renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Vatansever(!) Çetelere Karşı Güç Birliği

 hafif.org

Özel Kuvvetler’den emekli askerlerin de içinde bulunduğu çetelere karşı yapılan bir dizi operasyon, seçim gündeminin gölgesinde kalmasına rağmen son günlere damgasını vurdu.

Türkiye,en az ‘Susurluk Olayı’ kadar vahim bir durumla karşı karşıya. Umarız devlet ve hükümet yetkilileri meseleye ‘fasa fiso’ diyerek yaklaşmaz.

Kurtlar Vadisi dizisindeki Özel Kuvvet elemanı rolündeki Polat Alemdar karakteri acaba gerçeğe mi dönüştü?Yoksa dizinin senaryosu, var olan bu çete gerçeğinden mi esinlendi?

Gelişmelerden anlaşıldığına göre çete ilişkilerinin çözümlenmesi tesadüfi değil;uzun istihbari faaliyetler sonucu deşifre edilen,Cumhuriyet Gazetesinin bombalanmasından Danıştay saldırısına ve Hrant Dink cinayetine kadar uzanan bir örgüt yumağıyla karşı karşıyayız.Böyle bir çete oluşumu ne zamandan beri faaliyetteydi,iç ve dış bağlantıları kimler ve nerelerle? Bunların büyük bir titizlikle ortaya çıkarılması gerekiyor.Silahlı ve öncülüğünü asker kökenlilerin, üstelik özel eğitim almış birim kaynaklı eski askerlerin olduğu çete veya çeteler hangi eylemlere karışmıştır? Tüm soruların cevabının ortaya çıkması için devlet istihbaratının elindeki bilgilerin bağımsız yargı mercilerine ulaştırılması şart.Tabii bu bilgiler kısıtlı bir şekilde dış istihbarat birimlerince servis edilmemişse.Bir de dikkat çeken husus, profesyonel elemanlardan oluşan bu çetenin tutuklanan her elamanının iç yapılarını bülbül gibi şakıyıp deşifre etmeleri. Bu pek mantıklı gelmemektedir.

Bu aşamada konuyla ilgili Genelkurmay Başkanlığı’nın elinde bu personelle ilgili herhangi bir bilgi ve belge var mıdır bunların netlik kazanması gerekir.Çünkü sadece Özel Kuvvetler Komutanlığı(ÖKK)’ndan emekli askerlerle sınırlı olmayan yüksek rütbeli muvazzaf askerlerin de içlerinde olduğu söylenen silahlı bir çete var karşımızda.Askeri savcılığın ilgili makamlardan konuyla ilgili dosya talebi, ister istemez Nokta Dergisinin başına gelenleri aklımıza getirmektedir.Genelkurmay bir an önce konuyla ilgili elinde ne varsa, bunu kamuoyuyla paylaşmasa bile yetkili mercilere sunmalıdır. Çünkü bu adi bir çek senet mafyası olayı değildir. Söz konusu olan emekli de olsa TSK’nin onurunu sivilde temsil eden ve özellikle ÖKK menşeli askerlerdir.

1980 öncesi Ecevit’in başbakan olmasına rağmen varlığını sonradan öğrendiğini itiraf ettiği Özel Harp Dairesi,Amerikan Delta Force birliği standartlarına göre kurulmuş, ilk tekamül ve intibak eğitimleri Amerikalı uzmanlar tarafından verilmiştir. Personel askeri her konuda olağanüstü profesyonelliğe ve donanıma sahip hale getirilmiştir.(Bomba yapımından tutunda pilotluk,su altı komando eğitimi,rehine kurtarma,keskin nişancılık v.s) Genelkurmay İkinci Başkanına doğrudan bağlıdır. Gönüllülük esasına dayalı bir birimken Tümen seviyesine çıkarılmış ve ismi Özel Kuvvetler Komutanlığı (ÖKK) olarak değiştirilmiştir. 2006 yılında ismi sabit kalmak kaydıyla Tümen seviyesinden Kolordu seviyesine çıkarılmıştır.Hala gönüllülük esasıyla müteşekkil bir birlik midir bilmiyoruz. Zira Kolordu seviyesine çıkarılınca personel sayısı da bir hayli artmış olmalıdır.

Tümen seviyesinde iken Tümgeneral ÖKK’na komuta eden Servet Yörük,2006 yılında aynı göreve korgeneralliğe terfi ettirilmiş ve böylece aynı göreve devam etmesi sağlanmıştır. Servet Yörük Paşa’yı Tuğgenerallik yaptığı dönemlerinden tanırım.Örneğin kendisi başörtüsü konusunda oldukça hassas(!) bir komutandır.Emrindeki personele ‘Ne kadar görevini iyi yapan,başarılı ve disiplinli olursanız olun,eğer eşiniz başörtülüyse benim gözümde hiçbir değeriniz yoktur,içinizde eşi başörtülü olanlar varsa bir an önce açsınlar aksi halde defterini dürerim,sonuçlarına katlanırsınız’ diyecek kadar hassas...

Eminim Servet Yörük Paşa, aynı hassasiyet içinde, uzun zamandır emrindeki ÖKK personeline ‘Ne kadar başarılı ve disiplinli olursanız olun,devletin vermiş olduğu görev ve yetkilerin dışına çıkarsanız dosyanızı dürerim. Emekli olduktan sonra da sadece demokratik hak ve sorumluluklarınızla hayatınıza devam edin,bu millet görevde yaptığınız fedakarlıklarınızdan dolayı size minnettardır. Yasaları çiğnerseniz sonuçlarına katlanırsınız’ kabilinden uyarılarda bulunmaktadır.(!)

ÖKK’dan emekli olan askerleri potansiyel tehlike olarak algılamak doğru değildir. Ancak vatanı tek ve en çok sevenlerin sadece bu vasıftaki insanlar olmadığının da bilinmesi gerekir. Bazıları bunun tersini düşünüyor olmalı ki,Vatansever Kuvvetler Güç Birliği gibi birtakım oluşumlar devletin içinde ve dışında insiyatifi ele geçirme çabası içindedirler.
Kesinlikle herkes tarafından iyi bilinmelidir ki vatanına bağlı ve seven vatandaş; demokrasiyi içine sindiren, sorunların şiddetle değil, demokratik mücadele yoluyla çözüleceğine inanır.

Son yıllarda sayısal ve niteliksel kabiliyeti oldukça artan ÖKK gibi bir birliğin Türkiye gibi stratejik önemi haiz bir ülkede ‘boynuz kulağı geçer’ misali varlık göstermesi, Amerika ve Batıyı rahatsız ediyor olabilir. Sözü edilen yasadışı örgütlerdeki lider konumundaki bazı kişilerin ÖKK menşeli çıkmasını, ÖKK’nın yıpratılarak tasfiye edilmesi planlarının başlangıcı olarak senaryolaştıranlar yok değil. Ayrıca ‘devlet’ şablonuna uymayan hükümetlere devlet dışından müdahale hazırlığı olarak yorumlayanlar da bulunmaktadır. Her ne şekilde olursa olsun bu çetelere yapılması gereken, ‘girdap operasyonu’ olarak adlandırılan operasyonların gelecek yeni hükümet tarafından istikrarlı ve kararlı bir şekilde sürdürülmesidir. Başbakan Erdoğan, bu yasadışı oluşumların AKP Hükümetine karşı oluşturulduğunun, seçimler sonrası bu işi neticelendireceklerini ve bu örgütlerin planlarını kamuoyuyla paylaşacaklarının mesajlarını verdi. Genelkurmay Başkanlığı’nın 27 Nisan’daki internet açıklamasında, 23 Nisan’da uykuda olması gereken saatte çocuklara ilahi söyletilerek irticai(?) faaliyet yaptırıldığını belirtirken gösterdiği hassasiyeti, bu konuda da göstermesi gerekir. Genelkurmay Başkanlığı en son, mevcut çetelerle ilişkisi olan personelin ordudan ihraç edileceğini açıklamıştı fakat önemli olan, varsa bataklığı kurutmaktır.TSK’nın ‘vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır’ düsturu bu olsa gerektir.

Devlet; hükümeti, askeri,polisi ve yargı organlarıyla bu çeteleşmelerin üzerine ısrarla gitmelidir.Aksi halde topyekûn bu ‘girdabın’ içinde ‘derinlerde’ boğulmak kaçınılmazdır.