Bosna Hersek insanımızın gündemine savaşla beraber giren bir ülke. Bu durum acı ama böyle. Şu sıralar daha ziyade romantik tarafıyla ilgilenilen bir konumda Bosna. Başçarşı, Travnik Kalesi, Mostar Köprüsü, Moriça Han ve kahve... Bu ele alış şeklinin eksik kalmakta olduğunu düşünüyorum. İlişki biçimini kültürel, siyasi, sosyal, sanatsal anlamda da sürdürülebilir bir raya çekmek Bosna’nın ve Türkiye’nin insanlarına oldukça önemli bir katkı sağlayacaktır. İşte bu anlamda büyük fedakarlıklarla oluşturulmuş bir üniversiteden bahsetmek gerekiyor. Uluslar arası Sarajevo Üniversitesi...
Bugünlerde üniversitenin İstanbul bürosu oldukça hareketli. Öğrenciler, veliler, bilgi alanlar, kayıt yaptıranlarla dolup taşıyor. Böylesi bir ortamda karşılaştığımız üniversite rektörü Prof. Dr. Tahsin Erkan Türe öğrenciler ve velileri tarafından soru yağmuruna tutulmuşken iletiyoruz söyleşi teklifimizi. Oldukça enerjik ve sempatik yüzünde oluşan sıcak bir gülümsemenin eşliğinde geliyor kabul cevabı. Söyleşimizde çok heyecanlandık, umutlandık. Aynı heyecanı ve umudu Erkan Bey’in cümleleri ile yakalayabilmeniz umuduyla sunuyoruz söyleşimizi.
İstanbul - 22/08/2005 Yusuf Armağan
Yusuf Armağan : ODTÜ’de başlayıp, Amerika Kaliforniya Berkeley Üniversitesi’nde, Ürdün Yarmouk Üniversitesi’nde, Umman Sultan Qaboos Üniversitesi’nde, Bilkent Üniversitesi’nde ve Marmara Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak, ÖSYM, TÜBİTAK ve Türkiye Sanayi Sevk ve İdare Enstitüsü gibi kurumlarda danışmanlık ve idarecilik.. oldukça başarılı bir kariyeriniz var. Bunca kariyerin üzerine neden Saraybosna? Uluslararası Sarajevo Üniversitesi (IUS) yeni bir üniversite, üstelik kuruluş aşamasında olan bir üniversite. Orada çalışmaya sizi iten sebepler neler?
T. Erkan Türe : Bosna’daki savaş sırasında yurtdışında görev yapıyordum, kendimi çok çaresiz ve suçlu hissettim. Bir toplumun fertleri kökenleri, tarihleri ve inançlarından dolayı katledildi, dünya adeta bunu seyretti. Anladığımız ve gördüğümüz kadarıyla Bosna’lılar hala zor şartlardalar ve büyük mücadeleler veriyorlar. Bu sene Mayıs ayında Marmara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nde görev yaparken Saraybosna Eğitim ve Öğretimi Geliştirme Vakfı tarafından kurulan IUS’un rektörü olma teklifini aldım. Bu üniversite projesine girişen insanları tanıdığımda hepsinde büyük bir içtenlik gözledim. Tanımadıkları insanlar için, uzaktaki bir dost toplum için maddi manevi büyük fedakarlıklar yaparak kalıcı bir eser ortaya koymak ve hayırla anılmak istediklerini gördüm. Onun için böyle bir proje beni heyecanlandırdı. Bu defa bu güzel ülkenin insanları için ben de bir şeyler yapabilirim dedim.
Ben yurtiçi ve yurtdışında çeşitli üniversitelerde ve bilim kurumlarında öğretim üyeliği, koordinatörlük, yöneticilik ve danışmanlık görevlerinde bulundum. Marmara Üniversitesi Mühendislik Fakültesinin 2000 yılında Avrupa Kalite Ödülü Finalisti olmasında çok önemli görevler üstlendim. Her ne kadar Bosna’daki bu görev benim özel hayatımı alt üst edecek kadar değişiklik gerektirse de kabul etmek zorunda olduğumu düşündüm. Galiba tarihi ve kültürel mirasımızın ve şahit olduğumuz savaşın bize yüklediği borç duygusu ateşlendi. Üstelik Bosna’daki eskimiş üniversite sisteminin yanına çağdaş bir eğitim modeli koymanın heyecanını da duydum.
Yusuf Armağan : Balkanlarda ilk Türk üniversitesi diyebileceğimiz üniversitenin kuruluş amacını özetleyebilir misiniz?
T. Erkan Türe : Bir Avrupa ülkesi üniversitesi olan IUS’un vizyonu şöyle: Kurucularımızın, eğitmenlerimizin, öğrencilerimizin ve diğer paydaşlarımızın ortak çabaları ile uluslar arası düzeyde kalitesi kabul edilen bir yüksek öğretim ve araştırma kurumu ve bir mükemmellik merkezi olmaktır. IUS bilim, sanat ve teknoloji üretip insanlık yararına sunmak; bilgiyi kendisi ve çevresi için değere dönüştürebilen, özgür, katılımcı, paylaşımcı, değişime ve gelişime açık fertler yetiştirmek için kuruldu. Bosna’daki akademik beyin gücünün yarısı savaş döneminde ayrılmış. Gidenlerin çoğu geri gelmiyor çünkü hem ücretler düşük, hem de Bosna’daki mevcut arkaik üniversite modeli onlara cazip gelmiyor. IUS onların bir kısmını çekebilir. 2003’te başlayan ilk beş senede, üniversitenin açılması, tanınması ve üç Fakültede 13 programın faaliyete geçmesi, kampus inşaatının başlaması ve bazı binaların teslim edilmesi öngörülüyor. Sonraki beş senede ise lisans üstü programlar ve araştırma enstitüleri açılması, kampus inşaatının tamamlanması gibi aşamalar gelecek.
Yusuf Armağan : Üniversite bir vakıf bünyesinde faaliyet gösteriyor. Bosna’dan ve Türkiye’den çok önemli isimlerin maddi, fikrî, manevî anlamda katkıları var. Bu üniversite fikrinin ortaya çıkışını doğrusu merak ediyoruz.
T. Erkan Türe : Bosna savaşı bittikten sonra Saraybosna Eğitim Bakanı Türkiye’ye geldiğinde bazı bürokratlara “Türkiye bize söz vermişti. Bosna’da bir üniversite kuracaktınız. Sözünüzü yerine getirmediniz” diye sitem etmiş. Bizimkiler de demişler ki, “Üniversiteleri hükümetler değil, sivil toplum örgütleri daha kolay kurar. Bir vakıf bunu yapsın. Siz Bosna’da vakfın mevzuat tarafını araştırın. Biz de buradan hayırseverleri bulmaya çalışalım.” Böyle başlamış ve çok zorluklar aşılarak bugüne gelinmiş. Merhum Aliya İzzetbegoviç’in doğrudan katkısını bilmiyorum ama ruhunun bu projenin gerçekleşmesinden çok huzur duyacağına eminim. Nitekim onun yakın arkadaşları ve çevresi de bu projeyi çok önemsiyor ve destekliyor.
Yusuf Armağan : Türkiye ve Bosna Hersek taraflarında bu üniversite fikri nasıl karşılandı?
T. Erkan Türe : Saraybosna’ya Nisan – Haziran arasında 3 kez kısa seyahatler yaptım. Haziran sonundan itibaren orada göreve başladım. Türkiye’den gelen çeşitli düzeylerdeki sivil ve resmi heyetler IUS’a yollarını uğratmak için gayret gösteriyorlar ve geldiklerinde hem memnuniyetlerini, hem desteklerini belirtiyorlar. Henüz yeterince duyulduğumuzu sanmıyorum ama duyanların ilk şaşkınlığı kısa zamanda takdire ve desteğe dönüşüyor. Orada ise en üst düzeyde kabul ve destek görüyoruz. Özellikle büyük kampüs projemizin bir an önce tamamlanması için bizi teşvik ediyorlar.
Yusuf Armağan : Üniversitemizi diğer üniversitelerden ayıran temel özellikler neler olacak? Nasıl bir eğitim vaat ediyorsunuz? Üniversite yakın ve uzak gelecekte kendisine nasıl bir ufuk çiziyor? Hedefleriniz neler?
T. Erkan Türe : Biz günümüzün yönetim modeli olan Toplam Kalite Yönetimini hem idari süreçlerimizde, hem de eğitim süreçlerimizde uyguluyoruz. IUS’ta öğrenim gören bir öğrenci küçük sınıflarda okur ve çok yakın öğretim üyesi desteği ile, derslerde seyirci değil katılımcı bir rol üstlenir. IUS’ta öğrenimin temel özellikleri: takım çalışması ile aktif öğrenme, öğrenci asistanlık yaparak üniversite hayatına bizzat katılım, uygulamalı projeler yaparak beceri kazanma ve topluma doğrudan katkı sağlayarak öğrenme, sürekli ölçme-değerlendirme, yoğun bilgisayar ve görsel teknoloji kullanımı, rekabet yerine paylaşımı esas alma demektir. Öğrenci fakülteler ve programlar arasında kolayca geçiş yapabilir veya seçtiği programda çok sayıda seçmeli ders alarak kendini farklı yönlerde geliştirebilir. Kendine güvenen çift diploma almayı hedefleyebilir. Bunlar günümüz üniversitelerinin pek çoğunda yeterince vurgulanmayan veya yaygın olarak uygulanmayan yaklaşımlardır. Özgür ve huzurlu bir ortamda, bizimle benzer değerleri taşıyan dost bir ülkede, dünya standartlarında bir üniversite sunuyoruz. IUS’ta okuyan her Türk öğrenci çok akıcı İngilizce ile ve temel Boşnakça konuşma becerisiyle, çok iyi bilgisayar kullanma, sunum yapma, sorun çözme, rapor yazma ve takım çalışması becerileriyle mezun olacak.
IUS’ta fakülteler ve programlar, akademik personel ve öğrenciler birbirleriyle rekabet etmez. IUS’un personeli, öğrencileri ve birimleri birbirini tamamlayan takım arkadaşlarıdır.
Hedefimiz Avrupa’nın en iyi üniversiteleri arasında olmak, mezunlarımızı dünyanın her yerinde başarılı olacak bilgi, beceri ve donanımla yetiştirmek. Şu anda ABD, Avusturya, Kanada, Avustralya, Bosna ve Türkiye’den profesörler ve öğretim elemanları var, akademik kadrolara çok nitelikli başvurular alıyoruz. Ayrıca Bosna’daki çeşitli kuruluşlarda görev yapan, iyi eğitime ve çok değerli birikime sahip değişik ülkelerden gelmiş yöneticiler de akademik kadromuzu verecekleri seçmeli derslerle zenginleştirecekler.
Türkiye’de çok yüksek puanlarla girilen üniversitelerde hala 20-30 sene önceki ders notları ve yöntemlerle eğitim yapan akademisyenler var, IUS’ta bunlar olmayacak. IUS öğrenci ve öğrenme odaklı olmayan, kaliteyi, şeffaflığı, hesap verebilirliği ve kolay erişilebilirliği benimsemeyen, uygulamadan kopuk sırça köşkte yaşayan akademisyenler için değil.
Yusuf Armağan : Hangi ülkelerden öğrenci kabul ediyorsunuz?
T. Erkan Türe : Öncelikle Bosna ve Balkan coğrafyasından, Türkiye’den ve tabii dünyanın her yerinden gelecek öğrencilere açık, onları birbirleriyle kaynaştıracak, günümüz dünyasının gerektirdiği donanımla onları yetiştirecek bir eğitim kurumu olmak istiyoruz. Çok yeni olmamıza rağmen şu anda bile pek çok ülkeden öğrencimiz var, IUS’ta temsil edilen ülkelerin sayısının artması hedeflerimiz arasında.
Yusuf Armağan : Türkiye’den başvurmayı düşünen öğrenciler ne yapmalı? Kimler müracaat edebilir?
T. Erkan Türe : Türkiye’den ÖSS’deki 185 barajını geçenler (veya SAT vb. gibi uluslar arası sınavlarda yeterli puan alanlar) bize doğrudan müracaat edebilir, ayrıca bir sınav yok. İstanbul Ofisimize (0212 533 3771) baş vurarak, Internet sayfamıza girerek (http://www.ius.edu.ba/) temel bilgiler edinilebilir. Diploma, ÖSS puanı, kimlik, resim gibi çok temel belgelerle başvuruluyor. Tabii ki pasaport gerekiyor, iyi haber: Bosna Türkiye vatandaşlarından vize istemiyor. İstanbul – Saraybosna 100 dakikalık bir uçuş!
Türk öğrenciler için kısa vadede en cazip tarafı Türkiye’deki benzer kalitede vakıf üniversitelerine göre IUS’a kolay girilebilmesi ve daha ekonomik olması. Bosna’da lise düzeyindeki yarış Türkiye’deki gibi sıkı olmadığı ve IUS’un farklılığı henüz yeterince bilinmediği için ÖSS sınavında 185 puan barajını geçen Türk öğrencilerin yukarıdaki programlardan herhangi birisine sınavsız girmeleri şimdilik mümkün. İleride Türkiye’ye ayırabildiğimiz kontenjan azaldıkça ÖSS puan barajı hızla yükselecek. En geç 3 sene içinde ÖSS kılavuzunda yerimizi almak istiyoruz.
IUS’u farklı ve cazip kılan önemli bir hizmetimiz daha var: ÖSS puanı olmayan veya geçerlilik süresi dolan öğrenci adayları önce İngilizce yeterliği kazanmak için buraya gelebilirler. İngilizce öğrenirken biz onları SAT sınavına da hazırlıyoruz, böylece bir sene sonra hem istedikleri ABD üniversitesinde okuyacak düzeyde İngilizce öğrenmiş, hem de IUS’a (veya ABD üniversitelerine) girmek isterlerse ileride Türkiye’de denklik başvurusu yapmak için yeterli SAT puanı almak şansı kazanırlar, çünkü SAT barajı, ÖSS barajından daha kolay geçiliyor.
Yusuf Armağan : Eğitiminiz belli bir ücrete tabi. Bu konu hakkında söylemek istediklerinizi alabilir miyiz? Burs imkanları var mı?
T. Erkan Türe : İngilizce hazırlık sınıfı için eğitim ücreti yıllık 4 bin Euro. Yurtlarda kalan öğrencilerin aylık geçinme masrafları (harcama alışkanlıklarına bağlı olarak) 150 - 250 Euro arasında tutuyor. Fakültelerde ücretler ise 5500 Euro. Türkiye’den gelen öğrenciler için IUS göreceli olarak ekonomik sayılabilir. Zira Türkiye’deki pek çok vakıf üniversitesinin sadece öğrenim ücreti IUS’taki öğrenim ücreti + tüm geçinme masraflarından daha yüksek. Çeşitli burs veya indirimler söz konusu olabiliyor. ÖSS puanına göre indirimler, başarılı veya gerçek ihtiyaç sahibi öğrencilere kısmi burslar veya öğrenci asistanlık gibi fırsatlar sunuluyor. Ofisimizle bağlantı kurarak ayrıntılı bilgi almakta yarar var.
Yusuf Armağan : Bosna’da öğrencileri bekleyen yaşam hakkında biraz bilgi alabilir miyiz? Onları nasıl ortam (çevre, insan ilişkileri, sosyal hayat, eğitim ortamı v.s..) bekliyor?
T. Erkan Türe : IUS’u yurt dışındaki üniversite alternatifleri arasında benzersiz kılan bir noktayı sordunuz. Buraya gelecek öğrencileri Avrupa’da geçerliği olan bir diploma alma imkanı ve çok güzel bir tarih ve kültür şehrinde, dost, güvenli ve güvenilir bir ortamda öğrenim bekliyor. Hem Avrupa’ya, hem Türkiye’ye çok yakınız, bunu tarihi, coğrafi, duygusal ve kültürel anlamda söylüyorum. IUS’u düşünen öğrenci ve aileler önce Saraybosna’ya gelen herhangi bir kişiye sorsunlar, zannediyorum karar vermeleri kolay olacaktır. Yemyeşil bir ülke, kolay ulaşım, lezzetli bir mutfak, dost ve candan insanlar, zengin kültürel hayat, birbirinden güzel ve anlamlı tarihi eserler ve şehirler görmek isteyenleri davet ediyoruz. Buradan Avrupa’ya açılmak da çok kolay. IUS’ta bir aile sıcaklığı bulacaklarına emin olabilirler. Veliler de evlatlarını bize gönül rahatlığı ile emanet edebilirler. Bu sonbaharda çeşitli öğrenci kulüpleri kurarak sosyal, sportif ve kültürel faaliyetleri sıklaştıracağız, Saraybosna bu anlamda da çok zengin fırsatlar sunuyor.
IUS çalışanları ve öğrencileri ifade özgürlüğüne, adil olmaya, dürüstlüğe, doğruluğa, öğrenmeye adanmışlığa, farklılıklara ve çeşitliliğe saygılı olmaya, mükemmelliği aramaya, barışçı ve paylaşımcı olmaya, estetik güzelliğe önem vermeye, değer üretmeye ve sosyal katılımcılığa inanır ve bunların gereğini yapmaya çalışır.
Yusuf Armağan : Geçtiğimiz yıl okulunuz İngilizce hazırlıkla başladı. Bu sene öğrencilerin tercih ettiği bölümler faaliyete geçiyor. İlk kabul edilen öğrencilerinizin başarı düzeyleri nasıldı? Bu sene açılan bölümler hangileri? Bu bölümlerde hangi hocalar görev yapacak?
T. Erkan Türe : Birinci yılımızda yeni başlamamızdan kaynaklanan bazı eksiklikler sebebiyle Hazırlık Sınıfında başarılı olan öğrenci yüzdesi 55 civarında oldu. Başarısız olanları bir dönemlik bir programa alıyoruz, böylece arkadaşlarına dört sene sonunda yetişme fırsatı vereceğiz. Üniversitemiz akademik yapı olarak Türkiye’deki Sabancı Üniversitesi modeli üzerine kuruldu. Buna göre birinci yıl tüm öğrenciler ortak üniversite dersleri alırlar. Bu dersleri ABD, Avusturya, Kanada, Avustralya, Bosna ve Türkiye’den seçilmiş, dünyanın en iyi üniversitelerinde yetişmiş ve ders vermiş profesörler ve öğretim elemanları veriyor. Bu modelin en önemli özelliği Fakülteler ve Programlar arasında kolay geçiş yapılabilmesi. Yani tercih hatası diye bir şey söz konusu değil, memnun değilseniz programınızı, hatta fakültenizi değiştirebilirsiniz. Ayrıca her akademik programın içinde çok sayıda serbest seçmeli ders var. Mesela bilgisayar mühendisliği okuyan üç öğrenciden birisi işletme derslerine yönelirken ikincisi endüstri mühendisliği konularına, üçüncüsü ise grafik tasarımı derslerine ilgi gösterebilir ve o programdan çok sayıda ders alabilir. Dediğim gibi çift anadal yaparak iki diploma alma imkanı da var. Fakülteler ve programlar şöyle:
Sanat ve Sosyal Bilgiler Fakültesi altında Görsel Sanatlar ve İletişim Tasarımı, Kültürel Çalışmalar, Sosyal ve Siyasi Bilimler ile Batı Dilleri ve Edebiyatları.
İktisat ve İşletme Fakültesi altında Yönetim Bilimleri, Ekonomi ile Uluslararası İlişkiler ve Halkla İlişkiler.
Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi altında Biyoloji ve Biomühendislik, Bilgisayar Bilimleri ve Mühendisliği, Endüstri Mühendisliği, Malzeme Bilimleri ve Mühendisliği, Mikroelektronik ile Sistem Tasarımı.
Yusuf Armağan : Bosna-Hersek’in üniversitelerindeki mevcut eğitim yapısı nasıl? Üniversitemizin bu yapıya nasıl bir katkısı olacak?
T. Erkan Türe : Bosna’daki geleneksel üniversitelerde arkaik bir yüksek öğretim sistemi yaygındır, fakülteler birbirinden bağımsızdır. Öğrenci - öğretim üyesi ilişkisi çok zayıftır, derse devam gerekliliği yoktur. Bir dersten yılda bir kere sınav yapılır. İki dersten kalan öğrenci tüm sene bu iki ders için beklemek zorundadır. Orada ciddi bir kapasite sorunu olmadığı için üniversiteye girmek bize göre çok daha kolay, ancak mezun olmak çok zordur. Verilen eğitimin sağladığı katma değer günümüz standartlarına göre düşük kalmaktadır. Bu eski yapıyı değiştirmek, öncelikle AB’nin belirlediği Bologna kriterlerine uymak zorundalar. Nitekim Bosna üniversitelerinde Bologna Kriterlerine uyum projesi başladı, projenin başında da sonbaharda IUS’ta görev yapacak Bosna’lı bir profesör var. IUS yukarıda açıklanan modeli, çalışma sistematiği ve oradaki üniversitelerle yaptığı işbirlikleri ile bu misyona ciddi katkılar sağlayacaktır.
Yusuf Armağan : Üniversitenizde okuyan öğrencilerinizle aranızda hoş bir diyalog var. Bunu onlarla İstanbul’da yaptığınız toplantıda gözlemledik. Yeni müracaat eden öğrenciler ve velilerle de bu ilişki biçiminizi sürdürüyorsunuz. Bu bizim pek de alışık olmadığımız bir durum. Ne diyeceksiniz? Bu durum öğrenci-hoca ilişkisinde önemli olsa gerek?
T. Erkan Türe : Sizin de gözlediğiniz bu diyalog ve iletişim tarzı bizim en belirgin vasıflarımızdan birisi olacak. Pek çok üniversitede öğrencinin akademisyenlere ve üniversite yönetimine erişmesi çok zordur. Bir özeleştiri yaparsak akademisyenler bir üniversitenin öğrenci için var olduğunu kabul etmekte ve buna uygun davranışları göstermekte yeterince başarılı sayılmaz. Üniversite yönetimleri misyonlarını doğru tanımlarsa ve bunun gereğini yaparsa akademisyenler ve yöneticiler bugün gözlediğiniz gibi davranmak zorundadırlar, başka yolu yok! Biz Marmara Mühendislikte 2000 yılında Avrupa Kalite Ödülü finalisti olurken en temel üstünlüklerimizden birisi öğretim üyesi-öğrenci ve yönetim-öğrenci ilişkileri oldu. Dünyada gidiş bu yönde ve IUS bu konuda öncü ve model olmayı amaçlıyor. Bunu da rektör olarak en önce ben yapmalıyım.

Yusuf Armağan : Eğitim ve yurt binanız hakkında bilgi alabilir miyiz? Yeni kampus inşaatınızın devam ettiğini biliyoruz. Bir temel atma töreni de sanırım programınızda var.
T. Erkan Türe : Şu anda Avusturya döneminde yapılmış ve Vakfımız tarafından kiralanıp restore edilmiş çok güzel bir binada eğitim yapılıyor. Bu asırlık bina çok geniş bir kapalı alana sahip ve 2005 – 2006 Akademik Yılında da bize yetecek, ancak 2006 sonbaharında yeni kampüsümüzden bir binayı da kullanmaya başlayacağız. Kampüsümüz Sarajevo’ya 10 km mesafede, havaalanına çok yakın olan Ilıca Belediyesi sınırları içinde 65 dönümlük etrafından nehir geçen çok güzel bir arazide kurulacak. Kampüs tam anlamı ile bir bütünleşik tesis olacak, yani akademik binaları, yurtları, sosyal ve sportif tesisleri, oteli, çarşısı her şeyi içinde olacak. Ilıca’da yatay yapılanma ve çok zengin yeşil alanlar var, bu yüzden ferah ve huzurlu bir beldedir. Kampus bitene kadar şehir merkezine daha yakın olan mevcut binamızın imkanlarından ve güzel konumundan yararlanmaya devam edeceğiz. İlk sene az sayıda öğrencimiz olduğu ve binamız büyük olduğu için öğrencilerimizi yurtlara dönüştürülen üst katta misafir ettik. Bu sonbahardan itibaren tüm bina eğitim ve araştırma amaçlı kullanılacağı için Vakıf Yönetimi yurt olarak kullanılmak üzere güzel binalar kiraladı. Geçen sene gelen öğrencilerin bir kısmı ise evlere çıkmak istiyorlar, yurtta kalmaya göre daha rahat ve hesaplı olacağını düşünüyorlar. Yurt işletmesi Vakıf Yönetiminde olacak. IUS olarak biz yurtlarla yakından ilgilenecek ve sunulan hizmetlerin kalitesini denetleyeceğiz. Ben yurt olarak kiralanan binaları inceledim. Bunlar lüks apartmanlar olarak yapılmış. Yani yurttan çok ev rahatlığı sunuluyor. 2, 3, 4 ve 5 kişilik odalar olacak. Yurtlarda kişisel temizlik için gerekli donanım ve otomatik çamaşır yıkama makineleri var. Yatak, çarşaf vb. gibi parçalar ve genel temizlik için ayrıca görevliler olacak. Kampüs temel atma töreni bu sonbaharda yapılacak ve üst düzeyde bir katılım ve tanıtım imkanı sunacak.
Yusuf Armağan : Gençlere ve velilere bir mesajınız var mı?
T. Erkan Türe : Öğrenci ve velilerin ilk sorusu “IUS’un denkliği var mı?” oluyor. Bu bilincin yerleşmesinden memnunuz, ancak bunun doğru bir bağlamda değerlendirilmediğini görüyoruz. IUS Türkiye’nin bir üniversitesi değil, bir Avrupa ülkesinin eğitim kurumu. Yurt dışındaki bir üniversite açılır açılmaz YÖK’e gelip “biz denklik istiyoruz” diye izin almaya çalışmaz. Öğrencilere tavsiyem üniversite seçerken “Kolay diploma veriyor mu? Diploması ile devlet memuru olabilir miyim? Bu diploma ile askerlik sürem kaç ay kısalır?” gibi sorularla yola çıkmasınlar. Gerçek hayatta diplomalara değil kişilerin bilgi, beceri ve donanımlarına bakılır, piyasa değerini bunlar oluşturur. Bir öğrenci üniversite seçerken şu sorulara cevap aramalıdır:
· Bu üniversite nasıl bir öğrenme ortamı sunuyor? Üniversitenin bulunduğu ülke ve şehirde hayat nasıl? Güvenli mi, ayrımcılık var mı? Kültürel farklılıklar benim yaşantıma tahammülsüzlük derecesine varıyor mu?
· Bu üniversite nasıl öğretim elemanları ile eğitim hizmeti sunuyor?
· Bu üniversitede ne tür araç, gereçler, hangi yöntem ve yaklaşımlarla eğitim yapılıyor?
· Bu üniversitenin öğrenciye bakışı nasıldır? İdari ve akademik personelin öğrenciye yaklaşımı, ona verdiği değer, gösterdiği ilgi ne düzeydedir?
· Bu üniversitenin diğer kurumlarla, dış dünya ile ilişkileri nasıldır? Bana ne gibi açılımlar, fırsatlar sunabilir?
· Bu üniversitede eğitim almam bana hangi bilgi ve becerileri kazandıracaktır?
· Bu üniversiteden mezun olduğumda benim piyasa değerim ne olur?
· Bu üniversiteyi bitirdiğimde dünyanın her yerinde başarılı olacak bir birikim ve donanıma sahip olacak mıyım?
IUS Türkiye’den gelecek öğrencilerin denklik konusundaki endişelerini önemsemektedir ve bu konuda YÖK üyelerinden de danışmanlık alarak gerekli adımları sağlam bir sistematik içinde atmaktadır. Eğitim yeni başladığı için bu sürecin birkaç sene süreceğini bilmek gerekiyor. Türkiye’de istediği gibi bir üniversiteye giremeyen tüm öğrencilere ve velilerine bizi tanımalarını ve yukarıdaki sorulara diğer alternatiflerden alacakları cevapları karşılaştırarak bilinçli tercih yapmalarını öneriyorum.
Yusuf Armağan : Söyleşimizi okuyanlar bu heyecan verici üniversiteye ne gibi bir katkıda bulunabilirler?
T. Erkan Türe : Öğrenci veya veli olmayıp da bu projeden heyecan duyan bir okurumuz bizi arayıp, “IUS için ne yapabilirim?” diye sorabilir. Belki yakınlarında ihmal edilmiş, nitelikli ama fakir öğrenci adayları vardır. Bu öğrencilere burs verebilir veya bize destek olarak bu tür öğrencileri kendi adına okutmamızı isteyebilir. Bu sene IUS’ta Bosna’daki savaşta babaları şehit edilmiş 17 genç tam burslu olarak öğrenim görecek. Hem bu tür öğrencileri desteklemek, hem kampüsü inşa etmek, hem IUS’u yaşatmak Vakıf için ağır bir yük, herkes bu yükü kaldırmaya talip olanlara küçük de olsa bir el verebilir. Bilinsin ki IUS’a bağışlanan her kuruşu çok iyi değerlendiririz, emaneti ziyan etmeyiz. Biz o coğrafyadaki (veya yakınımızdaki) böyle gençleri en iyi şekilde yetiştirirsek barışçı ve bütünleştirici bir dünya vizyonunun varisi ve sahibi olduğumuzu gösterebiliriz. Dünyadaki haksızlıklar, acılar ve eşitsizlikler için üzülmekle yetinmeyelim, belki daha fazlasını yapabiliriz. Bir okurumuz “ben Bosna’dan, Arnavutluk’tan, Kosova’dan, Sancak’tan, Diyarbakır’dan, Açe’den, Sudan’dan, Myanmar’dan, Afganistan’dan bir gence IUS’ta eğitim görmesi için burs vermek istiyorum” derse, biz oralardan durumu en uygun öğrenciyi bulur getiririz. “Ben bir genci bursla destekleyeceğim ama sizin verdiğiniz rakamlara göre yıllık öğrenim ücreti + geçinme masrafı 6000 Euro’yu geçiyor, ben ise en fazla 2000 Euro verebilirim” diyorsanız, ben kalan masraflar için Vakıftan destek alırım ve o genci okuturum. Size o gencin eğitimiyle ilgili düzenli rapor gönderirim ve okuttuğunuz gencin IUS’u bitirince dünyanın en iyi üniversitelerinin yüksek lisans programlarından kabul alacağına, en iyi şirketlerde iş bulacağına garanti verebilirim.
Daha mütevazı bütçeyle destek olmak isteyenler ise bizim öğrenim bursu verdiğimiz bir gencin barınma ve beslenme masraflarını karşılanabilir. Bir öğrencinin kitaplarını alabilir, giyim masraflarını karşılayabilir. Bilgisayar alıp laboratuarımıza bağışlayabilir. IUS’u bir dergiye, elektronik yayına abone yapabilir.
Yusuf Armağan : Hocam sizi hem toplantılar boyunca hem bu söyleşiye verdiğiniz cevaplar boyunca hep heyecanlı gördük. Allah heyecanınızı eksik etmesin. Teşekkür ediyoruz.
T. Erkan Türe : Bize kendimizi anlatma ve tanıtma fırsatı verdiğiniz için çok teşekkür ediyoruz. Yolu Bosna’ya düşenleri mutlaka IUS’a da bekliyoruz. Bizi unutmayınız.
Yorumlar
Allah muvaffak etsin...
Pzt, 26/09/2005 - 10:52 — Nuh A. TUNAGüzel bir oluşum,güzel insanlarla
güzel bir yerde tanıtıldı...
Prof. Dr. Tahsin Erkan Türe 'ye çıktığı bu yolda
başarılar diliyor..Türkiye'den kardeşlerinin her daim arkasında olduğunu bilmesini istiyorum...
''yapmacıklarla değil gerçeklerle olmalı her şey''
teşekkürler...
Paz, 09/07/2006 - 18:48 — Ayşenur BulutSarajevo Üniversitesi "üniversite" diyebileceğimiz kaliteli okullardan biridir.Yeni bir oluşum olmasına rağmen oldukça hızlı ilerleme kaydediyor.Bunda elbette bu işe gönül vermiş insanların emeği büyüktür. Bizim de en içten dileklerimiz Sarajevo'ya gitsin , başarılarının devamını dilerim.Yusuf Armağan 'a da bu istifadeli röportajı bizimle paylaşması hasebiyle şükranlarımı belirtirim.