renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Beyaz Dilekler

usefilm.comKavrasak apak haberi.
Yağsa vahiy içimize. Sıradanlaştırmasak saniyelerimizi.
Kavrulsak Mekke özlemiyle. Ağlasak eskisi gibi yine Kudüs için.
Şehadetin özlemini yine taşıyabilsek.
Cihadın kafirle savaş dışında başka anlamları olduğunu ifade etmek için bu kadar zorlamasak kendimizi.
Şu elimizdeki gazeteyi bir kapatsak.
Fişini çeksek bilgisayar adı altındaki vakitsavarın.
Komşulara gittiğimizde biraz da hayır konuşsak.
Yapmadıklarımızı söylemesek, söylediklerimizi yapsak..
Başkalarından beklemek yerine kendimiz ilk adımı atsak.
Arkadaşımıza ‘Ben yanlış yapınca bana mutlaka söyle bunu tamam mı, uyar beni’ desek.

Şehrin koşuşturmasına bu kadar kaptırmasak kendimizi.
Çocuklara tebessüm etsek. Tebessüm etsek eşimize.
Camilerin yanından onları fark etmeden geçmesek.
Çocuğumuza güzel bir şiir, güzel bir dua öğretsek.
‘Bugün de bir ayet ezberleyemedim, tüh be!’ desek.
‘Bazen Allah’ı unutuyor muyum ne’ desek, ‘kendime Allah’ı hatırlatacak arkadaşlar bulmalıyım’ desek.
Çarşıda selam vererek yürüsek.

İçinde hoşumuza gitmeyen adamların resimlerinin asılı olduğu dükkanlara girdiğimizde öcü görmüş gibi çıkıp gitsek oralardan.
Bu ay yine bir dergi bile almadım.
Bir sohbete bile katılmadım
Cuma hutbesinde bari uyuklamasam desek.
Arkadaşlarımıza ‘Allah’la aran nasıl?!’ desek.
Metrodan inerken binmek için sabırsızlanan adama, sabırsızlanan ve inişimize engel olan adama şöyle bir bakışımız yetse.
Yürüyen merdivenlerde sadece merdivenin yürüyebileceğini zannedenlere ‘sağa çekilir misin kardeşim, ille Avrupa Birliğine girmeniz mi gerekiyor yürümeyeceksen sağda durmanın senin için de toplum için de iyi olacağını fark etmeniz için.’ Desek.
‘Türkiye Avrupa Birliği’ne girmese de olur’ demeyi de eklesek.
Namazı kaçıracak gibi olduğumuzda cami aramak yerine olduğumuz yerde namaza durabilsek.

Babalar karar alsalar, Mesnevi okumayana kız vermeseler. Bir Hadis kitabının kapağını üç ay açmayanın ehliyetini iptal etseler polis amcalar .

İstanbul’da yıllardır yaşayıp da bir Osmanlı camisinde namaz kılmaya kalkışmamış adamlara azıcık kızsak.
Anne babalar çocuklarına ‘Ne oğlum, hep ödev, hep ödev! İnsan biraz da açar Sezai Karakoç’tan bir yazı okur şöyle sesli sesli… Tüm ev de dinler’ deseler. Kimse çocuklarını dershanelere göndermese. Dershaneler kapılarına kilit vursalar.
Mimarlar, müteahhitler diktikleri apartmanları bari kıbleye dönük dikseler. Resmi dairelere tezhipli hatlı güzel levhalar asılsa. Sultanahmet’te, Süleymaniye’de, Fatih Camiinde ve bilumum merkezi camilerde Safahat okumaları, Hadis okumaları, Sezai Karakoç okumaları yapılsa.

Arif Nihat’ın Naat’ini ezbere bilmeyeni herhangi bir amir yapmasalar.
Yemekler evlerde sofralarda yense.
Yemekten önce ve sonra elini yıkamayanların burnuna sert bir enfiyeyi dayasak, bir güzel hapşırsalar.
Kabe’ye karayolu ile, tren yolu ile gitmek mümkün olsa. Orta okullar yine eskisi gibi altı yıl, ilkokullar beş yıl olsa. Okullarda Fuzuli’nin, Yunus’un şiirlerini orijinal yazısından okuyabilse çocuklarımız.
Bu yazı bitmese… İçim hep güzel şeyler dilese…

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

Ah Asım Abi Ah!

Es-Selam Asım Abi

Vallahi çok güzel bir yazı, ne harika şeyler yazmışsınız. Allah(cc) razı olsun. Gerçek Hayat'taki "Beyaz Haberler"iniz gibi çok temiz, samimi, şevk tohumunu çatlatıcı cümleler. Dilekler Allah(cc) için olduktan sonra ne gam müslümana, hakikate inkılap eder inşaallah. Temennimiz o yönde. Ah biz biraz daha gayretkeş olsak, aşkımızı hiç yitirmesek aşkın yitirildiği sokaklarda. Ben dileğe güzel demem, dilek beyaz olmayınca...

Selam ve muhabbetlerimle...

... Mutluluk anlamaktır ...

ve

her yeni doğan için bi ağaç dikilse..
evlenirken az eşya ile yetinebilse gelin adayları..
sonra lazım olur diye vermemize engel olmasa anneler..
en azından haftada bir tv ekranları tamamen kararsa...
Şahin teyzenin dizleri ameliyatsız iyi olsa...

Dualarla Yürüsek...

"'Kendime ALLAH'ı hatırlatacak arkadaşlar bulmalıyım'desek..."
Hep O'nu ansak günbegün, bereketi artarak dillerimizin..

Bu beyaz dilekleri gerçekleştirmeye and içsek de bırakmasak gözlerimizi boşluğa.. Duamız dileklerimiz, dileklerimiz de dualarımız olsa...

ve bu olsa!

ve namusumun simgesine olan örtüme uzatılan diller sussa

"oh geçti çok şükür,bir kabusmuş gördüğüm" diyebilsem

ve sabah kalkıp, örtümle okula gitsem...

beyaz dikelere bu "karalık" yakışmamıştı desem

keşke keşke diyebilsem...


Aklıma düşsen yalnızlık oluyorum...

'Asim'in nesli ' diyordu

'Asim'in nesli ' diyordu biri ciddiyetle...

beyaz dileklerin arasinda kulaklari ceken, burunlarin tepesine inen grimtrak dilekler de gördüm sanki :)

Asimin nesli olmak, yeni bir nesil olusturmak bizden geciyor, dilekler de bizden :) insallah beyaz dilekler dileyenler sona giderken nesillerini ona göre kurup büyütürler. 'az' yok, 'var' var.
demek niyetlerden, dileklerden haberdar olmak insana huzur verebiliyor, güzel.

saygilarimla

**göz gerekmez görmeye,
yürek gerek maşuk'a vecde!**

Dua gibi

Yazınızı okuduktan sonra (okurkende sürekli içimden) üç kere amin üç kerede İnşallah dedim. Birde aklıma şu hadisi şerif geldi "sizden her hangi birine; deli denmedikçe hakiki imana erişemez" Yazınızı okuyanlar arasında (sözüm meclisten dışarı) hangi taraf çoğunluktadır acaba. Amin diyen mi? Deli diyen mi? Deli diyenlerin çok olması sizin açınızdan iyi ama ben amin diyenlerin çok olmasını istiyorum ki, samimi ve isabetli temennileriniz gerçe olsun İnşallah

hangi taraf çoğunluktadır acaba

Yürekten Amiin...

Bu satırları bir erkekten okumak mutlu etti beni. Demekki hala umut var.
Hepsine yürekten "Amiiinnn..."

Umut Her Zaman Vardır

Es-Selam Reyhan Hanım

"Dilek" deyince aklınıza sadece kadın ismi mi geliyor yoksa? Ne demek bu satırları bir erkekten okumak? Böyle güzel temenniler şimdiye kadar kadınlar tarafından mı yapılıyordu da şimdi değişti? Bu cümlenize bir anlam veremedim...
Umuda gelince, her zaman vardır Allah(cc)'ın izniyle...

Selam ve muhabbetlerimle...

... Mutluluk anlamaktır ...

Evet Umudumuz Var

Aleyküm Selam Mehmet Bey,

Elbetteki demek istediğim, bu temennilerin şimdiye kadar kadınlar tarafından yapıldığını söylemek değil. Lütfen yanlış anlaşılmasın. Ancak nedense toplumda kadınlar, bir şeyler için çabalayıp mücadele verirken, erkekler çok daha farklı kulvarlarda koşuyorlar. Belki bu, hayat şartlarının getirdiği bir sonuç. Ya da ben öyle olduğunu düşünüyorum.

Bu sebeple, farklı kaygıları olan erkeklerin hala var olduğunu görmek, gelecek için umutlandırıyor beni.

Hiç bir sözün lafta kalmaması temennisiyle...

Gerçeğin tutkunlarıyız.

Gerçeğin tutkunlarıyız. İster zifiri karanlıkta olsun ister gün aydınlığında, hakikat aynıdır. Ve tutkunu, sevdalısıyız bunun.

Bir fakire yardımda bulunulacak. Yardım et, Allah büyük.

Mazlumların dertleri paylaşılacak. Paylaş, Allah büyük.

Dostlara iki satır yazı ve muhabbet gönderilecek. Gönder Allah büyük.

Hak için zorluklar göğüslenecek. Davran Allah büyük.

Laf olmasın için dergi çıkarılacak. Çıkar Allah büyük.

Allah daim büyük ve insanlar üzerinde şefkat ve merhamet ile nazar kılmaktadır. Müslüman için başka sermayeye, başka itimada gerek var mı? Allah büyük. Yapılacak olanları yap. Neyse ki bunlar? Sonra fırsat olursa açıklarsın. Sen yapacağını, yapman gerekeni yap. Evveli ve ahiri Allah büyük.

Sayha
Kendi halinde, kendince

[Dûa]

Her ne kadar kopyala/yapıştır yorumlara karşı olsam da; konunun önemine binaen paylaşmak istedim. Bu şiirin yıllar önce Bizim Mahallenin güzide çalışmalarından olan "Hicret" bant tiyatrosunda Ömer Karaoğlu tarafından harikulade biçimde seslendirildiğini de hatırlatmalıyım...

Biz,kısık sesleriz...minareleri,
Sen,ezansız bırakma Allahım!
Ya çağır şurda bal yapanlarını,
Ya kovansız bırakma Allahım!
Mahyasızdır minareler...göğü de,
Kehkeşansız bırakma Allahım!
Müslümanlıkla yoğrulan yurdu,
Müslümansız bırakma Allahım!
Bize güç ver...cihad meydanını,
Pehlivansız bırakma Allahım!
Kahraman bekleyen yığınlarını,
Kahramansız bırakma Allah'ım!
Bilelim hasma karşı koymasını,
Bizi cansız bırakma Allah'ım!
Yarının yollarında yılları da,
Ramazansız bırakma Allah'ım!
Ya dağıt kimsesiz kalan sürünü,
Ya çobansız bırakma Allah'ım!
Bizi sen sevgisiz,susuz,havasız;
Ve vatansız bırakma Allah'ım!
Müslümanlıkla yoğrulan yurdu,
Müslümansız bırakma Allah'ım!
Arif Nihat Asya

Beyaz da değil siyah da.. Bu dilek gri

Türban Kulübesinden Acılar da Geçer mi? bloğuna Elifnur kardeşim "bu zulümden hergün bu rolü oynamaktan sıkıldığını" söyleyip dişimi sıkmaktan başka birşey yapamamanın ezikliğini yaşatmasa..otobüste ikinci sınıf vatandaş olmanın gururları yakan mürekkebimsi kızıllığı ve nefessizlik sendoromu yaşamasına vesile olan birine rastlasam mürekkebimsi morlukları yüzünde oluştursam..

Morötesi, Yetmezse Kızılötesi

Es-Selam

Bu potansiyeli ben de taşıyorum, özellikle fiziksel olarak renklerin nasıl değiştiğini gözlemek merakımı celbediyor. Aynı yolun yolcuları olarak bunu taşımak imani birşey olsa gerek. En azından ben öyle düşünüyorum. Mücadeleyse mücadele, hem kal hem hal ile...

Selam ve muhabbetlerimle...

... Mutluluk anlamaktır ...

Hatun kişi niyetine

Er kişiler şu ellerinde bulunan gazeteden usanmış gibi...Evde süpürgeden beli iki büklüm olmuş hanımlarına "hanım bugün gazeteyi sen oku ,ben süpürge yapacağım, ayrıca nutuk atmaktan da çenem düştü önüme getir sökükleri dikeceğim, bir de pratiği var tabii Peygamber hayatının"deseler. Kadıncağız hayatında ilk defa gazete okumanın tadını çıkarsa, adamlar da süpürgenin!
Her girişimde hazır bulunulsa "ben varım"denebilse ...Beyler cayır cayır sıcak su ile bulaşık yıkarken, eşiniz fonda yeni moda şiir okuyanlar gibi sesine birde beste eklese hangi şairden isterseniz okusa...
O vakit evde tebessümün haddi hesabı olmaz. Tabii böyle bir teklifi eşinize alıştırarak söylemelisiniz. İlk şoku atlatamayabilir.
Mesnevide evlenecek tarafların denkliğinden dem vurulur.Kapının iki kanadı eşit olmalıdır der, aksi halde düzgün gitmez işler. Bu sebepten kız babaları ve dahi kızlar da Mesnevi okuyup hazmetmeliler,tabii bu yıllar alır. Benim daha kolay bir önerim var. Veda hutbesi ezberlense ve kağıda 9999 defa yazdırılsa...
Bence dersaneler kapatılmamalı, bir kaç tesettürlü öğretmenden ne istersiniz bre...Ben özelleştirme taraftayım naçizane...
Kapatacaksanız resmi daireleri kapatın. Velev ki duvarında hat yazılı olsa da...O levhaların altında sinirleri alınmış müslümanları göresi gözüm yok.
Yemekten sonra olsa olsa bıyıklarını silip sofradan kalkan zevat ellerini yıkamaz.Hatunların elleri zaten suyun içinde bulunur,balık gibi sudan çıkınca hayatını devam ettiremez.O sebepten enfiyeyi er kişi niyetine bulunduralım evde...
Benim de çok özel bir dileğim var elbette...Şu ütüyü keşfeden adamı insaniyet namına bana bulun gelin hele...İki elimle yakasını tutup bumburuşuk yapacağım, ibreti alem için. Geçen haftalardan loto gibi ütülenecek çamaşır devrediyor da...Radyodan bir ses geliyor şu anda hangi şarkı çalıyor biliyormusunuz?
"Hayal ile geçti ömrü derbederim." Eskidir ,bilmezsiniz......

Er Kişi Niyetine Şiir

Es-Selam Sakine Hanım

Bu denklik meselesi tamam da, ütünün mucidinden ne istersiniz? Kadınların bu ütü yakınmaları tarih dersinin konusu olmalı bence. Yakın tarihimizde bu vakaya o kadar çok rastlanmıştır ki, bu, kesinlikle kitaba girmelidir diye düşünüyorum. :) İşin şakası tabi, şimdi gerçeğe dönelim.
Efendim, geçmek demişsiniz ya, ömür denen sermayenin tükenişi, acizane ben de buna ufak bir katkı yapayım dedim. Hz. Yunus'tan inci mercan kelimelerle, harika bir şiir, buyrun:

Geldi geçti ömrüm benim şol yel esip geçmiş gibi
Hele bana şöyle geldi şol göz yumup açmış gibi

İşbu söze Hak tanıktır bu can gövdeye konuktur
Bir gün ola çıka gide kafesten kuş uçmuş gibi

Miskin âdem oğlanını benzetmişler ekinciye
Kimi biter kimi yiter yere tohum saçmış gibi

Bu dünyada bir nesneye yanar içim göynür özüm
Yiğit iken ölenlere gök ekini biçmiş gibi

Bir hastaya vardın ise bir içim su verdin ise
Yarın anda karşı gele Hak şarabın içmiş gibi

Bir miskini gördün ise bir eskice virdün ise
Yarın anda sana gele Hak libâsın biçmiş gibi

Yunus Emre bu dünyada iki kişi kalur derler
Meğer Hızır İlyas ola abı hayat içmiş gibi

Selam ve muhabbetlerimle...

... Mutluluk anlamaktır ...

temennisiyle.

Çok bilgece bir yazı..Bunu çok beğendim.Evet çok beğendim.

Mesela nereler dikkat çekti...

Cihad yalnızca kafirle değildir, yaşamak da bir cehddir, tespiti..(Bunu farkettirmek dahi cihaddır.)

Komşularda konuşulan konular.
Ev ,araba fiyatları , konut,taşıt,tüketici kredileri,kredi kartı borçları , döviz fiyatları , zamlar vs. vs. Sanki hasbıhal olmaya değil de ekonomi paneline gidiyoruz.

Hep başkalarından bekleriz ilk adımı.
Doğrudur.Ben ne arayacağım ya.O arasın , deriz.Her iki taraf böyle düşününce yıllarca kimse kimseyi aramaz olur.Sonunda rehberden ve kalplerden silinir gider.

Tebessümü unutmak.
O kadar endişeli,o kadar dalgın o kadar yorgunuz ki gülmeye ne mecalimiz ne de vaktimiz var..

Alışveriş merkezlerini karış karış gezmiş ama Osmanlı Medeniyetinin güzide eserlerinden bihaber olmak.Ne acıklı durum?

Burada yazdıkların dua hükmünde geçer inşallah Sn. Asım Gültekin..

Cuma hutbesinde uyukladığına,bir dergi alamadığına,bir hadis ezberleyemediğine yanan insanlardan müteşekkil bir toplum olabilme seviyesine ulaşabilmek temennisiyle.

''yapmacıklarla değil gerçeklerle olmalı her şey''