Sayın Şener parti kursa ..kii kuracakmış..duydugum zaman kendime şunu sordum!acaba Şener i kim destekliyor?yada neden destekleniyor?kime ne çıkar bundan? gerçi çok yakın zamanda gördük Erkan Mumcu da bir alternatifti , şimdi ne oldu???? diye düşünmesi gerekir Şener beyin..
ilginç bir zamanlama. ben ve bir çokları şener'in devlet ajanı olduğunu düşünüyoruz mesela. ya da şener'in ergenekoncular veya başka mihraklar tarafından tehdit edilerek veya vazife verilerek -eğer ki- akp kapatılırsa kurulacak yeni partinin oy potansiyelini kırmak için hızlandırılmış bir sürecin maşası olarak kamuoyuna sunulduğunu da düşünenlerdenim.
biliyorsunuz merve kavakçı fazilet'ten milletvekili olup parlemento'dan atıldığında giderken ayak üstü bir şeyler söylemişti. "partideki adamlara dikkat edin, içerde ajanlar var" gibi bir şeyler.
vakit gazetesi hakkında da dedikodular yok değil. artık dedikodu mudur gece kondu mudur orasını allah bilir ama kapatılan milli görüş partilerinin, mahkameye delil sunumunda, vakit gazetesinden müthiş derecede yararlanıldığı, vakit'in bu partilerle ilgili yaptığı veya paralel radikal haberleri küpür kesilerek delil olarak mahkemeye sunulmuş ve partilerin kapanmasında büyük rol oynamıştı.
e şimdi de yalçınkaya mıdır nedir aynı yöntemi izleyerek, "asparagas helal ver allah'ım, bizim mahkemeler yer allah'ım" düsturunca küpür kesip akp'i kapamaya kolları sıvadı biliyorsunuz.
sonra kim dedi bilmiyorum, hatrımda değil, merve kavakçı gibi, vakit'e dikkat edin, derin devletin gazetesi filan bir şeyler denildi.
şener şimdi memleketi sivas'ta yerel medyaya reklam vermeye başladı ve yeni oluşum hareketi adı altında bir sitesi var biliyorsunuz. muhtamelen parti de bu isim altında kurulacak.
vatana millete ne olucak yarabbim bilir.
"Before my pen has glean'd my teeming brain"
-Önce kalemim kaynayan beynimi topladı.-
-John Keats / Adamım-
AKP de Refah Partisi'ni parçalamıştı.Bu durumun iyi mi kötü mü olduğuna Refah Partisi'nin destekçileri karar verir.Ancak AKP'nin kuruluşundan hemen sonra bir kitle partisi olabilmesinde basının, kurumların, değişik halk kesimlerinin bu bölünmeye ilişkin desteğinin verdiği etkiyi görmezden gelemeyiz.
Hatırlıyoruz da partinin ilk dönemlerinde verilen destek, iş ciddiye binince yerini aynı kesimler tarafından ortaya konunan saldırılara bırakmıştı.İlk dönemlerde Tayyip Erdoğan az aşağılanmadı, az rencide edilmedi. Baktılar rüzgârın yönü değişmiyor onlar da Erdoğan'la uzlaşma yoluna gittiler.AKP de bunlarla uzlaşmada geri durmadı.
Abdullatif Şener'in özelleştirme konusundaki karşıtlığı(kaygısı mı demeliyiz) bile kendisine saygı duymamıza yetiyor. Ancak sırf saygı duymayı hakeden bir kişilik bu toplumun politik tercihlerini kenidisi hakkında pozitif kullanmasına yetecek bir özellik değil.Nasıl söylemeli başka şeyler de lazım.
Dün akşam üzeri çarşıdan eve dönerken yol üzerindeki konferans salonu önünde bir hareketlilik gördüm. Salon önüne parketmiş pek çok araç vardı. Hepsinin camlarında Abdullatif Şener'in posterleri asılıydı. Oradaki bir polise durumu sordum. Abdullatif Şener'in konferansı var dedi. Sonradan öğrendiğime göre bu konferans Abdullatif Şener'in kurduğu Yeni Oluşum Hareketi'nin ilk eylemiymiş. Merak ettim. Salona girip bir süre Abdullatif Şener'i dinledim. Pek çoğu esnaf olan bir gruba sözümona ekonomi dersi veriyordu. Gidişatın vahametinden bahsediyordu. Bir yıldır ekonominin berbat durumda olduğundan dem vuruyordu. Bunları anlatırken, ülkede Cumhurbaşkanlığı seçiminden bu yana yaratılan kaotik ortama, e-muhtıralara, kapatma davalarına, darbe planlarına zerre kadar değinmedi. Karşımda, daha iki gün önce Ak Parti MKYK üyesi olan bir adam değil de, hayatını ulusalcılığa adamış bir varlık duruyordu sanki. Salondan yükselen bravo sesleri eşliğinde gerçekleştirilen toplu alkış hareketleriyle daha bir gaza geliyor, tabutlardan bahsediyor, "sen ya hesap bilmiyorsun ya da dayak yememişsin" türünden konjonktüre uygun soğuk espiriler yapıyordu.
Herşey bir yana. Bundan 8 ay önce Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi'nde katıldığı program aklıma geliyordu. Programda, kendisine neden siyaseti bıraktınız diye soran bir dinleyiciye, "Hocalığın siyasetten daha değerli bir şey olduğunu göstermek istedim" türünden sıkı bir laf etmişti. O gün Abdullatif Şener'den bu sözleri işiten ben, açıkcası dün şahit olduklarım karşısında "Allah Allah" dedim.
Konferansın yapıldığı salonda taş çatlasa 150 kişi vardı. Kapı önünde de tahminimce, Abdullatif Şener posterleri asılmış 40-50 tane araç duruyordu. Fakat Hürriyet Gazetesi'nin internet sitesi "Abdullatif Şener'i 800 araç karşıladı" şeklinde bir haber yaptı. Yeni Oluşum Hareketi'nin internet sitesinde ise, "Abdullatif Şener'i 2.400 araç karşıladı" yazdığını görünce, "Bu kadar olmaz, yuh" diyesim geldi.
“Dünle beraber gitti cancağızım ne varsa düne ait,
şimdi yeni şeyler söylemek lazım.”
Ortalık yeni şeyler söylemek isteyenlerle dolmuş taşıyor, sanki her söylenen yeni şey orijinalmiş ve gerekliymiş gibi. Ben bu parti girişimine gülmekten başka bir şey yapamıyorum, ne komik ne saçma ne budalaca demek geliyor içimden…
Süleyman Arif Emre’nin siyasi tarihini kaydettiği siyasette 35 yıl kitabını okurken, politika arenasında istisnalar dışı hiçbir şeyin yeni olmadığını ve dahası her şeyin yeni şeyler söylemek lazımla eskitildiğine şahit olduk.
Bu kadar siyasi tecrübeye sahip bu isimler siyasi tarihin işleyiş seyrine şahit olmadılar mı?
Arif Emre kitabında önemli bir not düşüyor; … Geçici bir heves, ilk seçimde alelacele iktidara gelme hayali, kısa vadeli hedefler aksiyonlar düşünceler… Ne gelmişse bu memleketin başına bu kısa devre yapan fikirlerden, fikirlilerden gelmiştir, gelmeye de devam etmektedir.
Siyaset yapmayacağını söyleyip, siyasete yeşil ışık yakıp sonrada üyeliğini iptal etmeden pati kurmak gibi ahlaki ölçülere sığmayan davranışlar sergileyen bir kişi bu millete ne verebilir.
Bir de sormak gerek neresi yeni oluşum hareketi bu hareketin?
Bir şemsiye tamircisi ünlü şair Shakespeare’ a bir şiirini gönderir. Shakespeare cevabını şöyle verir dostum sen şemsiye yap. Sadece şemsiye yap, hep şemsiye yap.Düşünüyorum da Şener bey de şemsiye yaparsa bu millete daha faydalı olur.
Lanet, siyonistler ve yandaşlarının üzerine olsun!
Yorumlar
?
Per, 10/07/2008 - 21:29 — Sema BayrakSayın Şener parti kursa ..kii kuracakmış..duydugum zaman kendime şunu sordum!acaba Şener i kim destekliyor?yada neden destekleniyor?kime ne çıkar bundan? gerçi çok yakın zamanda gördük Erkan Mumcu da bir alternatifti , şimdi ne oldu???? diye düşünmesi gerekir Şener beyin..
Sanatta zirve sadeliktir..
şener şen değil abdüllatif
Cts, 12/07/2008 - 13:09 — Mustafa Burak Sezerilginç bir zamanlama. ben ve bir çokları şener'in devlet ajanı olduğunu düşünüyoruz mesela. ya da şener'in ergenekoncular veya başka mihraklar tarafından tehdit edilerek veya vazife verilerek -eğer ki- akp kapatılırsa kurulacak yeni partinin oy potansiyelini kırmak için hızlandırılmış bir sürecin maşası olarak kamuoyuna sunulduğunu da düşünenlerdenim.
biliyorsunuz merve kavakçı fazilet'ten milletvekili olup parlemento'dan atıldığında giderken ayak üstü bir şeyler söylemişti. "partideki adamlara dikkat edin, içerde ajanlar var" gibi bir şeyler.
vakit gazetesi hakkında da dedikodular yok değil. artık dedikodu mudur gece kondu mudur orasını allah bilir ama kapatılan milli görüş partilerinin, mahkameye delil sunumunda, vakit gazetesinden müthiş derecede yararlanıldığı, vakit'in bu partilerle ilgili yaptığı veya paralel radikal haberleri küpür kesilerek delil olarak mahkemeye sunulmuş ve partilerin kapanmasında büyük rol oynamıştı.
e şimdi de yalçınkaya mıdır nedir aynı yöntemi izleyerek, "asparagas helal ver allah'ım, bizim mahkemeler yer allah'ım" düsturunca küpür kesip akp'i kapamaya kolları sıvadı biliyorsunuz.
sonra kim dedi bilmiyorum, hatrımda değil, merve kavakçı gibi, vakit'e dikkat edin, derin devletin gazetesi filan bir şeyler denildi.
şener şimdi memleketi sivas'ta yerel medyaya reklam vermeye başladı ve yeni oluşum hareketi adı altında bir sitesi var biliyorsunuz. muhtamelen parti de bu isim altında kurulacak.
vatana millete ne olucak yarabbim bilir.
"Before my pen has glean'd my teeming brain"
-Önce kalemim kaynayan beynimi topladı.-
-John Keats / Adamım-
Başka Şeyler de Lazım
Paz, 13/07/2008 - 09:04 — Serdar AkdağAKP de Refah Partisi'ni parçalamıştı.Bu durumun iyi mi kötü mü olduğuna Refah Partisi'nin destekçileri karar verir.Ancak AKP'nin kuruluşundan hemen sonra bir kitle partisi olabilmesinde basının, kurumların, değişik halk kesimlerinin bu bölünmeye ilişkin desteğinin verdiği etkiyi görmezden gelemeyiz.
Hatırlıyoruz da partinin ilk dönemlerinde verilen destek, iş ciddiye binince yerini aynı kesimler tarafından ortaya konunan saldırılara bırakmıştı.İlk dönemlerde Tayyip Erdoğan az aşağılanmadı, az rencide edilmedi. Baktılar rüzgârın yönü değişmiyor onlar da Erdoğan'la uzlaşma yoluna gittiler.AKP de bunlarla uzlaşmada geri durmadı.
Abdullatif Şener'in özelleştirme konusundaki karşıtlığı(kaygısı mı demeliyiz) bile kendisine saygı duymamıza yetiyor. Ancak sırf saygı duymayı hakeden bir kişilik bu toplumun politik tercihlerini kenidisi hakkında pozitif kullanmasına yetecek bir özellik değil.Nasıl söylemeli başka şeyler de lazım.
Yeni Oluşum Hareketi Konya'daydı
Paz, 13/07/2008 - 20:56 — Selman MaltaşDün akşam üzeri çarşıdan eve dönerken yol üzerindeki konferans salonu önünde bir hareketlilik gördüm. Salon önüne parketmiş pek çok araç vardı. Hepsinin camlarında Abdullatif Şener'in posterleri asılıydı. Oradaki bir polise durumu sordum. Abdullatif Şener'in konferansı var dedi. Sonradan öğrendiğime göre bu konferans Abdullatif Şener'in kurduğu Yeni Oluşum Hareketi'nin ilk eylemiymiş. Merak ettim. Salona girip bir süre Abdullatif Şener'i dinledim. Pek çoğu esnaf olan bir gruba sözümona ekonomi dersi veriyordu. Gidişatın vahametinden bahsediyordu. Bir yıldır ekonominin berbat durumda olduğundan dem vuruyordu. Bunları anlatırken, ülkede Cumhurbaşkanlığı seçiminden bu yana yaratılan kaotik ortama, e-muhtıralara, kapatma davalarına, darbe planlarına zerre kadar değinmedi. Karşımda, daha iki gün önce Ak Parti MKYK üyesi olan bir adam değil de, hayatını ulusalcılığa adamış bir varlık duruyordu sanki. Salondan yükselen bravo sesleri eşliğinde gerçekleştirilen toplu alkış hareketleriyle daha bir gaza geliyor, tabutlardan bahsediyor, "sen ya hesap bilmiyorsun ya da dayak yememişsin" türünden konjonktüre uygun soğuk espiriler yapıyordu.
Herşey bir yana. Bundan 8 ay önce Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi'nde katıldığı program aklıma geliyordu. Programda, kendisine neden siyaseti bıraktınız diye soran bir dinleyiciye, "Hocalığın siyasetten daha değerli bir şey olduğunu göstermek istedim" türünden sıkı bir laf etmişti. O gün Abdullatif Şener'den bu sözleri işiten ben, açıkcası dün şahit olduklarım karşısında "Allah Allah" dedim.
Konferansın yapıldığı salonda taş çatlasa 150 kişi vardı. Kapı önünde de tahminimce, Abdullatif Şener posterleri asılmış 40-50 tane araç duruyordu. Fakat Hürriyet Gazetesi'nin internet sitesi "Abdullatif Şener'i 800 araç karşıladı" şeklinde bir haber yaptı. Yeni Oluşum Hareketi'nin internet sitesinde ise, "Abdullatif Şener'i 2.400 araç karşıladı" yazdığını görünce, "Bu kadar olmaz, yuh" diyesim geldi.
Cacığa hıyar partisi..
Salı, 15/07/2008 - 09:19 — Ahmet TEKAbdüllatid Şener e yeni parti önerisi:
http://www.8sutun.com/haber?id=3392
Şener bey de şemsiye yapsın daha faydalı olabilir
Çar, 16/07/2008 - 15:31 — Hacer Nazan T.“Dünle beraber gitti cancağızım ne varsa düne ait,
şimdi yeni şeyler söylemek lazım.”
Ortalık yeni şeyler söylemek isteyenlerle dolmuş taşıyor, sanki her söylenen yeni şey orijinalmiş ve gerekliymiş gibi. Ben bu parti girişimine gülmekten başka bir şey yapamıyorum, ne komik ne saçma ne budalaca demek geliyor içimden…
Süleyman Arif Emre’nin siyasi tarihini kaydettiği siyasette 35 yıl kitabını okurken, politika arenasında istisnalar dışı hiçbir şeyin yeni olmadığını ve dahası her şeyin yeni şeyler söylemek lazımla eskitildiğine şahit olduk.
Bu kadar siyasi tecrübeye sahip bu isimler siyasi tarihin işleyiş seyrine şahit olmadılar mı?
Arif Emre kitabında önemli bir not düşüyor; … Geçici bir heves, ilk seçimde alelacele iktidara gelme hayali, kısa vadeli hedefler aksiyonlar düşünceler… Ne gelmişse bu memleketin başına bu kısa devre yapan fikirlerden, fikirlilerden gelmiştir, gelmeye de devam etmektedir.
Siyaset yapmayacağını söyleyip, siyasete yeşil ışık yakıp sonrada üyeliğini iptal etmeden pati kurmak gibi ahlaki ölçülere sığmayan davranışlar sergileyen bir kişi bu millete ne verebilir.
Bir de sormak gerek neresi yeni oluşum hareketi bu hareketin?
Bir şemsiye tamircisi ünlü şair Shakespeare’ a bir şiirini gönderir. Shakespeare cevabını şöyle verir dostum sen şemsiye yap. Sadece şemsiye yap, hep şemsiye yap.Düşünüyorum da Şener bey de şemsiye yaparsa bu millete daha faydalı olur.
Lanet, siyonistler ve yandaşlarının üzerine olsun!
Siyasetin prospektüsü
Cts, 26/07/2008 - 12:25 — mehmet akbulutHasta olan ölmez, eceli gelen ölür.