renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Müslümanıma Kolalı da Ramazan Ne Güzel Yakışır


Fonda kullanılan müzik yaşayan insanımızın bildiği en klasik ilahiden devşirme. Sordum sarı çiçeğe kısmını anlayabiliyorsunuz. Ama akabinde on parmak bir darbuka resitali giriveriyor. Hımm... İftar için dakikaları, televizyonların köşelerine sıkıştırılmış elektronik tabelalardan dört bir gözle eksilten aileleri bir o yana yatırıyor bir bu yana. Ama izleyici hacıyatmaz gibi olmalı. Devrilmemeli. Damara çaktırmadan süzülmeli imaj. Önce az biraz huzur verilmeli gözlerini ekrandan ayıramayanlara. "Sordum sarı çiçeğe...", sonra Ramazan yani eğlence çıkarımından yola çıkılmalı ve darbuklar konuşmalı : "trrraak trrrak düm trrraak..." Huzurdan almalısınız bir anda insanları. Ve savrulmalı insan. Direklerarası, nerede o eski ramazanlar, ağzından ateş çıkaran amcalar, masa üstü dansözler, feshane, neon ışıklar, havai fişekler... Görüntüde Urfa'dan Zonguldak'a tanıdık bildik insanlar, başı örtülüler, ak sakallı dedeler ve çocuklar camiler, minareler, grup vakti görüntüleri, iftarlık süsü verilerek kurulan sofralar, hurmalar, bir oraya götürüyor izleyeni bir buraya... Zonguldak'ta kömür madeninde alınteri, ekmek...

Ve reklamın o müthiş hızı yavaşlayıveriyor bir anda. Belli ki vakit girmektedir. Ve yeniden başlıyor herşey. Yeniden anlam kazanır hayatımız. Kendine has sesi, kokusu, köpüğü ve soğukluğuyla doluverir bardaklara Coca-Cola. Hadi Allah kabul etsin...

Yine fonda iç gıdıklayan bir müzik. İftar hazırlıkları içerisinde bir başka ev. Buğulu bir cam. Biraz hüzün olmalı ama di mi?... Çünkü sevgili tüketim kölelerimizin hüzne de ihtiyacı var. Müşteri derlermiş eskiden. Şimdi tüketici diyorlar. Hadi başlayalım köle-kralımızı kullanmaya. Bembeyaz bir yazma... Tombul bir ninecik... Ayyy ne şekeeer... Afacan ve zeki oğlumuz nineyle camın buğusunu kaldırınca gözgöze geliyor. Gülümsemelerin yanına hüzün ilave edilmiş bir tutam. Burada insanlar yutkunacaaak! Yutkunun!. Eyvallah... Eyvallah Serdar Erener kardeş; ellerine sağlık. Madem başarılmıştır istenilen o zaman kutlamaya da geçilebilir tabii... Ve masaya promosyon bir tabak ilave edilir hemen. Teyzecik de katılır ayine. Ne masadakiler bilirler bunun ayin olduğunu, ne çocuk ve ne de ninemiz... Dolldurrrr Cola-Turka'ları evlat... Şerefe... Hadi Allah kabul etsin...

Coca-Cola, Pepsi, Cola Turka... Ya bi de sizler olmasaydınız? Biz ne yapardık bu ramazanlarda? Orucumuzu neyle açardık? Peki siz olmadan önce oruç tutanların oruçları n'olacak şimdi? Alo Fetva cevap ver! Kabul olur mu onların oruçları? Siz
olmasaydınız biz ailemizle biraraya gelemezdik ki iftar sofralarında. Ve bir yaşlının elinden tutup getiremezdik soframıza. Buğulu camların arkasına bakmayı akıl edebilir miydik acaba? Sanmıyorum. Ya çocuklarımıza nasıl anlatabilirdik şu ramazanı? Şimdi çocuklarımıza kola diyiveriyoruz şıppadanak anlayıveriyorlar ramazanı. Kola ramazanın "leb"i oluverdi işte. İhtiyarlarımız bugüne kadar boşa geçirdiklerini anladıkları ramazanlara yanıyorlar. Ahh direklerarası bi kolan eksikmiş senin.

İyi ki varsın Coca-Cola... Çok yaşa Pepsi... Sen de geri durma öyle Cola-Turka... Ramazan deyince akla siz geliyorsunuz artık. Müslümanıma kolalı iftarlar da ne güzel de yakışıyor.

Şimdi ben birkaç bin yıl sonrasına gidiyorum... Bir haber... "Prof.Dr. Ahmet Karamba Aslanus tarafından İstanbul'da yürütülen arkeolojik kazılarda ilginç bulgulara ulaşıldı... Kur'an'da zikredilen bildiğimiz orucun 2000'li yılların başında kolasız açılamayacağı neredeyse gün gibi aşikar... Kazı çalışmalarında ele geçirilen bir VCD de yer alan görüntülerin çözümlenmesi üzerine ulaşılan bilgilerde kolanın Ramazan'ın vazgeçilmez bir unsuru olduğu öğrenildi... Buradan yola çıkarak kola içmenin lezzetine varmak için oruç tutan insanlar olduğu gibi bazı kimselerin ise kola bulamadıkları için oruç tutmadıkları tahmin edilmektedir... Aslanus ve ekibini şaşırtan en önemli şeylerden biri de, geçtiğimiz günlerde ele geçirilen görüntülerde "sokağa çık sokağa hayat sokakta" diyen bir firmanın nasıl olup da eve dair görüntüler kullandığıydı... İzleyelim ve görelim bakalım atalarımızın daha ne garabetleriyle karşılaşacağız"

Kola; sizin ve cemaatinizin resmi sponsoru!

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

Hiciv Üzerine

Hiciv yazılarını oldum olası sevmişimdir, hele de hicvedemediklerim hicvedildikleri zaman, beşiktaş gol atmış gibi sevinirdim. Şimdi bu yazını okudum da, 'colanın, islâmi kesimi tüketim manyağ yapmak için uyguladığı kapitalist zihniyet' bundan daha iyi hicvedilemez dedim kendi kendime.

Şimdi mizahi bir üslupla cevap vermeye kasmıycam, zira bende mizahi unsur pek bulamazsınız, didik didik ara istersen:) Hoş olmuş, güzel olmuş:)

Muhabbetle.

şİMdi RekLAmlaR

Eee ramazan geldi , geleneksel hiciv yazıları da başlasın di mi? :)

Kola hakkında hep sayarız ama içmekten de asla vazgeçemeyiz.

Ramazan islami kesim diye adlandırılan topluluğa ulaşmak için büyük bir fırsat. Reklam veren yerinde olsanız, hele de bir içecek firmasıysanız bu fırsatı kesinlikle kaçırmazdınız.

Bir de piyasada bilmem kaç tane kanalın iftar programlarına sponsor olabilecek kadar güçlü Finans Kurumları var öyle değil mi?

Buyurun cenaze namazına...

Yani uzun lafın kısası, reklam verene bakmamalı , tüketiciyi bilinçlendirmeye çalışmalıyız...

Vesselam.

Her vakit çuvaldızı kendime

Tutmuyor yerini..

Yoğun ve nitelikli bir yazı. İlla ki bir şeyler yazmak lazım dedirtiyor insana. ama dedim ya çok yoğun.. sanki söylenecek fazla bir şey bırakılmamış gibi. Hayır öyle değil. Aslında sadece, eskilerin müşteri dediklerine şimdilerde TÜKETİCİ deniyor olması dahi başlı başına bir mevzu başlığı. Ne biçim laf o öyle kardeşim "Tüketici". "Yok edici" gibi bir şey. Makina sanki. Evet işte bu. Arzu edilen bu. Makina gibi yükle, kur ve istediğini yaptırmak için yönlendir.

Şimdi çok tilki var aklımda. Lakin ben sadece bir kaç tanesini söyleyeceğim.

Evet, çoğu kere adını siyonistlere vs yaptığı yardımlarla duyduğumuz Cocacola ve Pepsi'nin Ramazan soframıza elini uzatıp, kendisine düşmemesi gereken Ramazan'dan pay almaya çalışması ve her ne marka olursa olsun, colanın Ramazan sofralarının olmazsa olmazı haline dönüştürülmeye çalışılması.. ve dahi bu amaçla ortaya konan reklam fragmanlarındaki duygu sömürüsü oldukça ilgi çekici. Vallahi şu gazlı içeceklerde iftarda iyi gidiyor ama bari en azından markalara dikkat etmeli değil mi ya.

Malesef biz buyuz ve bu kadarız ama. Bakınız; Türkiye'nin İslamî temayülde olan ciddi gazetelerinden birinde şöyle bir yazı başlığı görmüştüm Ramazan'dan bir kaç gün önce " Ramazan; sadece yemek ve eğlenceden ibaret değildir ". Ramazan'ın ne kadarı yemek, ne kadarı eğlence. Aslı ile ne alakası var bunların. Bunların zıttı değil midir Ramazan.

Ramazan'dan bir süre önce. Dostların sofrasındayız. Coca cola ya da Pepsi markalarından biri geliyor masaya. Yahu bari Turka alsaydınız diyorum biraz da kızarak. Burada satmıyorlar denince.. almasaydınız o zaman karşılığını veriyorum. Bir de üstüne üstlük şunu duyuyorum "zaten tutmuyo be abi". Zıkkımın kökünü için diyorum. Çekerler o kadar Selim abilerinin sitemini.

Bunların üzerine daha bir şey söylemeye lüzum var mı! Bence yok.

Bir de şu var..

Cola Turka ya bir yaklaşım da şu : 'Abi , tadını bozdular Cola

Turka'nın yaaaa!!! İlk çıktığı zamanki gibi değil artık...'

(unutmadan bir de ilk çıktığı zamanki derler..sanki son çıktığı zaman varmış gibi :) )

''yapmacıklarla değil gerçeklerle olmalı herşey''

bir shoplanmış photo ve son cümle...

bir fotoğrafla başlayan ve vurucu bir cümleyle biten bir yazı... merak ediyorum şimdi... bu adamları iyice çalkalasak şööle, kafalarınkini de pop diyerekten açıversek acaba gaz yapmışlar mıdır? köpürürler mi mesela? onların da asitleri kaçar mı? yoksa çoktan hazmetmişler midir başlarına geleni? insanoğlu bu işte n'apsın merak ediyor:)

sahi bu fotoğrafa bakan bir kendisini bu fotoğrafta görür mü? hayır mı? çünkü bu bir fotomontaj değil mi? ya gerçekte durum nasıldır? çok mu farklıdır? kim bilir? belki farklıdır belki değildir?

sponsored by : coca-cola co. -ramazan sponsorunuz!-

eskilerden bir bant tiyatrosundan bir cümle geldi şimdi aklıma:

"ramazanda müslüman şevvalde demokrat!":)))

Güçlük çekiyorum..

"pepsi haram mı?ki cola da içmeyelim ,ama cola üreten milletin bilimum eşyasını,made in ini ,fikrini alalım da cola mı?almayalım.
amanin..diyelim.avrupa insan hakları mahkemesi diye biyer var..sahi niye var..veya AB yakarışımız..cola isteğinden masum mu.?yada kefesi mi yok tartamıyoruz.??
komik diyaloglar bunlar..turka yok mu?..var mı?zemzem nerede duracak..
biz mi aydınlananız,,bunca halk mı karanlıkta..kanan kim.?herkes takiyye mi yapıyor.? "

Bu şekilde diyalog kurmak mümkün değil Creal. Bu konuların hemen hepsi gündeme geldi ve konuşuldu halbuki yine bu sayfalarda. Üst bakışınızı! alışkanlık haline getirdiğiniz yoğun sitem ve biraz da ihtihza içeren karmaşa yumağı şeklinde sunmakla bir yere varabileceğimizi sanmıyorum.

Bahsettiğiniz hususların her birinin üzerinde ayrı ayrı durmak gerekir. Bu sebeple blog girişimlerinizi de görmek isterim. Neyi savunduğunuzu anlamakta güçlük çekiyorum.

...

reklam olayı kapitalist bir sektör. cola değil tüm ürünlerde aynı sömürüyü görüyoruz. olduğundan daha iyi göstermek bi nevi aldatma değil mi? ama yinede diğerlerine es geçip coca cola markasının cidden iftar sofrasının vazgeçilmezleri arasındaki alaka ve bağlantıyı kurmak mümkün gözükmüyor, düşününce... onlarda her zaman ki gibi eski ramazanları öne atıyorlar yada duygusal bir senaryo çizip olay ürün hakkında bir tanıtım reklamı olmaktan çıkıyor yani yoldan çıkıyor amaçta.
hiç belli olmaz belki iftarları hurma yerine cola ile açmak sünnettir bile diyebilirler bizim hocalar:)biliyorsunuz her ramazan bir islami kural yeniliğe reforma uğruyor:)

bakın bu da başka bir açı..

reklamlarda dini temaların kullanılmasına gördüğüm kadarıyla herkes karşı. ancak olaya bir de su acıdan bakalım; ( bakın bu cümle de bir reklamdan araktır. hayatımızı kaplamış bu reklamlar. )

türkiye'de şu anda geçerli olan rejim serbest piyasa ekonomisi. rahmetli özal'ın ülkeye yaptığı belki de en büyük hayır buydu.. kapitalizm genel olarak zengini daha cok zengin fakiri daha cok fakir yapar. evet bu böyledir ancak ülkemizde uygulanan sosyal kapitalizmdir.. türkiye sosyal bir hukuk devletidir. yani sosyal haklara ve devletin ali menfaatlerine ters düşmeden insanlar herşeyi yapabilir..

şimdi gelelim din ve reklamlar.. ramazan sadece oruç tutulan bir ay değildir.. ramazan bir kültürdür.. tıpkı mevlevilik gibi, tıpkı alevilik gibi ve tıpkı tasavvuf gibi..

kola ve diğer bilumum ürünleri üreten şirketler ramazan'ın kültürel yanlarını kullanmaktadırlar.. ancak tabiki bir sütaş ayran kadar güzel gelmemektedir bir kısım insanlara kola reklamları.. bunun nedeni coca cola ve pepsi'nin amerikan bayragı altında yaptıkları olabilir..

ancak ramazanın reklamlarda kullanılması, dinin siyasete alet edilmesinden daha az zararlıdır.. kola eninde sonunda bir içecektir. içersiniz geçersiniz.. zaten herşeyi tüketiyoruz, bir kolayı tüketmemek mi bizi kurtaracak.. elbet burada ben tepkimi koyarım diyebilirsiniz.. içmemekte ve içmekte özgürüz.. ah özgürlük ne güzel şeysin sen..

sene 96ydı sanırım. ilkokulu bitirmiş ve anadolu lisesi sınavında a.i.h.lisesini kazanmıştım.. büyük bir aşk ve sevkle okula başlamıştım.. kızlar ve erkekler ayrı binalarda, her zaman rakip olarak karşı karşıya getirilmek isteniyor, kızlar sanki uzaylı, biz de onlara göre öyleyiz. halbuki ablamız kardeşimiz var bizim, mahallede oyun arkadaslarımız ilkokulda sıra paylastıgımız kız arkadaslarımız var.

birden girdiğimiz bir istibdat dönemi.. öğle vakitleri sopayla ve dayakla namaza kovalanmamız.. ve de sırf inat olsun diye tuvaletlere saklanmamız.. ve şevki yılmaz vaazları, ve aziz hocanın ayasofya mitingleri.. refah partisi denen siyasi olusuma verilen destek..

şimdi bir hukuk öğrencisiyim.. ve o günlerim için söyleyebilecegim tek söz.. "biz sömürüldük." din adına, allah adına bizim üzerimizden ceplerini doldurdular, iktidarlar yasadılar.. başörtülü öğrencilerin örtüleri üzerinden siyaset yapıldı.. onların gözyaşları kullanıldı. bizim hayatımızla ve kaderimizle oynandı..

kola dediğiniz ne ki? bir ağacın meyvesinden üretilen bir içecek.. azıcık kafası çalışan herkes üretir. ve benim gözümde ayrandan farkı yoktur..

ve photoshoplarla kola kıyafeti giydirildiğini gördüğüm bu resimden sonra evet birazdan gidip koca bir coca cola şisesi alacağım.. ve afiyetle içeceğim.. asıl sömürülerimizi unutup bir kola şisesinin peşinden koşmak akıl karı değildir..

üstad cemal safiyi dinliyordum bir iftarda; " bir gün ramazanda niyetliydim, iftarı açacak bir yer bulamadım, baktım orada bir meyhane var, rakıyla açtık allah kabul etsin"..

orucumu kolayla acıyorum.. namaza gitmemek için tuvalete saklanıyorum.. allah kabul etsin..

diyet kola var mı?

Kola içme konusunda dikkat ettiğim tek şey markası ve kalorisidir:)

Gül sunan elde daima bir miktar gül kokusu kalır

Bu bakış açısını şöyle karşılamak da mümkün elbet

Bu bakışın açılandığı sabit ayağın şakülü kaymış sevgili Ahmet. Sapla saman karışır da, bu kadar mı karışır güzel kardeşim.

İfratın ilacı tefrit, tefritin izalesi ifratla mümkün olmadı hiç bir zaman. Şükürler olsun ki " ne kemali bulmak için meyhaneye gittik "( türküde geçtiği gibi), ne de birilerinin arka bahçesinde oturup yemlendik. Şevki Yılmaz hocanın sidik yarıştırdığı vaazlarına imrenmediğimiz gibi, liberal ya da serpest piyasa ekonomisinden de hiç bir zaman hazzetmedik.

Anladığım kadarı ile yazıyı tepkisel nitelikte buldunuz. Bence haklısınız. Evet bu bir tepki yazısı. Sizin yazdıklarınız da bunun ötesine geçememiş oysa.

Reklamlarda dini temaları layık olan ve edebine sığdıran kullansın efendim. İslam'a düşmanlık edenlere yakışmaz sadece budur.

Serbest piyasa ekonomisi varsa şayet, ve Türkiye bir hukuk devletiyse (ki ben bunu henüz kabul etmiyorum) yanlış görülene tepki de var elbet.

Ramazan bir kültürdür demiş ve hata etmişsiniz. Ramazan kültür boyutu da olan bir olgudur. Her medeniyetin kendine özgü örgüsü vardır. Asli ayak, dinin ana ilkelerine yaslandıktan sonra bir sorun yoktur. Sosyolojik olarak, Ramazan bir kültürdür demek, biz Türk olduğumuz için müslümanız demekten pek farklı değildir (detayına girmek istemiyorum). Sonradan oluşan kültürün içinde çakıl taşları çıkarsa bunları ayıklamak bu dinin gereğidir.

Ramazan'ın reklamlarda mustağripler tarafından kullanılması, dini siyasete alet etmekten daha şirin görünebilir. Ama asla masum değildir. Kolayı kerih yapan onun bir içecek olması değildir elbet. Bir kültürün meyvesi ve dahi onu pazarlayan firmaların kimliğidir. Şayet ortada şeri bir kurum olsa ve sizler ona tabi olsanız. O kurum bu içeceği içmeyi yasaklıyorum dese. O içeceği içmek haram olur. Haram olan şese içecek değil, görülen yanlışa karşı konması gereken tavra uymamaktır. İşte bu sebeplerden ötürü kolaya bir içecek deyip geçmemeliyiz. Misalen; bir terör örgütü bir marka üretse ve o terör örgütü alinizi katletse, namusunuza halel getirse, onun ürettiği marka sizin için yine de sıradan bir marka mıdır?

İmam hatip lisesindeki kız erkek ilişkileri. Bunlar orada oldu mu bilemiyorum. Ancak başka yerlerde bir çok aşırılığın yaşandığını biliyorum. Şimdi çok daha iyisi oldu tabi. Özgürlük var ya! Her kes flört peşinde koşuyor. Annelerimizi beğenmeyip sokaklarda fink atıyoruz vs.. Güzel ve doğru olan orta yoldur. Hadi o zamanlar yaşınız küçükmüş, namaza kovalandığınız için mücadele etmek yerine tuvalete saklanmışsınız bunu anlıyorum. İmam hatibe gitmediğim ve ibadete zorlanmadığım için anlatacak bu tür hikayelerim yok. Ama İslam kültürünün yaşandığı ülkemizin! asker ocağındaki iki yüz kişilik bölükte, Ramazan orucu yasaklandığı için tek başıma bununla nasıl mücadele ettiğimi, namaz kılma imkanlarımız elimizden alındığı için mesci olarak hamamı tercih ettiğimi. Kuran yerine kulelerdeki nöbet talimnamelerinin gösterildiğini anlatabilirim uç bir örnek de ben sunmak için.

Şimdi bir hukuk öğrencisisiniz ve biraz önce özgürlüğün güzelliğinden bahsediyordunuz. Gerçi ben özgürlüğü değil hürriyeti savunuyorum. Başörtüsü üzerinden siyaset yapanlar oldu. Yanlış yaptılar. Siz özgürlüksever biri olarak doğrusunu yaparsınız inşallah. Çünkü bu memlekette hürriyet dini bütün insanlara özgü değil. Ve bu özgür! ortamda Şeari-i İslam'dan olan emirler yüzünden okuyamayan ve dahi bu sebeple dışlanan insanlar var.

Burada kimse bir kola şişesinin peşinden koşmadı. Sadece bir çok emperyalist unsuru üzerinde barındırdığı düşünüldüğü için tepki gösterildi. Bu tavrınızdan ötürü size afiyet olsun diyemeyeceğim. Sadece şu " bari bunun turkasını alsaydınız ". O'nlar sadece biraz kapitalist. Asıl sömürü olarak nitelediğiniz şey nedir acaba? Din mi? sömürtmeyin efendim kendinizi. Ya da neyse işte, elinizden geleni yapın. Bu müstehzi tavır, büyük işlerin peşinde olduğunu söyleyenlerin tekebbürünü gösteren bir zillettir.

Üstad Cemal Safi, kimdir bilmem. Ancak, oruç tutmayanları dövenlerin safındaysa şayet şaşmam. Biz ne meyhanede bulduk bu kemali.. ne de kültürümüzde İslam var deyu seçtik bu dini.

kaymış mirim bütün ayaklar kaymış..

öncelikle "ironiden anlamayan nesle aşina değiliz" deyu bir çin atasözünü hatırlatarak sözlerime başlamak isterim. allaha bin şükür biz de şevki yılmaz'ın vaazlarını gülmek amacıyla dinlemiştik, ancak o yıllarda ben bunları sevmiyorum diyenleri dövüyorlardı. dövmeseler de dövmekten beter ediyorlardı. bunu gözardı etmemek gerekir.

serbest pazar ekonomisinden hazzetmiyor olabilirsiniz, ancak asr-ı saadette hangi ekonomi uygulandı acaba ben bunu cok merak ediyorum.. her isteyen her istediğini sattı, ancak sapla samanı ayırarak. çürümüşün çürümüş olduğunu göstererek.. ayrıca bir olgudan hazzetmemeniz o olguyu yok etmiyor. türkiyedeki piyasa özgürlükleri anayasayla koruma altına alınmış özgürlükler..

reklamlarda dini temaları edebine sıgdıran kullansın demişsiniz. en basitinden cola turkanın edepsizliğini mi gördünüz. sizin düşmanlığınız "kola" içeceğineymiş gibi duruyordu. bakınız, insanların umutlarını sömürenlerin cıkardığı kafeinsiz!! kristal kola var. buyrun burdan yakın..

ramazan bir kültürdür dedikten sonra ne demişim orayı kaçırdınız sanırım "ramazan sadece oruç tutulan bir ay değildir." yani ramazanı sadece bir kültür olgusu olarak göstermiş değilim.. ramazan aslen dini bir aydır. ibadet ayıdır. ancak bunu kültürden ayırmak mümkün değildir. hele ki türkiyede mümkün değildir.. türkiye müslümanlığı müslümanlığın genel kalıplarına ters düşse de vardır efendim. türkiyede afedersiniz 3-5 andavalın dışında kimse üsame bin ladin in cihad cagrısına uymuyor. araplar ise kahraman görüyorlar katil birisini.. türkiyedeki müslümanlık hoşgörü müslümanlığıdır.. arabistanda ve bilumum arap ülkülerinde görülen ise istibdad müslümanlığı.. eğer yollarda başı açık müslüman kadınlar görmek sizi rahatsız ediyor, siz bütün herkesin aynı düşündüğü ve davrandığı bir ülke düşlüyorsanız bu sadece düşünüzde kalır..

özgürlük ve hürriyeti birbirinden ayırırsanız ne olur biliyor musunuz? bütün hayvanlar eşittir ama domuzlar daha eşittir anlaıyışı cıkar. bir kısım insanların hurriyetten anladıkları diğer insanların özgürlükleri olur ki bunun george orwell ın su acıklamasından daha iyi bir anlatımı olamaz sanırım..

bir terör örgütü ailemi öldürse gidip dağa cıkarım onlarla savaşırım, ürettiği ürünü alıp almama konusunda bir düşünce içine girmem..

ayrıca asker ocagında size yapılan baskıyla, imam hatip liselerinde din adına yapılan baskı arasında nitelik olarak bir fark yoktur. bunu onun karsısına getirmeniz yanlış. orada o durumda olsam ben de sizin yaptıgınızı yaparım. muhalefet etmek, her şeye muhalafet etmektir. doğru yola yanlışla gidilmez..

sömürtmeyin efendim kendinizi demişsiniz. evet ben de tam bunun için uğraşıyorum.. sol köşede yazdığı gibi ilim bir noktayken onu coğaltan islamcı cahillerle.. siz kendi üstünüze almayınız benim bu uğraşımı..

bu arada üstad cemal safi kim demişsiniz. olabilir bilmeyebilirsiniz. şöyle anlatayım..

Var mı beni içinizde tanıyan?
Yaşanmadan çözülmeyen sır benim.
Kalmasa da şöhretimi duymayan,
Kimliğimi tarif etmek zor benim...

Bülbül benim lisanımla ötüştü.
Bir gül için can evinden tutuştu.
Yüreğine Toroslar'dan çığ düştü.
Yangınımı söndürmedi kar benim...

Niceler sultandı, kraldı, şahtı.
Benimle değişti talihi bahtı,
Yerle bir eylerim taç ile tahtı,
Akıl almaz hünerlerim var benim...

Kamil iken cahil ettim alimi,
Vahşi iken yahşi ettim zalimi,
Yavuz iken zebun ettim Selim'i,
Her oyunu bozan gizli zor benim...

Yeryüzünde ben ürettim veremi.
Lokman Hekim bulamadı çaremi.
Aslı için kül eyledim Kerem'i.
İbrahim'in atıldığı kor benim...

Sebep bazı Leyla, bazı Şirin'di.
Hat'rım için yüce dağlar delindi.
Bilek gücüm Ferhat ile bilindi.
Kuvvet benim, kudret benim, fer benim...

İlahimle Mevlana'yı döndürdüm.
Yunus'umla öfkeleri dindirdim.
Günahımla çok ocaklar söndürdüm.
Mevla'danım, hayır benim, şer benim...

Kimsesizim hısmım da yok, hasmım da
Görünmezim cismim de yok, resmim de
Dil üzmezim, tek hece var ismimde
Barınağım gönül denen yer benim

Cemal Safi

Cvp.

Evet.. kullandığınız başlık, yazının ironi olma ihtimalini kuvvetli kılıyordu. Bunun farkındaydım ve " bu bakış açısını şöyle karşılamak da mümkün elbet gibi bir başlık atmayı işte tam da bu sebeple tercih ettim.

İslam'ın öngördüğü ticari sistem de serbest piyasa ekonomisidir. Elbet bunun farkındayım. Ancak bu gün uygulanan serbestlik değil düpedüz düzenbazlıktır. Kim reklamı ve lafazanlığı ile müşteriyi aldatırsa onun malı satılır. Kaliteniz para etmez çokluk. Ürüne ödediğiniz paranın belki yarısını yapılan reklam harcamalarına ödersiniz. Beş para etmez malları serbest piyasa sistemi ile kaktırmıyorlar mı millete. Hazzetmediğim çok şey var. Küçük esnaf ve zanaat erbabı yok edilmesin, koruma altına alınsın vs. Bu serbest piyasa ekonomisi değil, kurt pazarıdır. Ticaretin yarısı yalan olmuşsa, isminin ne konduğunun önemi olmaz benim indimde. Türkiye'deki anayasa kim nereye çekerse oraya süner. Ve hemen her şeyi satınalabilirsiniz. Parayı basıp, ya da siyaseti kullanıp kendi ürettiğiniz mal için ya da velhasıl bir çıkar için kararname bile çıkartabilirsiniz..

Reklamlarda dini motifleri layık olan ve edebine uygun bulan kullansın dedim. Ben kolaya düşman değilim. Turkası çıkana kadar kola içmezdim. Şimdi ara sıra içerim. Ancak Ramazan kültürünün bir unsuru haline getirilmesini uygun bulmuyorum. Hele hele bunu, koka kola ve Pepsi gibi markaların yapmasını asla. Şahsi kanaiti ifade edecek net bir cevap vermemi isterseniz şayet, bunca kolanın tüketildiği ülkemizde Turka'nın üretilmesinden dolayı bir hayli memnun olmuştum. Diğer ürünlerin pazar payını düşürmelerinden dolayı reklam yapmalarına karşı değilim. Onlara yakışır mı? bence yakışır. Ancak şunu da ifade edeyim. Bu kanaatim arızi bir durum nedeniyledir. Keşke emperyalizmin tüketim sembolü haline gelmiş bu içecek ülkemizde talep bulmasaydı diyorum.

" ramazan sadece oruç tutulan bir ay değildir.. ramazan bir kültürdür.. tıpkı mevlevilik gibi, tıpkı alevilik gibi ve tıpkı tasavvuf gibi " Bu cümlenizi, diğer yaklaşımlarınızla birleştirince zihinsel bir anokronizmle karşı karşıya olduğumu ya da vakıaya genel değil de eklektik yaklaştığınızı düşündüm. Ardından girdiğiniz pek alakasız yorumlar dolayısı ile hala da bu kanaatim değişmiş değil. Kültürü önemsiz görmek bir yana, ayrılmasına da taraftar değilim. Kuran'ı hayatın her ayrıntısına ancak yoğurarak sokabilirsiniz. Ana ilkeleri dikkate alıp kendinize özgü bir kültür ve hayat oluşturursunuz. Dikkat çektiğim tek şey özüne helal getirmemekten ibarettir.

"türkiye müslümanlığı müslümanlığın genel kalıplarına ters düşse de vardır efendim" demişsiniz.

İslam'ın temel ilkeleri ile çeliştiği noktada Türkiye değil Dünya müslümanlığı ile çelişirim. Bu çelişkim maslahat gütmeyeceğim anlamına gelmez ve toptancı ve süpürücü bir üslup kullandığımı da kimse söyleyemez. Bunu asla yapmam, yapanlara da karşı çıkarım. Eleştirim ve reddiyem, bütüne değil parçaya olur, ne ki; çoğu kere garip ülkemin garip insanlarını İslam'a bağlayan bir kaç dal kalmış deyu onu çokluk dile getirmem.

"Türkiye'de afedersiniz 3-5 andavalın dışında kimse üsame bin ladin in cihad cagrısına uymuyor. araplar ise kahraman görüyorlar katil birisini.. türkiyedeki müslümanlık hoşgörü müslümanlığıdır.. arabistanda ve bilumum arap ülkülerinde görülen ise istibdad müslümanlığı.. eğer yollarda başı açık müslüman kadınlar görmek sizi rahatsız ediyor, siz bütün herkesin aynı düşündüğü ve davrandığı bir ülke düşlüyorsanız bu sadece düşünüzde kalır"

Mevzumuz ve benim fikirlerim ile ne alakası var bunların. Aslında cevap vermemek gerekir! Önyargılarınız ve bilinçaltında tarafıma karşı oluşmuz taassubunuza yenik düşmüşsünüz sanırım. Ne bahsettiğiniz nitelikteki (buranın altını çiziyorum) arap anlayışını, açıkçası bugün insanların diline doladığı çarpık (buranın da altını çiziyorum) tasvip ediyorum. Hoşgörünün karşısında değilim ve nebevi olan ve ağır basanın bu olduğunu düşünürüm. Ancak pratiklerin, nebevi olanın ötesine geçtiğini gözardı etmem. Kafama göre hoşgörü gösteremem. Kuran'ı Peygamber'in as uygulamaları ile bütünleştirip, zamanıma göre bütünleştirirerek uygulamaktır doğru olan. Son derece açık ve ittifak edilen hükümler dışında ben böyle anlar ve uygularım demem, herkes böyle anlayacaktır ve uygulayacaktırı da gerekli kılar anlayışına sahip değilim. Bu hususta emr-i bil maruf, nehiy anil münker vazifemi yerine getirmektir asıl. Bugünün ifadesi ile hakkı da diyebiliriz buna.

Arabistan meraklısı değilim. Hatta oradayken şöyle söylediğimi bu gün gibi hatırlıyorum. Kabe güzel, maneviyetına diyecek yok. Ancak burası Arabistan değil. Türkiye'de yaşamayı, buralarda yaşamaya tercih ederim. Tek nedeni, orada akıl ve düşünce hürriyetinden, ülkemdekinden daha fazla mahrum kalacağımı tesbit etmemdir. Aleni olanı örtülü olana tercih etmiştim o gün. Aradaki fark bundan ibarettir. Bu da size göre artı ise şayet artı olsun.

Yollarda başı açık müslüman gördüğümde buğz etmem ama bu durum üzüntü vericidir. Çünkü müslüman kadın tesettürlü olmalıdır. Bugzum haddi aştığını fehmettiğim görüntüler içindir. Bütün herkesin aynı düşünmesini ve davranmasını istemek Allah'ın yaratışına muhalif olmak gibi bir şeydir. Müslüman kadının örtülü olmasını arzu etmekten daha doğal olan nedir. Başı açık olan arkadaşlarımın olması ve bazılarına tesettürlü olanlardan daha fazla değer vermem bu husustaki yaklaşım ve düşüncelerimin göstergesidir. Evet tesettürlü olmalarını arzu ederim. Arzulara göre değil ânın gereğine göre hareket etmek daha uygundur.

Özgürlük tabirini ara sıra ben de kullandım. Aslında herkes kullandığı için rahatsız da oldum bundan. Toplum fıtratını dejenere eden özgürlük söylemine taraf değilim. Herkesin ağzında ulu orta bir özgürlük sloganı. Müfsidin de istediği bir tek özgürlük. Ben hür olmayı yeğliyorum bunun için. Bu bağlamda kendi ülkemde özgür olduğumu ancak hür hissedemediğimi söyleyebilirim.

Size muhalefet etmek için söylemiyorum inanın. Ancak alisini katleden bir terör örgütünün ürettiğini kullanan birinin, dağa çıkabileceğine kanaat getiremiyorum.

İmam Hatip Lisesinde yaşadıklarınız ile benim askerde yaşadıklarımı karşı karşıya getirme sebebim şunu izah etmek içindir. Bunlar hayatta karşılaşabileceğimiz zıt örneklerdir. Siz bunu yaşadı iseniz ben de tersini yaşadım. Size yakışan protesto etmek için tuvalete saklanmak değildir. Çünkü bu da ayrı bir aldanıştır sevgili kardeşim. Bu tavrın, düzenin imamıdır deyu cami hocasının arkasında namaz kılmama, ay'ı görmedim diye milletin gözüne soka soka oruç tutmama marjinalliğinden çok fazla bir farkı yoktur demeye getirdim. Tepkiniz yanlış adrese götürmüşü anlatmaya çalıştım. Hatta hatta hali hazırda bu tepkisellikle yanlış bir durakta kaldığınızı düşündüğümü söyleyebilirim.

İslamcılık ve İslamcı cahiller hakkında söylediklerinizi üzerime alınmıyorum. Alınmam da. İslamcılık tabirindeki sentetik yan beni oldum olası rahatsız etmiştir. İslamcılık uzun bir mevzudur ancak bir kaç kelam etmek isterim. Farklı farklı İslamcı tanımlamaları var. Sizin; İslam'ı siyasete alet (alet etmenin de altını çiziyorum) edenler ve İslam'ın bütününden öte ideolojisini bütünmüş gibi algılayanlar/öncelleyenleri, cahilliğinden dolayı öz ve bütün yerine parçaya tutunanları, savunduğunun ne olduğunu bilmeyenleri vs kast ettiğinizi var sayıyorum. Ve belki bundan alıncaksız lakin (inanın sizi incitmek gayesinde değilim) buna karşı sizin vereceğiniz mücadelenin faydadan çok zarar getirceğini ifade etmek istiyorum. Meseleleri çözecek olanlar, taraf olarak yaklaşanların arasından çıkmaz.

Saygı ve sevgilerimle..

Ver ordan bi kaka kola...

-Coca Cola yerine Demir Hindi Şerbeti-

Cola içsek ne olur efendim ?
Hamburger yesek ne olur ?
Aman siz takunyalılar da çok oluyorsunuz altı üstü su ve et bunun canım...
Cevap mukabilinde, sen de su ve etten ibaret değil misin?
Ali de insan Veli de..
Hans da adam Corç ta insan..

Evet buna kültür emperyalizmi , akültürasyon veya herkesin anlayacağı ifadeyle enseye şaplak

Diyoruz...

İster Mekkelisi ister Zemzemlisi isterse Turkalı, İtalyanolusu ,Cocalısı hepsi aynı kapıya çıkar..

Kola...

Coca Cola üzerine söylenecek bir iki söz daha...

Asırlık bir şirket...

Bir çok organizasyona sponsor..

PKK'ya destek olduğu ; Siyonistlerin sahipliği altında olduğu ve haliyle Filistin'deki katliamları desteklediği iddialarıyla gündemdeme gelen şirket.

Toplantıya ,iki yöneticilerinden birinin karadan zırhlı araçla; diğerinin havadan özel uçakla götürüldüğü şirket.

Fiyat(landırma) politikasından nefret ettiğim ama reklam politikasını bir o kadar sevdiğim firma.

Rock'n Rock felsefesine ters bir içecek ve işletme olmasına rağmen konserlerine daima sponsor olan firma.

Reklamlarına polyanacılık içeriğini harmanlayan firma.
''yapmacıklarla değil gerçeklerle olmalı herşey''

-

Herkese merhabalar coca cola pepsi mcdonalds vs ile akrabalığım yok ama bunlaın zararlı olduğu, din karşıtı olduğu söylentilerine karşıyım. Din karşıtı olsa ramazanla ilgili reklamları yapmazdı. Coca cola ürettiklerini dahada çok satmak bi şirket olarak bence tek yaptığı her dinden her politikadan her fikirdeki insana ürünü satmak istiyor. Niye insanlarımız herşeyi dine ve politikaya bulaştırmaya çlışıyorki. Colayı bırakın miki fareyi bile politikaya bulaştırmaya çalışıyordum. Burada kimseye kızmıyorum. Herkes istediğini düşünebilir sadece anlamaya çalışıyorum.