Hotantolar içinde büyüdüm. Okumak istediğim zaman kitaplarımı yırttılar. Nihayet kütüphanem yağma edildi, hapse atıldım v.s. Cemiyet belkemiğimi kırdı…
Cemil Meriç
JURNAL
15.11.04
En korkulu, çok korkulu anımda kaleme alınmıştır bu yazı. Bir vasiyet hükmündedir okuyanlara.
Çaresizlik, ne yana bakacağını bilememezlik, köşeye sıkışmışlık, beni ufaltıp ufaltıp bir elekten geçirip, rüzgârlara bırakıyor.
Yalnız başıma hiç kalamıyorum artık. Masama oturduğumda arkamdan siyah pelerinli ve elindeki hançer, bir gümüş rengini çağrıştırıyor olduğu halde birisinin bana yaklaştığını hissediyorum. Işıkları söndürüp yatağıma girdiğimde ise tek güvencem üzerimdeki yorganım oluyor. Öyle ki bazen yastığımdan bile şüphe ediyorum.
Kafamı önüme eğdiğimde yan taraftan bir şeyler beni seyrediyorlar. Kafamı süratle o yana çevirdiğimde ise siyah bir hayal kayboluyor boşluktan.
Herhangi bir sesle, zoraki giriş yaptığım, uykumun korkulu kollarından gerçek hayattaki korkulu dünyama geri dönüyorum.
Kitap bile okuyamıyorum. Harfler tek tek nizamından isyan edip benimle niza ediyorlar.
Ah, çok korkuyorum! Beni bekleyen bir şey var biliyorum. Vasiyet hükmünde ki bu yazımı kimlere sunuyorum…
07.01.05
Gidişinle kanadı kuşların kanadı.
Bahçemdeki üç gülden biri soldu. Duvarlarım metalin soğuk rengine büründü. Heybemdeki güzellikler kayboldu. Verimli arazilerim acı yağmurlarıyla çoraklaştı.
Yüreğimin ellerinde hâla senin ellerinin sıcaklığı mevcutken senin gidişine daldı kör olası gözlerim.
Sonra seni hep beklemeye söz verdim kendime. Askerin nöbet yerini beklemesi gibi her seher vakti dualarla bekledim seni.
Seni düşüncelerimin kötülüğünden, fikirlerimin asiliğinden, yüreğimin hırçınlığından bile sakınarak sevmiştim.
Yüreğim, ellerinden tuttuğunda utancımdan hep başımı yere eğdim. Seni görmek için feda ettiğim her şeyime rağmen karşıma çıktığında yüzüne bakamadığım demler çok olmuştur.
Hepsine rağmen sevmiştim seni. Gece yarıları attığım kırmızı güller…
25.02.05 (AKLA ZİYAN SORULAR)
Biten benim şimdi kim başlayacak? Yaptıklarımla giden benim, gelen nereden başlayacak? Bu masalı kim okuyacak? Bu yazıda soru sorma hakkına ben sahip isem bu mevkiyi kimden aldım? Ben sorduğum sorulara kendimi de muhatap kılıyorsam bu nasıl bir otoritedir?
Yoksa benim otoritem boşlukta sallanan saat gibi bir şey mi? Otokritik yapmamın zamanı geldi de, geçiyor olabilir mi? Kendim kendime hasım mıyım hısım mı? Bu düşünceler bende eski Yunandan kalmış olabilir mi?
Yola çıkıyorsam yürümeli, yürürken hangi yöne gitmeliyim? Arkaik bir sokakta olduğum hissine bu sonsuz ve saffetli yeşillikler ve tek tük, bacalı evleri görmem neden olmuş olabilir mi?
Bulduğum bu yönsüzlük pusulasıyla yürürken, yere mi bakmalıyım, göğe mi? Ya benim semaya bakacak yüzüm yoksa… O zaman bu yerdeki balgam kuyuları da neyin nesi?
Böyle akla ziyan sorular peşinde koşmanın feylesofluk olduğunu mu düşünüyorum? Yanılıyorum.
17.04.05
Lanet olsun bu zamana, sakatladı gitti beni. Meydanın orta yerinde kalakaldım, kalabalıklar içerisinde. Nereye baksam “yanlış yere bakıyorsun bayım”, dediler. Görmeme fırsat bile vermediler.
Kalakaldım öylece… Avuçlarımın içindeki sıcaklık yeni terk etmişti beni. İnsanlar aldırmadı varlığıma, yokluğumu fark etmeyecekleri gibi. Yalnız, bir deli yanaştı yakınıma. “Bekle”,dedi. Hüma kuşu gelecek. O vakitten sonra her duyduğum kanat sesi heyecanlandırdı beni.
Bekledim, bekledim, bekledim…
Gelmedi. Deli de gitmişti. Delinin de beni aldatacak kadar akıllı olduğuna kanaat getirdim.
Yine yapayalnız kalmıştım. Hayatımın başına iki nokta koyup neler olacağımı-olacağını sıralayanlar yoktular. Hepsi başka birilerinin hayatlarına iki nokta koymaya gitmiş olmalıydılar.
Lanet olsundu bu zamana. Terk etmişti beni. Yarı yolda bırakıp geri dönmüştü. Ucuz vaatlerle yerimden, olmayan yurdumdan etmişti.
Bende iki noktadan sonra hiyerarşik olarak ipe dizilen hayatımın bütün muhayyel olacaklarını birer ikişer atlayarak sona geldim ve fevkalbeşer bu yazıyı kaleme aldım.
Son yorumlar
4 sa. 45 dk. önce
5 sa. 11 dk. önce
9 sa. 49 dk. önce
12 sa. 28 dk. önce
22 sa. 25 dk. önce
23 sa. 45 dk. önce
1 gün 1 sa. önce
1 gün 2 sa. önce
1 gün 7 sa. önce
1 gün 8 sa. önce