geçen günlerde bir kaç milletvekili ve rte dostu ile aynı sofrayı paylaşmak mecburiyetinde kaldım. sofraya gelen kalamar için ben "meshebinizi bilin, mekruhtur yemeyin" dedim, ardından bir kaç insan evladı
- tayyip bey çok sever bir defasında bana "ye, ye , denizden baban çıksa ye" demişti, dedi.
bunun üzerine de bir diğeri "tayyip başbakanım söylediyse yenir!" dedi.

e nasıl yani? imammı ettiniz başbakanı filan demem de abes karşılandı.

(Vera kendine sapladığı kanlı hançeri kapar ve pencereden dışarı fırlatır.)
Komitacılar ( aşağıdan) - Çok yaşasın halk!
Çar - Ne yaptın sen Vera?
Vera - Rusya'yı kurtardım! (ölür)
...Perde Kapanır...

hayat değil

Ahmet Hakan'a hatırlatmak lazım ki Tayyip Erdoğan kesinlikle "hayat üniversitesi" mezunu değil.. " Marmara Üniversitesi İktisadi ve Ticari Bilimler Fakültesi" mezunudur.

Sorun şu ki ..biz bir partiy

Sorun şu ki ..biz bir partiyimi tutarız yoksa bir insana hayran olduğumuz için mi o partiye oy veriririz...sanki bir şarkıcıyı yakışıklı,karizmatik ,zengin vs nedenlerle beğenip hayran olmak gibi, politikacıları politikadan ülke meselelerinden ve ülkenin geleceğini kurtarabilecek yeteneğe sahip olacağından değil ,sırf onu bir şekilde beğendiğimiz için oy veriyoruz...halbuki bir partinin , bir görüşün herhangi bir cemaatin başındaki insandan başka o cemaate gönül vermiş ve yıllarını bu yolda harcamış insanların varlığı hep bir kenara atılır nedense...
Bizim başkanımız dosdoğru olmuştur..baba gibidir..babalar ne yapsa doğrudur o hataları olsa bile ,muhakkak bazı geçerli sebeplere sahiptir...olmalıdır...bizim başkanlarımız babalarımız olmuşutur neticede...ve olaylar üzerine sorgulama yetilerimizi yitirmekten ziyade , üzerine düşünmeyi kendimiz bırakmışızdır...
"prensip olarak ulaşılmaz olan hakikatin gerçekte olmadığını kavrayan bir insan neler yapabilir..".konuyla alakası yok sanırım ama nedense aklıma yine bu geldi...kendi doğrularımızı izlerken (onların doğruluğundan ne kadar haberdarsak tabi) etrafımızda ki insanları o yola çekmek ne kadar doğrudur diye düşünmüşümdür hep...bu yüzden baş olmak kadar tehlikeli bişey daha göremiyorum... yapabilenlere bravo ama keşke biz olmayı bırakmadan onlara gönül verebilsek...

Tayyip ile Erbakan arasındaki en büyük fark

Aralarındaki en büyük fark Erbakan'ın dünyayı hedef alması diğerinin Türkiye ölçekli politika üretmesidir(Davut Dursun'un Yeni Şafak'taki yazısı).Erbakan idealisttir.Tayyip hapse girdikten sonra başını duvara vurmuş ve aklı başına gelmiştir ve ABD hayranı olmuştur ve milletvekillerine de aklınızı başınıza alın ABD karşıtı olan İran'ın durumundan ders alın diye nasihat çekmiştir.diğeri ise ABDye rağmen D8i kurmuş ve bunun bedelini 1997den bu gune odemiştir.Eğer ABD İran'a saldırırsa bu durumda kimin ne tavır takınacağı görülünce fark ortaya çıkacaktır.İnançları için bedel ödemeyi istemeyenler,rahat rahat herşeyi bana sunsunlar diye bekleyen müslümanlar Erbakan'ı en şiddetli biçimde eleştirirler,ama Tayyip Özal'ın yolundan gittiği ve rahat yaşam isteklerini tavizlerle sağlama yolunda gittiği için Tayyip bu insanlar için en iyi politikacıdır.Bir zaman gelir kimin nasıl olduğu ortaya çıkar.bakalım Mevla neyler; neylerse güzel eyler...

alakasız yazılar bütünü...

ahmet hakan köşesinde bi halt yemiş yersiz bir karşılaştırma yapmış. uzatmak istemiyorum , kimin hangi okulu bitirdiği , hangi kravat markasını tercih ettiği , hanıma hitap şekli , oğullarının kzılarının ne halt yediği kimin umrunda ? bunun yanında unutmayalım ve inkar etmeyelim ki sokrates olmasaydı kimse platon' modern felsefenin babası demezdi. erbakanın kopyası olan bi erdoğana kimin ihtiyacı yada böyle bir karşılaştırma kimin göbeğindeki kılları temizleyecek?

Erbakan&Erdoğan arasındaki farklar

Ahmet Hakan "farklar bahsinde anlaşılan epey mahir.Peki o zaman şu aşağıdakilerin farklarını da açıklayabilirler mi acaba?: 1) Humeyni ve Dinç Bilgin arasında ne gibi farklar vardır? 2) Çizgi kitabeviyle The Marmara arasındaki farklar nelerdir? 3)Müfti oğlu olmakla müfti azarlamak arasında ne gibi bir fark vardır? 4)Tekfir etmekle tereddi etmek arasındaki çizgi nasıl çizilir? 5)Belediye otobüsüyle lüks araba arasındaki fark nedir? 6)Zemzem ve sair içkiler arasındaki farklar nelerdir? 7) Mut'a ve flört arasındaki farklar nelerdir?

Ahmet Hakan'a ayrıca benzerliklerle ilgili sorularım olacak: 1) Yimpaş ile Etibank arasındaki benzerlikler nelerdir? 2)Avrupa Milli görüş Teşkilatıyla Kanal 7 arasındaki benzerlikler nelerdir? 3)İş bitirici genel yayın yönetmenleriyle kulisçi haber müdürleri arasındaki benzerlikler nelerdir? 4) Ragıp Duran'la Salman Rüşti arasındaki benzerlikler nelerdir? Lutfederlerse sevineceğim!

Diğerleri arasında bir benzer

Diğerleri arasında bir benzerlik kurabilir de Çizgi Kitabevi The Marmara olayını bi türlü anlayamadım:-)

Kafanıza göre yorumlar yapıyo

Kafanıza göre yorumlar yapıyorsunuz..birde bakınsanız ayetler hadisler ne diyor..Halbuki din kıyamete kadar her alana hakimdir..Erbakan Hocamızla T.Erdogan'ın izlemiş oldukları politika bellidir..Biri tavizkar lider,biri tavizsiz önder..Irakta dökülen kanların hesabıda var sonra..Fazla söze ne hacet: O gün sırlar açığa çıkacak..

Neyi kaybettiğimizi hatırlamanın vaktidir!

Ahmet Hakan son zamanlarda Kanal 7 den ayrıldığından bu yana adeta içinde yetiştiği,büyüdüğü değerlere "tukaka" dercesine birilerine hoş görünmek adına yazılar yazmaya başladı.Bu yazıdan öncede Erbakan Hoca aleyhinde belki de ancak düşmanlarının edebileceği lafları edebilecek kadar ileri gitti.Son yazısında da islami tesettür mayolarını ve haşemalıları eleştirmişti.Gerçi geçenlerde Mine G.Kırıkkanat'ın piknik yapan halkı aşağılayan yazısından dolayı yerden yere vurarak "faşistlikle" itham etmişti.Ahmet Hakan sanırım müslümanları kendi eleştirdiği zaman hoşuna gidiyor ama başka cenahtan biri cahilce yazılar yazınca ona da muhalefet yapıyor.Ama onun yazıları artık incitici olmaya başladı.Yukarıdaki yazısında Özellikle İslam dünyasındaki islami hareketler tarafından tanınan,sevilen ve bir lider olarak görülen Erbakan Hoca'yı Reel Politik diyerek terkeden,başbakan olur olmaz Süleyman Demirel'i ziyaret eden,bildelberg toplantılarına davoslara katılan,Irak'ta ölen Abd askerlerine duacıyız diyen,sanki kendi iktidarda değilmiş gibi geçenlerde meydanlarda başörtüsü ve katsayı sitemleri eden...Tayyip Erdoğan'ı karşılaştırmış.
Erbakan Hoca'nın ve bağlılarının bu müslüman toprakların tekrar manevi hamlelerle ve birliktelikle kurtulnası ideali vardır.İslami şuur kazandırmaktır niyet..Ama Tayyip Erdoğan'ı biz sevdik.Destekledik taki değişim rüzgarlarına kapılana kadar.AB sevdasına düşene kadar.Ekrana çıktığı zaman heyecanlanırdık.Okuduğu Necip Fazıl ve Mehmet Akif şiirleriyle gözlerimiz dolardı.Ama ne oldu Tayyip Ağabey..Ben şiir okuyan Tayyip abimi istiyorum.Şimdiki Erdoğan'da bazen eski Tayyip damarı tuttuğu zaman(gecekondulara gittiğinde,tren faciasında ölen gencin başında kuran okuduğunda,İsraili devlet terörü yapıyorsun dediğinde) acaba?? diyorum acaba?Tayyip Ağabey Erbakan hoca'dan mutlaka güzellikler almıştır diyorum.Ama Ahmet Taşgetiren'in deyimiyle AK hızla kararmakta olduğu içinde yine de zorbalara karşı ona dua ediyorum.Ama milli görüşü ve Hocama yaptıklarını düşününce üzülüyor ve birçoğumuzun yaşadığı yürek burkuntusunu yaşıyorum.
Bülent Arınç,Abdullah Gül,Abdullatif Şener ve Tayyip Erdoğan hafıza kaybına uğramadıysak neyi kaybetiğinizi hatırlayın!

"Hayat iman ve cihaddır."