Dücane Cündioğlu şuradaki köşe yazısında sigarayı bıraktığını söylüyor. Onu tanıyanlar sigarayı nasıl içtiğini de bilirler. Bilmeyenler için de zaten kendisi söylemiş, "içmezdim, yerdim adeta" diye.
Başlıktan yanlış sonuç çıkarmayalım ama. "O bırakamazsa hiç kimse bırakamaz" gibi bir anlam çıkmasın, derdim o değil. Şahıslarla ilgili değil, istek ve iradeyle ilgili bir şey bu.
Fakat sigaradan bin beter bir afet varki kimse ona bir şey demiyor: İÇKİ !... İnsanın bedenine zarar vermekten öte aklını alan bir bela. Şeytan işi bir pislik (Maide 90) !...
Ecnebi filmlerde viski içilir ama biz Türküz viski değil rakı içeriz. Neden mi? Rakkı bizim milli içkimizmiş (!). Hatta ailecek içeriz. Çocuklar kola içer anne baba rakı. Ben böyle yayıncılığa Tük... RTÜK...
'biz tütünü öküzler için icad ettik; her sigara içişinde biraz dinlensinler diye' demiş İlhan Berk. Şairin cümlesini aktarmak istedim ben de, bir sigara içen ve bırakmayı da düşünmeyen biri olarak.
20'lerde hayır efendim asla, diyordum ben de ama otuza 1 kala, sigara vücuttaki etkisini yavaştan hissettirmeye başlayınca; düşünüyorum, hatta icraata geçmek için sürekli çabalıyorum. Dün öğlen Baran Bedirhanoğlu'nun "hemen şimdi bismillah" başlıklı yorumunu okuduğumdan beri de hiç içmedim. İnşaallah uzun soluklu bir ayrılık olur.
Babam ben küçükken sigara içerdi. Çok kızardım ona. Hem iğrenç bir kokusu vardı hem de ona zarar verdiğini biliyordum. Çok uğraştık babamla; annem, ben ve iki kardeşim... Sonunda bıraktı. Havalara uçtuk. Sakız doldu evin içi... (Babam sigarayı bırakınca sakıza verdi kendini) Sonra dertler babamın omuzlarına çöküp, bütün ağırlıklarıyla bastırınca; babam tekrar sigaraya yüzünü döndü. Bizden gizliyordu kendince ama ben çoktan meselenin farkına varmıştım. Birkaç işaretle belli ettim durumu. Bir süredir ses yok... Bıraktı sanki... Umarım başlamaz bir daha...
Sigara içen insanların yanında durmuyorum, hele ki değer verdiğim kişilerse bunlar... Gözümün önünde kendini katlediyor ve benim buna seyirci kalmamı bekliyorlar... Kusura bakmasınlar, susamam! Tepkimi belli ediyorum ve bundan ötürü artık yanımda sigara içmiyorlar. Ne gerek var anlamıyorum sigaraya, içkiye? İnsanlar kendilerine zarar verdiğini biliyorlar ama yapıyorlar: hatta çok komik mazeretler buluyorlar size... SAÇMA!! Bilinçli olan hiçbir insan sigaranın yanına yaklaşmaz. Bunu çok net söylüyorum; derdiniz varsa, dermanın o olmadığını bilecek denli bilinçli iseniz, kendinize başka uğraşlar bulursunuz. (Ben kalemime sarılıyorum mesela!)
Hayatınızda bir tad istiyorsanız ve sigarayı seçtiyseniz, görünüşe göre pek zevk sahibi biri değilsiniz...
HAYATTA HİÇBİR ŞEY HİÇBİR KÖTÜLÜĞÜN ARDINDAN GİTMEK İÇİN ANAHTAR KELİME OLAMAZ!
"Çocukluğumu özlüyorum... hani şu yara bere dizlerimi pamukhelva yapışmış suratımı evde suç işlediysem saklandığım kapı arkasını... Oysa çoktan sobeledi hayat!..."
Kararsızım şıkkını işaretleyenlerden biriyim. Bir defa bıraktım ama tekrar başladım. Nedeni ise... Neyse, ne siz sorun ne de ben söyleyeyim. [Gene Aklıma geldi dertlendim :) ]
Aslına bakarsanız tiryakiler arasında şöyle bir felsefe vardır: Sigara bırakılmaz sigaraya ara verilir. Evet ben de sigaraya ara vermiştim. Şöyle ki:
Geçen sene arkadaşlarla beraber haftasonu tatili için Sakarya Kuzuluk kaplıcalarına gitmiştik. İkindi namazını kılıp öyle İstanbul'a dönelim dedik. Namazımızı eda ettikten sonra Refahyol Hükümetinde Devlet Bakanlığı yapmış olan Cevat Ayhan beyfendinin kaynı ile karşılaştık. Nur yüzlü bir insan... Tanışma faslından sonra bize sigara içip içmediğimizi sordu, çoğunluğumuz evet cevabını verdi. Efendim bu cevabı duyar duymaz bize tatlı bir dille sigaranın maddi ve manevi zararlarından bahsetti. Nasihatten sonra bizden sigarayı bırakmamız için yemin etmemizi istedi. Çaresiz yemin ettik.
Yanlız... Bu yemini aldıktan sonra Japonya fatihi Nimetullah Hoca'nın sigarayı bırakanlara verdiği reçeteyi bize de verdi. ''Ne zaman aklınıza sigara içmek gelirse Salavatı şerif getirin'' Evet, reçete aynen böyleydi...
Eve dönerken arkadaşlar arasında espri yapmaya başlamıştık. ''Oğlum salavat getire getire yakında Efendimizi (s.as) rüyamda görecem'' diye
Çok faydası oldu bu reçetenin. Lakin aradan 61 gün geçtikten sonra yukarıda da belirttiğim gibi sigaraya başladım tekrardan. Böylelikle sigara birakılmaz sigaraya ara verilir sözünü bir kez daha haklı çıkarttım galiba
Not: Sigarayı bırakmayı düşünen arkadaşlar var ise yukarıdaki reçeteyi uygulayabilirler
Kendimize zararı olan alışkanlıklar konusunda bırakma isteği oluştuğunda ,yaptığımız en büyük yanlış onunla bir çekişme içinde olduğumuzu mütemadiyen düşünmektir.kendimizi bu şekilde şartlandırmasak çok problemli bir bırakma dönemi olmayacağını düşünüyorum.
sigarasız günlere inş..
Yorumlar
bıraktımsa?
Pzt, 14/01/2008 - 09:47 — ali sarıSeçenekler arasında "bi seneden fazla oldu bıraktım ben" yoktu, o yüzden "evet düşünüyorum" seçeneğini işaretledim.
Arz ederim :p
Dücane Cündioğlu bırakabildiyse herkes bırakır!
Pzt, 14/01/2008 - 10:53 — Ercan HüseyinoğluDücane Cündioğlu şuradaki köşe yazısında sigarayı bıraktığını söylüyor. Onu tanıyanlar sigarayı nasıl içtiğini de bilirler. Bilmeyenler için de zaten kendisi söylemiş, "içmezdim, yerdim adeta" diye.
Başlıktan yanlış sonuç çıkarmayalım ama. "O bırakamazsa hiç kimse bırakamaz" gibi bir anlam çıkmasın, derdim o değil. Şahıslarla ilgili değil, istek ve iradeyle ilgili bir şey bu.
Fakat sigaradan bin beter bir afet varki kimse ona bir şey demiyor: İÇKİ !... İnsanın bedenine zarar vermekten öte aklını alan bir bela. Şeytan işi bir pislik (Maide 90) !...
Ecnebi filmlerde viski içilir ama biz Türküz viski değil rakı içeriz. Neden mi? Rakkı bizim milli içkimizmiş (!). Hatta ailecek içeriz. Çocuklar kola içer anne baba rakı. Ben böyle yayıncılığa Tük... RTÜK...
...
arabi arabi dönme dolabi
kızlar giyer naylon çorabi,
erkekler içer rakı, şarabi
...
Kız çocuklar ip atlarken söyletildi bu maniler. Çok manidar değil mi?
İçelim güzelleşelim (!)
İlhan Berk
Pzt, 14/01/2008 - 15:20 — Hamza YOLDAŞ'biz tütünü öküzler için icad ettik; her sigara içişinde biraz dinlensinler diye' demiş İlhan Berk. Şairin cümlesini aktarmak istedim ben de, bir sigara içen ve bırakmayı da düşünmeyen biri olarak.
Evet Düşünüyorum.. Ama Sadece Düşünüyorum :))
Çar, 16/01/2008 - 21:58 — leyla turanBu sigarayı bırakma işini çoğunluk düşünüyor. Ama sanırım sadece düşünmekle kalınıyor. İş bırakmaya gelince durum değişiyor sanırım...:))
Hemen simdi Bismillah !
Per, 17/01/2008 - 00:17 — Baran BedirhanogluSigara...
En ağırından ve en pahalısından içiyorum...
On senedir içiyorum...
2 senedir çayı şekersiz içiyorum...
Çikolata hastasıyım...
Kola mola içmem...
Şalgam suyuna bayılırım...
Bir gün boyu tefekkür ettim...
"Neden sigara içiyorum ? "diye;
Bir cevap gelmedi...
Haftabaşı itibariyle içmiyorum...
4 gün oldu...
Nefesim normale dönmeye başladı...
4 saat uyku yetiyor ...
4 günlük etkileri bunlar...
Hamdolsun !
Sadece irade !
Hayat böyle daha derin...
Üstelik dışarısı da yeterince dumanlı !
"Hemen şimdi Bismillah" diyenleri selamliyorum....
Cemaat'e saygılar...
Bizi Etrafında Toplamaya Bir Kül Tablosu Yeter...
Per, 17/01/2008 - 19:04 — Derviş YolluHayır efendim,asla...
Yaşım yirmi...
İki senedir sigara var, tad var hayatımda...
Hem Arif Nihat Asya'nın o güzel ifadesiyle "bizi etrafında toplamaya yetiyor bir kül tablosu..."
Şimdi kül tablosunu yalnız bırakmak olur mu?
Diğ mi efendim?
uzun soluklu olsun
Cum, 18/01/2008 - 15:47 — Büşra Cahide20'lerde hayır efendim asla, diyordum ben de ama otuza 1 kala, sigara vücuttaki etkisini yavaştan hissettirmeye başlayınca; düşünüyorum, hatta icraata geçmek için sürekli çabalıyorum. Dün öğlen Baran Bedirhanoğlu'nun "hemen şimdi bismillah" başlıklı yorumunu okuduğumdan beri de hiç içmedim. İnşaallah uzun soluklu bir ayrılık olur.
Sigara mı?? Bana uzak bir Kelime...
Paz, 27/01/2008 - 13:56 — Rumeysanur CanBabam ben küçükken sigara içerdi. Çok kızardım ona. Hem iğrenç bir kokusu vardı hem de ona zarar verdiğini biliyordum. Çok uğraştık babamla; annem, ben ve iki kardeşim... Sonunda bıraktı. Havalara uçtuk. Sakız doldu evin içi... (Babam sigarayı bırakınca sakıza verdi kendini) Sonra dertler babamın omuzlarına çöküp, bütün ağırlıklarıyla bastırınca; babam tekrar sigaraya yüzünü döndü. Bizden gizliyordu kendince ama ben çoktan meselenin farkına varmıştım. Birkaç işaretle belli ettim durumu. Bir süredir ses yok... Bıraktı sanki... Umarım başlamaz bir daha...
Sigara içen insanların yanında durmuyorum, hele ki değer verdiğim kişilerse bunlar... Gözümün önünde kendini katlediyor ve benim buna seyirci kalmamı bekliyorlar... Kusura bakmasınlar, susamam! Tepkimi belli ediyorum ve bundan ötürü artık yanımda sigara içmiyorlar. Ne gerek var anlamıyorum sigaraya, içkiye? İnsanlar kendilerine zarar verdiğini biliyorlar ama yapıyorlar: hatta çok komik mazeretler buluyorlar size... SAÇMA!! Bilinçli olan hiçbir insan sigaranın yanına yaklaşmaz. Bunu çok net söylüyorum; derdiniz varsa, dermanın o olmadığını bilecek denli bilinçli iseniz, kendinize başka uğraşlar bulursunuz. (Ben kalemime sarılıyorum mesela!)
Hayatınızda bir tad istiyorsanız ve sigarayı seçtiyseniz, görünüşe göre pek zevk sahibi biri değilsiniz...
HAYATTA HİÇBİR ŞEY HİÇBİR KÖTÜLÜĞÜN ARDINDAN GİTMEK İÇİN ANAHTAR KELİME OLAMAZ!
"Çocukluğumu özlüyorum... hani şu yara bere dizlerimi pamukhelva yapışmış suratımı evde suç işlediysem saklandığım kapı arkasını... Oysa çoktan sobeledi hayat!..."
ne yazık ki sigara
Paz, 27/01/2008 - 23:04 — fatih gülmezKararsızım şıkkını işaretleyenlerden biriyim. Bir defa bıraktım ama tekrar başladım. Nedeni ise... Neyse, ne siz sorun ne de ben söyleyeyim. [Gene Aklıma geldi dertlendim :) ]
Aslına bakarsanız tiryakiler arasında şöyle bir felsefe vardır: Sigara bırakılmaz sigaraya ara verilir. Evet ben de sigaraya ara vermiştim. Şöyle ki:
Geçen sene arkadaşlarla beraber haftasonu tatili için Sakarya Kuzuluk kaplıcalarına gitmiştik. İkindi namazını kılıp öyle İstanbul'a dönelim dedik. Namazımızı eda ettikten sonra Refahyol Hükümetinde Devlet Bakanlığı yapmış olan Cevat Ayhan beyfendinin kaynı ile karşılaştık. Nur yüzlü bir insan... Tanışma faslından sonra bize sigara içip içmediğimizi sordu, çoğunluğumuz evet cevabını verdi. Efendim bu cevabı duyar duymaz bize tatlı bir dille sigaranın maddi ve manevi zararlarından bahsetti. Nasihatten sonra bizden sigarayı bırakmamız için yemin etmemizi istedi. Çaresiz yemin ettik.
Yanlız... Bu yemini aldıktan sonra Japonya fatihi Nimetullah Hoca'nın sigarayı bırakanlara verdiği reçeteyi bize de verdi. ''Ne zaman aklınıza sigara içmek gelirse Salavatı şerif getirin'' Evet, reçete aynen böyleydi...
Eve dönerken arkadaşlar arasında espri yapmaya başlamıştık. ''Oğlum salavat getire getire yakında Efendimizi (s.as) rüyamda görecem'' diye
Çok faydası oldu bu reçetenin. Lakin aradan 61 gün geçtikten sonra yukarıda da belirttiğim gibi sigaraya başladım tekrardan. Böylelikle sigara birakılmaz sigaraya ara verilir sözünü bir kez daha haklı çıkarttım galiba
Not: Sigarayı bırakmayı düşünen arkadaşlar var ise yukarıdaki reçeteyi uygulayabilirler
bay bay sigara..
Pzt, 28/01/2008 - 09:14 — Erva İnanKendimize zararı olan alışkanlıklar konusunda bırakma isteği oluştuğunda ,yaptığımız en büyük yanlış onunla bir çekişme içinde olduğumuzu mütemadiyen düşünmektir.kendimizi bu şekilde şartlandırmasak çok problemli bir bırakma dönemi olmayacağını düşünüyorum.
sigarasız günlere inş..