renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Sonra

sonra
okullular kaldı geriye
diplomalar;
kâğıt parçaları
ettiğimiz yeminlerle bir başımıza kaldık
pusulardan geçtik;
nereye gittiğimize bakmadan
düştük,
baktık,
pusu-la-ya.

sonra
özledik
özlenmesi gerekiyordu
özlenmesi gerekenleri
özledik

sonra
bir yusuf olduk
yusufçuklara özendiğimizden değil
kuyuya atılıp
sonra
karanlığı görmek için
olduk, yusuf

sonra
taş ve demir üzerinden edebiyat yapmayı öğrendik
abilerimizden, reislerden
selimiye taştı
eyfel demir
demiri sevmedik
sonra bir taş olduk
selimiye gibi
atıldık küçük avuçlardan
bir tankın namlusuna
sonra
bir kaska,
iri ellerden.
taş olduk.
bir genç ayağıyla vurdu,
avare.
bir davaya umut oldu
dillerde...

sonra
yusuf kaldık
sonra
taş

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

Önce/Sonra

Önce kendimiz olmaktan kaçtık, önce önceliklerimizden kaçtık... Önce inancımızdan kaçtık inanmanın bizi tesiri altına almasından ve hayatımıza müdahil olmasından korkarak...
Sonra kaybımızı anladık!!! Neyi kaybettiğimizi anladığımızı sandık.
Sonra kaybımızı kazanç yapmak istedik.
Sonra kazançlarımıza kazançlar yükledik, şirketler kurduk, şirk ve et şirke giren bir dirhem etcik olduk...
Sonra dünyayı gördük, at gözlüklerimize sığan ölçülerle...
Zulmü gördük , olmaz dedik , sanal taşlar yüklendik hiç biri zalimin başına yarmayacak cinsten olan... Sonra derin bir vicdan rahatlığı ve bunların edebiyatını yapıyor olmanın verdiği afyon ile uykuya daldık...
Uyuduk, kesif uyuyan güzelleriz hepimiz şimdi, en çok da uyandık naraları atarken uykulara dalan…
Uyuyan güzelleriz ve nefti bir uyanış ile uyanacağız...
Diyeceğimiz bir cümle var çıkınımızda gizlenen…
" Affet Tanrı'm sana gecikmiş bir utanç getirdim hayattan "

Şiire yeni başlayanların

Şiire yeni başlayanların kaçamadığı, çoğunlukla düştüğü bir çok hata vardır.
Bahsetmemiz gerekir:
Şiire yeni başlayanlar kendilerinden önce ki şairleri okuduğu -fakat elbette yeterince okumadığı için, etkisinden kurtulamayarak ardı sıra o şairin cümlelerini/dizelerini arşınlarlar.
Kulaklarda, okunulmuş şairin şiiri ve sesi bir müddet yankılanır.
Bunun akabinde havaya girmiş şair adayı eline kalem aldığında düştüğü yanılgılardan biri de şudur:
Ölüm, tanrı, isa, yusuf, kuyu, reis, yalnızlık... elbette istenilirse uzatılabilecek olan bu kavramların gerekli/gereksiz her yerde kullanmaK.

Bu hatalar şiire yeni başlayanlar için affedebilebilir/mazur görülebilir.
.........
Bu işin çözüm yolu biraz daha fazla şiir okumaktır: bu "biraz daha fazla" kısmı hep tekrar eden sürecin ilk kısmıdır.
Bence işin yorucu kısmı burasıdır.
Bu andan sonrası ise asıl şairlik hünerini başlatan nokta,esas duruş:orjinaliteyi yakalayabilmek ve sentaksını iyi kurmak.
Daha bir çok şey de diyebiliriz, şiir için.