renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

İsmet Özel Neden Bıraktı?

Solcuların vazgeçemediği sağcıların ise sahiplenemediği bir isimdir İsmet Özel. (Cemal Süreyya) Türkiye'nin son yıllarda yetiştirmiş olduğu en büyük entelektüellerdendir. Hem değer üretme hem de hedefe yönelme noktasında. Şair kimliğinden ise bahsetmeye gerek yok sanırım. Yaşayan en büyük şairdir. Geçtiğimiz günlerde Milli Gazete'de 4 Ağustos 2003 tarihli yazısında gazete yazarlığını bıraktığını söyledi. 30 Mayıs 2003 tarihli Gerçek Hayat Dergisi'nde ise Cuma Mektupları'nı son defa yazdığını söylemişti. 10 Ağustos 2003 tarihli Milliyet Gazetesi'nde İsmet Özel ile bir söyleşi yapılmış. İslami kesimin önceliğinin çıkar olduğunu söylüyor. "İslami kesim, AKP'nin iktidara gelmesiyle birlikte yozlaştı. Başını örten kızların bir kısmıyla göbeklerini açan kızlar aynı amacı taşıyorlar."

İsmet Özel'le yapılan bir röportajda ise şöyle söylediği aklıma geliyor yazarlık mevzuunda. "Goethe diyor ki: '1 milyon okuyucunun olmayacağını düşünüyorsanız yazmayın.' 'En az 1 milyon okuyucum olur diyeceğiniz şeyleri yazın.' Ben de cevap veriyorum: 'Hayır, beni bir kişi olsun anlar diye kafanızdan geçiriyorsanız yazın, ben öyle yapıyorum. Aksi takdirde düzyazı macerası benim için çok kötü bir macera olurdu'. "

Peki neden kalemini kırdı İsmet Özel?

"Dikkatler benim yazdıklarım vesilesiyle Kur'an-ı Kerîm'de yoğunlaştı mı? Hayır, hiç öyle olmadı. Meseleye "itibar" açısından bakarsanız yirmi altı senelik gazete yazarlığım pek parlaktır. Meseleyi önümüze "hakikate yönelmek" hassasiyetiyle koyarsak ortada tam bir fiyasko vardır. Demek ki girdiği yazı işinin altından kalkamamış bir Müslüman sayılırım. Neden? Şimdiye kadar elimden, dilimden ve sair azalarımdan ne kadar gavurluk (!) sadır oldu ise hepsinin bir alıcısı çıktı. Gel gelelim, Türklüğüme müşteri bulamadım. Bu başarısızlığı devam ettirerek daha çok rezil olmaya katlanamam. Şimdiye kadar gazete yazarlığı dolaylarındaki işi kovalamamın sebebi sabır göstermemdi. Sabır dediğimiz şey sonu olan bir şeydir. Zamanı gelince sabır taşar. Belli şartlar oluştuğu halde sabrı taşmayan insan eğik bir boyunla ve mağlubiyetle yaşamayı seçen insandır. Artık siyasete dair yazı yazmayacağım. Yazdıklarım hakkında her gün biraz daha battıkları cehaletten aldıkları cesaretle mülahazalarını beyan etme hevesine kapılan kimselere söyleyecek sözüm yok. Onlara artık tahammül edemiyorum. Şimdiye kadar kendilerine gelmelerini, kendilerini bilmelerini ümit ettim. Ümidim boşa çıktı."

Bu sözler yeterince açıklıyor sanırım.

İsmet Özel yazdıkları üzerinden Kur'an-ı Kerim'e dikkatin yönelmediğini vurguluyor. Aslında başımızı kaldırıp Türkiye'ye bir bakarsak İsmet Özel'in haklı olduğunu görürüz. Modernizm İslamcılığını en iyi İsmet Özel'de görürüz. Zaten İslamcı kesimin İsmet Özel'i bir türlü kabullenememesinde de bu yatmaktadır. Yani İsmet Özel'in modernitesi. Çünkü Türk-İslam sentezi gelenekselciliği dinin önüne geçirmiştir. En büyük problem de buradan kaynaklanmaktadır bir bakıma. Din ve gelenek çatışması. (Debate değil conflict)

'İslamcı kesim artık yozlaştı'

"Şimdi artık gazetelerde ideolojik yazı yazmayacağım için çok rahatlamış durumdayım. Ben, hayatımı İslami ölçüler içinde düzenlemiş olmaktan pişmanlık duymuyorum. Ama ben bunun bir de yanımda, yöremde benim gibi yaşayan insanlar olması durumunda güzel olacağını düşünerek yaptım. Eğer bende şimdi bir rahatsızlık oluyorsa, bunun nedeni budur. İnsan, kendini biraz soyutlanmış hissediyor. İslami kesim, AKP'nin iktidara gelmesiyle birlikte yozlaştı, kelimenin tam anlamıyla yozlaştı. Artık, İslami kesimde bütün öncelik fakirler için de, zenginler için de çıkar hesabında. Gariptir, nezaket bile kayboldu."

Bakın İsmet Özel'in veda yazısı nasıl başlıyor. Bu yazı bende gerçekten buruk bir tad bıraktı diyebilirim.

""Yazı yazmak" demiş E.L.Doctorow, "geceleyin araba sürmeye benzer. Önünüzü sadece size farların gösterdiği yere kadar görebilirsiniz; ama bu suretle seyahatin tamamına erersiniz." Bu söze itibar edeceksek, ben de geldim geleceğim yere kadar, bitirdim gezimi. Benim için gazete yazarlığı bağlamındaki seyahat tamamlandı. Bundan sonra gazete yazısı yazmayacağım. Yirmi altı sene önce bir yandan inancıma ortak saydığım kimselere laf anlatmak, diğer yandan geçim derdiyle şoför mahalline bir şekilde oturduğum bu arabayı sürmem için hiçbir ahlâki gerekçe kalmadı artık. Neydi gazete yazısı yazmamdaki ahlâki gerekçe? İslamî siyaset yaklaşımı başını dik tutmak istiyorsa, ona destek olmaktı. Çok önemli ve işlev değeri çok yüksek bir işe giriştiğimi düşündüm. Yıllar ve yıllar boyunca çabalarımı hafife almadım. O kadar ki benden başka bir başka kalemle ikame edilebilecek bir tek satır yazmadım. Devran döndü ve benim niyetlerimle olduğu kadar, benim ciddiyetimle ortamın ahvali arasında herhangi bir irtibat bulunmadığı ortaya çıktı."

Sözü İbrahim Tenekeci'nin İsmet Özel'in son yazısı ile ilgili yazdığı yazının son cümlesi ile bitirmek gerçekten anlamlı olacaktır.

"Konu İsmet Özel olunca, kimse benden tarafsız olmamı beklemesin. Çünkü “seçilmiş” bir şairle karşı karşıyayız."

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

Seni seviyoruz savunan adam,

Ben İsmet Özel'in yazı yazmak, eser vermek, medeniyetimize hizmet etmek sevdasından vazgeçmiş gibi gösterilmesini kabul etmiyorum ve inanmıyorum. Zaten kendisi de demiyor mu " beni bir kişi olsun anlar diye kafanızdan geçiriyorsanız yazın, ben öyle yapıyorum. Aksi takdirde düzyazı macerası benim için çok kötü bir macera olurdu'. "

Belki birçoğumuzun aramızda konuştuğu, isyan ettiği çarpıklıklara isyanını haykırmış diye düşünüyorum. Çıkılan nokta ile gelinen nokta ve varılmak istenen arasındaki mesafeler ve sapmalar O nu öyle bir noktaya getirmiş ki konumunu yeniden gözden geçirmek ve bir karar vermek noktasına gelmiş. Ben bu kararına saygı duyuyorum ve Rabbimden hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.

"Karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında
öyle yoruldum ki yoruldum dünyayı tanımaktan
saçlarım çok yoruldu gençlik uykularımda
acılar çekebilecek yaşa geldiğim zaman
acıyla uğraşacak yerlerimi yok ettim.
Ve şimdi birçok sayfasını atlayarak bitirdiğim kitabın
başından başlayabilirim."

Varyasyon

Gri kentin Gri delikanlısından Grilere bürünmüş tüm mütefekkirlerime!!!
bizim mütefekkirler o kadar çok islami hareketi dünüyorlarki müslümanlar arasındaki problemleri milliyet gazetesinde tartışıyorlar (yada soruldukça cvp veriyorlar)ne kadarda hoş...!!!!
İsmet hocam haklısınız ama haklılıgınızı hangi platformda dillendiriyorsunuz ....
herneyse mevzu uzun ve benim sinir katsayım yükseldi...
yıllardan beri aynı kelimeler tüketiliyor Fakat ne hikmetse kimse elini koymuyor altına taşın çünkü taşları kaldırmak yasak ama yasağı çigneyende yok...
İlk yazı hayatına başladıgındada bunlardan dem vuruyordu mütefekkirlerimiz insan değilmiydi amaç? ve yine anlayamam birileri düşünür ve herkesin kendisi gibi düşünmesini ister, şayet birileri onun gibi düşünmez yada onları yanlış anlarlarsa top yekün bazı şeyleri yok sayarlar ne kadarda garip değilmi?
ismet hocam..
dediğiniz insanlar bu ülkenin okullarında eğitiliyor ve yetiştiricileri(Rabbleri) sizinde değiniz gibi Allah olmaya bilir bu insanların,bu insanlar islam diye sunulan herşeyi alıyorlar çünkü müslüman olmayı arzuluyorlar...
Ve islamcı diye bir kelime kullanıyorsunuz sahi ne demek bu islamcı yeni bir ideolojimi yoksa,yoksa bizmi anlayamıyoruz dogru ya sizler düşünürsünüz ve paket halinde sunarsınız bizlerde yutarız,kabul etmiyorum ben bu islamcı kelimesini.Bizler müslümanız islamcı değiliz,islamcılar şimdi deniz kenarında lüx yatlarında ümettin problemlerinden göbek yapmış,kilolarındna yerinden kalkamayanlar olmasın hocam....!!!
Varyasyon kaçınılmaz dostlar tv'nin v.s bilimum medyanın bizlere
yakıştırdıkları herşey nasılda oturuyor üzerimize ve bizler hala atalarımızdan kalan eski kurma saatlerle zamana bakıyoruz,vahiyle doğrulamk istiyoruz ama vahyi kulak arkası ediyoruz.....
ümmet olmayı ne zaman öğreneceğiz? gerçektende bunu çok ama çok merak ediyorum...
Rabb bizlere hidayet eylesin...

İslamcıların Köylülüğü

Şehirliler için eğitimin amacı kendini inşa etmektir,sorgulama gücüne sahip olamaktır.Köylüler içinse eğitim paylaşımda sıra kapma fırsatıdır. Her önüne gelen SP-AKP farklılaşmasını ideolojik isterlere bağlıyor. Bu her iki tarafa da fazla bol gelen bir iddiadır. Evet SP maalesef iddialarının ağırlığını kaldırabilecek bir entelektüel yönetime hiç bir zaman sahip olmadı. Fakat AKP ile ideolojik bir kıyasa gidilemiyecek kadar devrimci nitelikler taşır. Bu partinin tek sorunu organik aydınlarını oluşturamayışı ve üst kadronun gündelik siyasetle iddiaları arasına sıkışmış olmasıdır.
İsmet Özel'in hayal kırıklığı ve kızgınlığı büyük kesimi neredeyse tamamen AKP saflarına geçmiş yarı-köylü muhafazakarların paylaşımda sıra kapma uğruna düştükleri küçültücü talan arzusudur.O ne demiş, bu ne demiş? Seni seviyoruz şiir okuyan adam vs. Bunların hepsi boştur.İçinde hasbelkader bulunduğumuz İslamcı kesimin çıkarlarından mürekkep yarı-köylü bir 'başıbozuklar kıtası' olmasıdır asıl mesele. Başıbozuk tabirini tarihi anlamıyla kullanıyorum.

İsmet Özel'in, gelinen şu aşamada doğru bildiklerini Milliyet'te dile getirmelerinde teessür edecek, istihfaf edilecek ne var anlamadım? Basın mensuplarının önünde birbirlerine en olmadık hakaretleri eden eski İslamcı liderlerin ve sürülerinin bundan niçin yakındığını anlamak müşkil!Milliyet'e demeç vermek Adnan Şenses'le sarmaş dolaş şarkılar söylemekten, Hülya Avşar'a komplimanlar yapmaktan daha mı alçaltıcı? Bilirsininz bizim köylümüz varını yoğunu elinden alan eşkıyaya türkü yakar, onu kahramanlaştırır da, tavuğuna "öte git" diyen komşusunu alnından vurur. Her tavrımız öyle değil mi? Ne bekliyordunuz peki? İsmet Özel bu sözlerini Kanal 7 adlı orta direk gazinosunda söylese daha mı manidar olacaktı? Ha anladım, birbirimizin gözünü oyalım, dün yarı belimize kadar eğilip elini öptüğümüz adama hayalet diyelim, ama başka gazetelere demeç vermeyelim! Yani uhuvvet bozulmasın. Uhuvvet yok artık beyler, hüküm süren aşağılık bir şekavet ve bedeviliktir!

İslamcılık Nedir&Müslümanlar Sorunlarını Nerede Tartış

İslamcılık mevcut ahvalin aslolana tahvili hususunda yapılmaklığı lazım gelen şeyin İslam'ın ilkelerine sarılmak olduğunu benimseyen siyasal akımdır. Yapılması istenen birinci şey ise 'İslam Birliği'ni bütün güçlüğüne rağmen yapmaya gayret etmektir. 1.5 milyarlık bir topluluğun kendisine yönelen onca tehdide rağmen birleşememesinin yarattığı ataleti gidermek ancak böyle mümkün olur. Eğer bir kimse veya siyasi hareket açıkça 'İslam birliği' davası gütmüyorsa, dindarlardan oluşsa bile İslamcı değildir.

Müslümanların sorunlarını tartışabilecekleri yerin neresi olması gerektiğine gelince; Müslümanlar hangi konuyu şu ana değin tartıştılar ki bu ahlak yitimini, yani tereddiyi(yozlaşma) tartışabilecek olsunlar? Bugün AKP'de ön saflarda siyaset edenler düne kadar yoksulluğunu istismar ettikleri adamlara dönüşümlerinin hesabını verdiler mi? Baş örtüsü konusunda Erbakan'ı pasiflikle suçlayanlar bugün Tayyip'in kızlarını nasıl olup da USA'da onca para ödeyip okuttuğunun izahını yapmakla meşguller. Hz. Ömer'e niçin adil dendiğini okusun herkes önce. Erbakan'ın bence yanlış olan Çırağan Düğününü lanetleyenler, Tayyip kendilerini düğüne çağırdı diye cennetle müjdelenmiş kadar seviniyorlar. Zamanında Erbakan'ı yeterince övmedi diye pek çok kişiyi tekfir edenler Cüneyt Zapsu'yu, Ömer Çelik'i, Kaptanoğlu'nu, Erkan Mumcuyu nasıl da sindiriyorlar içlerine! Agah Oktay Güner başörtülü kızlara başınızı açın dediğinde adamı yerden yere vuran Yeni Şafak, Kanal 7 Tayyar Altıkulaç kendisini ziyaret eden kızlara başlarını açmalarını, hem de kamera önünde tavsiye edince çıt çıkarmıyorlar.Amerika'ya giden her siyasiyi ajanlıkla suçlayan müslümanlar neredesiniz? Başörtüsü hala dert neredesiniz?Irak'ı işgal etmek üzereyiz neredesiniz? Ülkenin %15'i mutlak açlık sınırında neredesiniz? Erbakan'ın yüz kilo altınını dillerine dolayanlar, Lütfi Kırdar'da torba torba toplanan altınları görmediniz mi? Kiptaş'ı, Büyükşehir'i, İgdaş'ı hortumlayan adamlar aramızda dolaşıyor neredesiniz? Sonra İsmet Özel niçin Milliyet'e konuşmuş! Yazık, çok yazık!

İslam-cı ve lık

İslamcı kavramı diğer ideolistlerin bizlere yakıştırdığı bir kavramdır siz ne kadar içini doldurmaya çalışırsanız çalışın öyledir maalesef... yukarıda içini doldurmuşsunuz açıklamınız hoş fakat kurani değil!! neyse.. diğer yazdıklarınızda realite, akıllı her müslümanın görebileceği...(yazdıklarınıza katılmıyor değilim fakat bu problemlerin başladığı zamana ve gelişen sürece bakarsanız mevzuyu daha iyi kavrarsınız gelinen nokta gayet dogal olarak gelişti ve işte şimdi de meyvalarını veriyor neden hayıflanıyorki bu insanlar anlayamıyorum anlamak istemiyorum yanii...)
Fakat burada müthiş bir anlama problemi var. yazılanları hangi degerler çerçevesinde yorumladıgımız çok önemli şayet kriteriniz kuran ve onun hayata aksetmiş hali(sünnet)ise pek problem yok dektir herkes ne yapması egrektiğini az-çok bilmekte, ama mevzu burada kopuyor, birileri birşeyler söylüyor ve diğerleride söylenenler içinde bir girdap yumağına giriyor...
Yazdığım yazı özelin şahsında tüm mütefekkirliğe bürünen üstadlardı kastedilen....
milliyet mevzuuna gelince mevzu milliyet yada x kanal y gazetesi v.s değil milliyette bir sembol...

Ve
Sizin şahsınıza soruyorum size müslüman camia bir hata yapsa sizin tavrınız ne olurdu? yada bana sıraladığınız olayları, neden şuana kadar dile getirip basında-bilumum medyada gündeme oturtmadınız...

Daha öncede islami hareketin durdugunu iddia etmişlerdi ama bilmiyorlardıki dünya hareket ettikçe islami hareketin bitmeyeceğini...

Velhasıl

Kişinin tasavvurları belirler hayatını; kelimeler anlamı,anlamlar yorumları,yorumlarda kişinin tasavvrunu ortaya koyar.....
Rabbim kalplarimiZİ ısıtsın,Hidayet etsin BİZLERE....

MeLaL

:-) Bu tebessümü yapıcı değilde yıkıcı olan dostlarıma gönderiyorum
ama olmadı alın bir tane daha :-)
Kişi şahsiyet olabildiyse rüzgara karşı tek durabilme kapasitesini elde etmiş demektir...
onlar şöyle yapmış, bunlar böyle yapmış, şöyle olmuş, böyle olmuş ta ne olumuşşş...Hz osman ve daha sonraki dönemlere bak dostum, olanlar gayet dogal; insandan bahsediyorsak durup düşünmek gerekiyor,düşünmeden yazılan her yazı insanın insan tarafını red demektir...
evet yazık hemde çok yazık; bu insalar at koşturken, biz hala pazarda at arıyorduk binmek için ve atın bu pazarda olmayacagını anlamamak için elimizden gelen tüm eformu sarf ediyorduk, şimdide yaptıgımız gibi ...

anlatabiliyormuyum bilmiyorum ama...

yazık
gerçektende
yazık!!!

Tereddi!

İsmet Özel vesilesiyle söylediklerim İsmet Özel için söylediklerim değildir? Yazdıklarımın Mevcut tereddiyi tasvirde fazlasıyla hafif olduğu kanaatindeyim. İsmet Özel bir daha köşe yazısı yazmayacakmış. Kendi tercihidir. İyi bir köşe yazarını, 13.000 tirajlı bir gazetede yazsa bile yitirmek okurları için üzüntü verici, kabul. Ama ben yaptıklarını okuyarak yapmayan bir kitle için bunun büyük bir kayıp olarak telakki edilmeyeceğinin farkındayım. Durum Özel'in, Eygi'nin ve bilumum eşhasın der-miyan ettiğinin fevkındedir. Yahut onlardan bağımsızdır. Ortada çözümlenmesi zaruri olan bir TEREDDİ var. Tereddinin üzerine sert gidilir. Tereddi baktığınız yere göre doğal da karşılanabilir. Tıpkı namusuyla para kazanan hayat kadınlarının bu işe mecbur kalmaları, bunun doğal karşılanabilmesi gibi. İşin içinde insan varsa yapılan her yanlışı yok mu sayacağız? Kaldı ki hiçkimse "Aman altı üstü sülük ne var?" diyemez. Zira sülüğün emdiği benim kanım. Evet sülüğün yaratılışı gereği kan emmesi kaçınılmaz. Lakin emdiği kanın benim kanım olması onu yapıştığı yerden söküp atmam için bana haklı gerekçeler verir."E ne yapalım bu doğaldır" deyip on yıl önce yoksulları iğfal edercesine adalet nutukları atan, böğüre böğüre şiir okuyan adamların bugün 'dava','mücadele' diyen kimselere, 'bak abicim, onlar eskide kaldı' deyişlerini görmezden mi geleceğiz? KUSUR-SA bakmasın kimse böylelerinin üstesinden gelmeden zihin kirliliğinin önüne geçilemez. Öyle bir ahlak geliştirmek lazım ki kimse bu kadar kolay istismar silahıyla donanamasın, ve hiçkimse bu kadar kolay aldanmayı içselleştirmesin, meşrulaştırmasın.

...

Ben dikkati şu noktaya çekmek istiyorum. İsmet Özel'e kimse orijinden yani İsmet Özel'in düşüncesinin oluştuğu tabandan bakmak gerekiyor. Yani İsmet Özel'in database'inden çıktığı yerden faydalandığı kaynaktan... Vs. Vs.

İsmet Özel Selamet-Refah çizgisindedir diyorlar. Bu bir bakıma doğrudur. Önceden sosyalist miydi? Ben sosyalist olduğu fikrine katılmıyorum. Yani İsmet Özel hep bir arayış içindeydi. İsmet Özel hem sosyalist olduğu süreçte hemde şu anda ki konumunda öncelikle bir insanın insanca olan tavrını ortaya koymuştur. Bunu yaptığı için mi kötüdür İsmet Özel?

"Dünya, hayat ve ölüm karşısında takındığım tavırda kendimi yalnız hissediyorum." (İsmet Özel)

İsmet Özel'in İslam'ı seçtiği dönemlere bakacak olursak kamusal alanda bir sürü şeyin değiştiğini de görürüz. Herşeyin zıt yönde hareket ettiği durum yani. 80'lerin tarihin incelersek bunu daha iyi anlarız. Ki Türk Siyasi Tarihi'ne bakacak olursak bu seyirler konjonktürel olarak devam etmiştir.

80'lerden sonra Türkiye politikası İslamcı bir politizasyon dönemi de geçirmiştir Özal'la birlikte. İslamcı politikayı da ortaya çıkaran İslamcı düşünceydi. İsmet Özel işte İslamcı politika ve İslamcı düşünce arasındaki ilişkiyi çok iyi gören bir yazardı ve bunun için anlamlıydı. Yani "Özel"di.

Sonra tabi 70lerden sonraki değişim ve gelişimler bir tür yıldırma politikasını da 80lerde hissettirmişti. Özalizm'den sonra radikallerin liberalleşmesi... Yani cepte ki İslami kimliğin yanına bir de liberal kavramın sokulması. İsmet Özel işte bunlara karşıydı. Bunu şiirinde de çok iyi göstermiştir, muhafazakarlığı yani deizmi terkedip şiirini de müslümanlaştırmıştır.

Ve bizim İslamcı camia olarak adlandırdığımız kesim bunu anlamamıştır. Yani İsmet Özel'in parmağına takılı kalıp onun orijinine bakmamışlardır. İsmet Özel hep işte sosyalist islamcı, deist, konformist, anti-varoluşçu, anti-konformist diye adlandırılmış ve bu tür sıfatlarla üzerinden yorum yapılmıştır.

Ben bunlara katılmıyorum. İsmet Özel kaynağını kitap ve sünnete göre, topluma göre şekillendirmiştir. Eğer bir ad bulmak istiyorsanız legitimist de diyebilirsiniz yani kurallara uyan, toplumda meşruluğu kabul gören yani.

byn kırmızı

"Taşları kaldırmak yasak ama yasağı çiğneyen de yok" ne güzel buyrulmuş fakat var efendim yasakları çiğneyen var hem de kimi taşları kıpırdatmaya ödleri kopan Müslümanlar bunlar...aynı Müslümanlar maçlara gidip bisürü yasağı çiğner takımı uğruna düşmana savaş açar cihat eder.aynı Müslümanlar devlet dairelerinde de yasakları çiğner rüşvet torpil vb vel hasıl işlerine gelen kişisel menfaatlerine olan durumlarda ve yılan kendilerine dokunduğunda yasaklar takılmaz çiğnenir ki ne biçim ! (ne güzel diyor Özel
"insanlar hangi dünyaya kulak kesilmişse öbürüne sağır"diye tıpkı bizim Müslümanlar) ammaa taşlara dokunmaz ödü patlar ben mi yapacağım der ben kimim ki gücün karşısında bir sinek!!

aslında bunun en büyük sebeplerinden biri kendini bildi bileli içine işletilen ben kimim ki ben aciz ben fakir peygamberin ayağının altındaki kum olmam kedisi olamam şeklindeki kendini küçük görme, kendini hiçleme ,aşağılama prensibidir bence.o koskoca hoca yalan mı söyleyecek ne demek yanlışmış bir bildiği varki söylüyor icabet etmeli mantalitesi.. İnsanlar açlar; bir dine bağlanmaya açlar ,fıtratı gereği zaten bir dine muhtaç,işte bu açlık da belirli "tekel" tarafından taşları oynatmayacak ve insanları kıvama getirecek şekilde doyurulmakta..uyuşturucu bir reçete gibi sunulmakta güzelcene.. isyan önlenmekte koyunlaştırılmakta ve gerçek islamın anlaşılması mümkün olduğunca engellenmekte.(tekelin açılımı mı?diyanet diyorlar)ve bence ümmet olmayı 30lu yaşların üzerindekiler artık öğrenemez zor çok zor yaş ilerledikçe bazı şeyler iyice yerleşiyor malumunuz ümmet olmayı bilenler bilmeyenlere öğretecek; yani gelecek olan neslin bizim elimizde olmadığını da kim söylemiş?eş dost arkadaş komşu hepsine öğretilebilir fakat en büyük koz hepimizin potansiyel ana/baba oluşunda mu ha ha ha ha bizden korkulur nitekim korkuluyor da :)

ve yazmazsam çatlayacağım diğer nokta:
SPnin devrimci oluşu... Samim Bey kızmasın darılmasın kişisel de algılamasın ama ben bu iddiaya gülerim hatta ağzım yetmez burnum kulaklarım gözlerim de birlikte gülerler.evet SP cidden devrimci nitelikler taşır taşları yerinden oynatmama konusunda en ürkek partilerden biridir bakmayın muhalefetten bağırmak kolaydır FP yi düşününüz efendim sus payı %500 zammı yapıp susturamayıp alaşağı edilen fakat edilinceye dek koltuğa sıkı sıkı yapışan bir yönetim anlayışı vardır..

partinin tek sorunu da öyle aydın maydın, devrim mevrim değil bal gibi de o tek ilahı (adeta ilahlaştırılmış haşa)koltuğa yapıştırmaktır. Bu ve benzerlerine devrimcilik diyeceksek btp de devrimcidir efendim yalan mı sp juniour da diyebiliriz:) ayrıca çok çok merak ettim şehirlilik nedir efendim yani bir insanın şehirli bir başkasının köylü olduğunu nereden anlarsınız?kıyafet olamaz cevap o zaman kıyafeti şehirleşmiş bahsettiğiniz kafada binlerce köylü ve kıyafeti köylüleşmiş şehirli kafalı insanların durumunu açıklayamayız.

Biz muhafazakar halkın bahsettiğiniz sınıflarımızı biraz daha açmanızı istirham ediyorum.köylü,yarı köylü, şehirli ne demektir bu tipleri birbirinden nasıl ayırırız,bunlar nasıl beslenirler etobur mudurlar otobur mudurlar sanırım köylüler otobur şehirliler etobur oluyor.insanlara sırf bir köyde doğup yetiştikleri için verilmeyen alamadıkları eğitimden dolayı kimse tarafından aydınlatılmadıklarından, şehirlerdeki çocuklar gibi bilinçlendirilmediklerinden, imkanlandırılmadıklarından dolayı bu şekilde light, üstü hafif kapalı bir küçük görme yapamazsınız. Bu bir haksızlıktır ve ben yeterince haksızlığa maruz kaldığımdan ve hala kalıyor olmamdan haksızlıklara dayanamıyorum kusura bakmayın. O insanların şehirliler gibi bilinçli düşünememelerinin nedeni onlara şehirliler gibi davranılmayışındandır, suçları köylü olmaktır. Bu gün o insanlar birilerine tutunacak bağlanacak yücelteceklerdir ve başıbozuklar kıtası haline geleceklerdir.İnsanlar artık sadece kendi kişisel küçük menfaatleri için çaba sarfediyorlar, kendilerine değmeyan yılana ilişmeme, yollarına çıkan taşları oynatmaktansa etraflarından dolaşma politikası gütmekteler.tüm eğitimince güdülmeye hazır kıvama getirilen, beyinlerinin soru sorma, düşündüğünü deklare etme işlevleri dumura uğratılmış; bu kurala uymayıp düşünğp bir de utanmadan anlattığında yani kaşındığında da bir güzel kaşınarak yetişen insan topluluklarının eldesi var karşımızda.

Ne diyor İsmet Özel Amentüde: "Çanlar sustu ve fakat;binlerce yılın yabancısı bir ses değdi minarelere:Tanrı uludur Tanrı uludur;polistir babam,Cumhuriyetin bir kuludur"(ekleyeyim:)ve fazla konuştuğumda bol bol vurur.
Bu topluluğa İslamcı diyorsak eğer kendimi diğer tüm kategorilerden soyutladığım gibi bundan soyutlamayı tercih ederim.[Zira kendimi bile bile ,bilmeden girdiğim ve istemeden konulduğum tüm kategorilerden soyutlayınca(..partili, ...takımlı, ...burcu, ..ist, ... cemaatinden,tarikatından değilim aklınıza gelen size yutturulan ve sizin kendinizi soktuğunuz tüm kategoriler) elimde bir tek şey kalıyor :Müslümanlık ve bu kategori bana yetiyor da artmıyor.]

Her neyse Samim Beye diyecek sözüm şu: bahsettiğiniz insanlar isteyerek öyle bilinçsiz,eğitimden sıra kapma mantıklı,sürü psikolojili olmadılar öyle yapıldılar ve onları uyandıracak kimse yok olanlar başlarını kuma gömmüş vaziyette zaten ben varım deyip ortaya çıkma durumu da olamaz sadece başı değil tüm bedeni girer kumun altına bir şekilde susturulur.mamafih eleştirmek yanlıştır da demiyorum ama ben üstü kapalı aşağılama sezdim bunun doğru olmadığını belirtmek isterim.

Orda Bir Köy Var Uzakta/Ama Tüm Köylüler Burda

Köyün, köylünün her ne erdem varsa bünyesinde taşıdığına dair önyargı yazık ki doğru değildir. Yüzlerce yıllık yönetim biçiminden, üretimin ilkel yöntemlerinden bir şey kalmıştır köylüye: karşı çıkma, sabret, devletlu sınıfında yerini al, ve daima iktisap et! "Aktığı sürece doldur" yani. Peki Cumhuriyet ne dedi onlara: "Sen Mutlak Batı Medeniyetine eklemlemeye çalıştığımız Kadim Türk Harsı'nın gerektirdiği biçimi alıncaya kadar terbiye edileceksin. Cumhuriyet ülküsünün ateşini varlığında temerküz ettirebilmen için elden ne gelirse yapılacak." 30'lu yılların ortalarına kadar şehirlere sokulmadı, aşağılandı. Köy Enstitüleri bu amaçla kuruldu. Amaç toplanan köy çocuklarını eğitip, onları medeniyet ateşini götürmek üzere köylere geri yollamaktı. Tuttu mu proje? Tutmadı. Niçin? Çünkü eğitim alan köylü bir daha köye dönmek istemez.( bkz. Üstad Kemal Tahir'in Bozkırdaki Çekirdek kitabı)

Bizde mavi kan aristokrasisi yoktur. Köylü çocuğu vezir olabildiği gibi ( bkz. Ermeni Mimar Sinan, Hırvat Kuyucu, Sırp Sokullu, serapa ve daima köylü Yedi-Sekiz Hasan Paşa) Vezir torunları ömrünün son demlerini sur diplerinde geçirebilirdi.( Doğrudan bağlantılı değil ama, Akif'in oğlunun cesedi Beşiktaş'ta bir çöp bidonunda bulunmuştur. Divan şairlerinin ve maktul sadrazamların akıbetleri farklı değildir.) Öyleyse sabırlı olmak, işin sonunu beklemek lazımdır. "Osmanlı'nın yasağı üç gün!" ne demek? Başörtüsü başta olmak üzere pek çok konuda tavır almak yerine "Kaygılanmayın, yasak nasıl olsa kalkacak" demekten çok mu farklıdır bu söz? Köylülüğün kuramsal tarifini yapmak hayli uzun bir uğraş. Hele de et mi, ot mu yediklerini saptamak alan araştırması gerektirir. Ama benim izlenimim bedava olduktan sonra her şeyi yiyebildikleri yönünde.

Köylüleri küçümseme meselesine gelince; ben asla böyle bir tutum içinde olmam. Demem şu; köylü köylüdür, şehirli de şehirli. Nerede doğulduğu, kaç yıllık şehirli olunduğu değildir mes'ele. Mesele zihnin işleyiştir. Divan edebiyatında meseldir; "Böğürtlen çiçek açsa bağ oldum sanır, Türk şehre inse beğ oldum sanır." Kasıt Türkleri aşağılamak değil, köylüyü tasvir etmektir.

Bir Türk'e bir şey öğrettiğinizde size ilk olarak ne sorar biliyor musunuz? Hocam daha kısa bir yol var mı? Ha unutmadan, hayatımda gördüğüm tanıdığım en zeki insanlar da Türklerdir. Bir de Filistinli Araplar. Oysa şehir öğrenmenin ve sorgulamanın yoludur. Mentalite bu olduğu içindir ki, tarihi ve eşsiz güzellikte bir caminin mermer sütununda MSP, MHP yahut KURTULUŞ İSLAM'da yazabilir. Bunun adı köylülüktür.

Erbakan bahsini kısa tutayım. Ben zaten söyleyeceğimi yazıda söyledim. AKP ile kıyas edilirse şerhini düştüm Ve ayrıca SP'nin iddialarını kaldırabilecek zihni ağırlığa sahip olamadığını da belirtmişimEkleyeyim: her lider mevcut koşulların ve muhatap kitlenin elverdiği ölçüde siyaset eder. Erbakan deyince benim aklıma giriştiği ayak oyunları, yahut "ediyur, yapıyur'lu konuşmaları gelmiyor. Erbakan deyince aklıma, Türk siyasetine getirdiği İslamcı vurgu geliyor. Evet, Erbakan tipi siyaset etme anlayışını tarih tasfiye etmiştir. Tıpkı, İsmet'i, Bayar'ı, Özal'ı, Demirel'i tasfiye ettiği gibi. Erbakan ütopisttir. Ve bu ülkenin dindarlarına yaptığı katkıyı yapmıştır. Onun en büyük zaafları tıpkı Abdülhamit'te olduğu gibi fazlaca yufka yürekli olması, ayak oyunlarını sevmesi, aristokrat eğilimli olması ve istişareyi sevmemesidir. Peki Erbakan devrimciydi de neden devrimci atılımlar yapamadı derseniz cevabım basit ve anlaşılır olacak. Yeni ve uzun boylu( bu da bir maharet ya artık!) başbakanımızın iyice egemen kıldığı söylem mantığıyla konuşmak gerekirse: "Eee, kel başa şimşir tarak" veya "Ne ka ekmek, o ka köfte"

Hülasa: Geri kalmanın mazereti yoktur, ilerlemek yükümlülüktür çünkü.

Der Beyan-ı Tavsif-i Şairü'l-Erbain

Bir ek: İsmet Özel için Frenkçe bir-iki sıfat da ben önereyim: self-confident, militant ve wise. Hürmetler

röpörtaj

Bugün Zaman gazetesinde Nuriye Akman'ın İsmet Özel ile yaptığı bir röpörtaj yayımlandı.
ilgi çekici, evet kesinlikle...