renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Mustafa Yürekli yazıları

Medya Platformu Eşref Edib'i Anıyor

Eşref Edib, 15 Aralık1971 yılında vefat etti. Çıkardığı haftalık Sebilürreşad dergisiyle Kurtuluş Savaşı’na destek veren bu büyük Kuvva-i Milliyeci gazeteci, ölümünün 37. yılında Medya Platformu tarafından anılıyor.

Medya Platformu Başkanı Mustafa Yürekli, yaptığı basın açıklamasında Kurtuluş Savaşı kahramanı gazeteciyi şöyle tanıttı: “Eşref Edib, II.Meşrutiyet'in ilanından hemen sonra yayın hayatına başlayan Sırat-ı Mustakim, Sebilürreşad ekibi içinde yer aldı. Milli Mücadale yıllarında Sebilürreşad'ı Ankara, Kastamonu ve Kayseri'de yayınladı.

Haluk Şahin Medya Platformu’nda

Medya Platformu

Ünlü gazeteci Haluk Şahin, Medya Platformu Derneği’nin düzenlediği ‘Medya Söyleşileri’ne konuk oluyor. Medya Platformu Başkanı Mustafa Yürekli, “Her ay, gazetecilerin katıldığı ‘Medya Söyleşisi’nde, bir konuk ağırlıyor ve bir medya sorununu tartışıyoruz. Medya Söyleşileri’ne yüzlerce gazeteci katılıyor. Konuklar da, ele alınacak konuya göre belirleniyor. ‘Temmuz 2007 Medya Söyleşisi’nin konusu, ‘Medya, siyaset ve seçim” ve konuğu da ünlü gazeteci Haluk Şahin.” dedi.

Hz. Peygamber'e (s.a.v) Arkadaş Olmak

Peygamberlere arkadaş olmak..

Kıyamet gününde, mezardan kalkıp üzerimdeki toprağı silkeledikten sonra Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.)’e doğru yürüyünce, kalabalığın ikiye ayrılıp bana yol vereceğini hayal ederim hep. Bu insan kalabalığı arasındaki holde yürürken, Hz. Peygamber’in beni tebessüm ederek bekleyişini gözümün önüne getiririm genç yaştan beri ve yaklaştığımda,”Hoş geldin Mustafa’m!” deyip bana sarılmasını..

Zamansal Nesillerin Çatışması

Her yaş günümde, bir fikir gelip zihnime yerleşir ve gün boyu beni rahatsız eder. Bir yaşımı bitirip, yeni bir yaşa girerken adeta ölüp dirilirim. Şöyle: Tamamladığım yaşımın son gününde, saatler hızla akıp giderken telaşlanırım. Son dakikalarda, adeta elbise değiştirir gibi beden değiştirdiğim hissine kapılırım.

Son dakika da geçip, yeni yaşımın ilk dakikasına girdiğimde, geride kalan yaşım, yeni bitirdiğim yaşım, sanki orada uzanmış yatan ‘ben’mişim gibi hissederim.

Medyada Mektepli-Alaylı Ayrımı

Türkiye’de medyada işe başlayan herkes, mektepli-alaylı ayrımıyla karşılaşarak sarsılırlar.. Hangi televizyona, gazeteye ya da radyoya gidilse, hem alaylılarla, hem de mekteplilerle karşılaşılır. Medyadaki bu ayırım gerçekte nedir? Kısaca ifade etmek gerekirse, medyadaki alaylı mektepli farklılığını çatışmaya dönüştüren kartel insan kaynakları stratejisi, genç yetenekleri sömürüsünün üstünü örtüyor..

Medya Platformu “Gazeteciler Günü”nü Kutluyor

Medya Platformu, medya sektörünün “Çalışan Gazeteciler Günü”nü kutladı ve medya çalışanlarının sosyal haklarının daha da iyileştirilmesi için mücadele vermesini istedi.

Medya Platformu’ndan yapılan basın açıklamasında “Gazetecilerin, bir fikir işçisi olarak haklarını düzenleyen 212 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girdiği 10 Ocak “Çalışan Gazeteciler Günü” adıyla her yıl kutlanması gerektiği ifade edildi. Medya Platformu, "Gazeteciler Günü'nün olduğu haftayı, medyanın yapısını ve sorunlarını konuşarak değrlendirmeyi önerdi.

İnönü'nün Menemen'deki Mumları

İsmet İnönü

“Serbest Cumhuriyet Fırkası ve Menemen Belgeseli”ni hazırlarken fark ettim ki yakın tarihimizin, övgü-yergi kısır döngüsünün dışına çıkılarak, belgelere, doğru bilgilere dayalı tespitlerin ışığında yeniden değerlendirilmesi gerekiyor. Ne yazık ki yıllardır, 1930 yılandaki SCF (Serbest Cumhuriyet Fırkası)’nın kurulup kapatılmasının ve Menemen’de meydana gelen olayların arkasındaki gerçekler akademik çevrede bilinmesine rağmen gerekli ve yeterli açıklıkta dile getirilemedi.

Gordion Düğümü İran’dır

Gordion, bugünkü Polatlı yakınlarında Frikya Krallığının başkenti idi. Dünyanın her yerinden gelenlerin çözemediği düğümü ile ünlüydü. M.Ö. 333 yılında Büyük İskender geldi, düğümü görmek istedi, baktı, inceledi. Sonra kılıcını çekip bir vuruşta düğümü parçaladı, "İşte çözüldü!" dedi.

Modern Avrupa’da bir tevhid sembolü: Aliya İzzetbegoviç

Onu sesinden hemen tanırız.. Çünkü konuşurken tıpkı bizler gibi Aliya İzzetboviç de inanmış kalbinin sesini yükseltir yalnızca: "Bu günleri gösteren yüce Allah'a hamd ediyorum. Tarihimizi kanımızla yazdık. Evlerimiz yakılıp yıkıldı. Düşmanlarımız mert değildi, alçakça katliamlar yaptılar. Yapılan katliamları dünya şimdilerde ortaya çıkartılan toplu mezarlardan anlamaktadır. Bu gerçekleri haykırmıştık, duyan olmamıştı. Tüm acılara rağmen çok şükür ayaktayız. Yıkılan ev ve camilerimizi yeniden inşa ettik. Şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. Onlarla inşallah cennet'de buluşacağız, onları Allah'ın ve meleklerinin huzurunda şanlı direnişlerinden dolayı kutlayacağız.

Kendini Tanrı Sanan Profesörler

ODTÜ Felsefe Bölümü Başkanı Prof.Dr. Ahmet İnam, son kitabı "Yaşamla Yoğrulmuş Bilgi" ile akademik dünyayı karıştıracak görünüyor. İnam hoca hem üniversiteleri ve yönetimleri, hem de profesörleri tanımlayarak sorguluyor sözkonusu kitabında. 6 çeşit profesörden bahsediyor. "Bazıları da kendini Tanrı sanıyor" demekten de çekinmiyor. Hocanın gözünden kaçan dört profesör tipi daha var. Türkiye’de üniversiteler ‘entelektüel oteli’ haline gelmişse, bu 10 tip profesörler yüzündendir herhalde..

İçeriği paylaş