renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Hakan Albayrak Üzerinden Popülarite Çabasına Mütevazı Bir Katkı

Ey insanlık; baştan söyleyeyim; bu yazıda faşizmin dibini bulacağım!
Sevgili Cemaat mensupları, hatrı sayılır miktarda yara bereniz olabilir, siper alın!

Boyut Haber isimli bir haber sitesi...
Ahmet N. Güvener namlı bir adam...
Günlerdir Hakan Albayrak'la uğraşıp duruyorlar. Güvener'in peşpeşe yazdığı "sert" yazılar ve Boyut Haber'in 'Hakan Albayrak takip sistemi' diye bir şey varmışçasına "Albayrak bugün şunu da dedi; bak sen" edasındaki haberleri, ayrıca Albayrak'ın adının geçtiği her yerde, habere yorum yazan türlü çeşit klavye operatörlerinin açık tekfir gayreti.... daha neler neler.

Boyut Haber ismini 22 Temmuz seçimlerinden kısa bir süre önce duymuştum. Bizim mahallenin, Milli Görüşçülüğüyle nam salmış fertlerinden birisi "abi, ben Boyut Haber'i çok beğeniyorum; bilhassa Ahmet Güvener çok iyi yazıyor; fakat kendisi sanırım mahlas kullanan biri; gerçek kimliğini araştırıyorum" minvalinde laflar etmişti. Aynı sevgili kardeşim, yeni kurulacak haber sitelerine "Boyut Haber'i örnek alın" diyecek kadar da beğeniyordu burasını. Ta ki, iki hafta önce yine aynı adamın "abi, Ahmet Güvener'in Hakan Albayrak'la ilgili yazısını okumalısın; aklımı kaçırmak üzereyim" dediği güne kadar...

Ahmet N. Güvener mahlaslı yazar, Hakan Albayrak hakkında öyle yazılar yazdı ki, içeriğinde ithamdan öte, artniyetini sonuna kadar kullanan saçma sapan ifadeler vardı. Neler demedi ki Albayrak hakkında... "hey dostum Kerkük babanın malı mı; ha?", "İslamcılık maskesiyle Kürtçülük yapıyorsun.", "İttihad-ı İslam derken bölücülük yapma!", "zaten ikide bir gazete değiştiren bir adamsın.", "Erol Güngör'e ihanet de ettin ya..." falan filan.

Yazılara ulaşmak için şu linkleri kullanabilirsiniz:

HAKAN ALBAYRAK'IN KAFASI ÇOK KARIŞIK
KERKÜK HAKAN ALBAYRAK'IN BABASININ MALI MI?
GİZLİ KÜRTÇÜLERİN İSLAMCILIK MASKESİ

Hani diyor ya Boyut Haber her fırsatta "Milli Görüş'le hiçbir bağlantımız yoktur, Ahmet Güvener de Yavuz Selim Kurt değildir" diye... Ben de "Albayrak'ı savunacak değilim, kendisini tanımam etmem, kaldı ki Milli Görüş'le de bir alıp veremediğim yok" demeyi çok isterdim. Ama gelin görün ki, o iş sizin bildiğiniz gibi değil. Bana, Hakan Albayrak gibi bir adam hakkında kimsenin aklına hayaline gelmeyecek iftiralarda bulunan bir yazar ve "o artık Ebu Zer değil, Cehil" diyecek kadar edepsizleşen okur yorumlarına yol veren bir haber sitesi hakkında sessiz kalmamayı önce Milli Görüş, sonra da Hakan Albayrak öğretti çünkü.

Hakan Albayrak yıllardır (her yıl daha da atan bir şiddetle) İttihad-ı İslam projesini dillendirip duruyor. Türkiye-Suriye (ve mümkünse Irak) birlikteliğinin sadece bölge halkına ve Ümmet'e değil, tüm insanlığa selamet getireceğini haykırıyor da haykırıyor. İttihad'ın "tamam, şimdi sınırlarımızı kaldırıyoruz, herkes bayrağından feragat ediyor" gibi bir anlayışla değil, federasyon, konfederasyon, bölgesel birlik gibi anlaşılmasının, süreci daha da hızlandırabileceğini hatırlatıyor. "Önemli olan Batılının çizdiği suni fiziki ve zihinsel sınırların hızla silinmesidir." diye çokça duymuşuzdur ağzından.

Peki Ahmet Güvener ne diyor? "Hakan Albayrak bölünmenin önünü açan projelere sahip", "Ey Ümmeti Muhammed yetiş; Hakan Albayrak vatanı satıyor." Hani bu bir TV şovu olsa "Hakan Albayrak akıllı olsun, akıllı!" diyecek neredeyse. Ortadoğu'nun ayağına yıllardan beri bağ olan ulus milliyetçiliğinden bıkmış usanmış bir adam "Türk, Arap yada Farisi ulusalcılığı ne kadar dayatma ve berbat bir ideolojiyse, Kürt ulusalcılığı da o kadar dayatma ve berbat bir ideolojidir; işbu nedenle konjonktürel olarak Türk, Arap ve Farisi ulusalcılığına ses etmediğiniz müddetçe Kürt ulusalcılarına da itiraz etme hakkınız yok" diyor, öteki kalkıp "sen Kürtçülük yapıyorsun, vatanı böleceksin" diyecek kadar -kendi tabiriyle- ayarı tutturamaz hale geliyor.

Daha bir sürü şey var Güvener'in yazılarında, her okuduğumda başımı döndüren, midemi bulandıran, gözlerimi karartan çirkin iftiralar... Ama şimdi bunları elbette çabucak geçmek istiyorum. Çünkü başım dönüyor, midem bulanıyor, gözlerim kararıyor.

Asıl mesele şu;
Mahlas ardına gizlenen bir yazar polemik arayışında kendinden geçiyor.
"Onlar Bizans'ın çocukları" basiretsizliğini kuşanmış bir hareketin takipçileri "Ebu Zer'di, Ebu Cehil oldu" terbiyesizliğine bürünüyor.
Hem nicelik, hem de nitelik itibarıyla günaşırı küçülen bir siyasi oluşum, slogandan ileri gitmeyen bir İttihad-ı İslam tefekkürüne sahip olduğunu böyle ulusalcı reflekslerle ortaya koyuyor.

Ta 18 yıl önce "%35 Kıbrıs herkesi tatmin ediyor; en idealistimiz bile Musul Kerkük diyor" diye yazmış (ki, benden duymuş olun, o metnin yeniden baskıya girmesi gündemde) Hakan Albayrak için, "Kerkük senin babanın malı mı" diyebilen Ahmet Güvener mahlaslı yazar başka neyi hedeflemiş olabilir ki? Her fırsatta inkar ettiği gerçek kimliğiyle kimlere ve hangi (maddi/manevi) bedel karşılığında yaranmaya çalıştığı gün gibi ortada. Hem ağabeylerinden, ablalarından, hocalarından aferin alacak, hem de farklı mekanlarda (diyelim cemaat.com'da) gündeme gelerek popülaritesine tavan yaptıracak. Hele bir de Hakan Albayrak tutar da köşesinden kendisine cevap verirse değmeyin Güvener'in (ve Boyut Haber'in) keyfine...

Oldu olacak bir de açık mektup iliştireyim şuraya, polemik iyice kızışsın:
Ahmet Güvener'in zatında muhterem Boyut Haber editoryası;
Siz muhtemelen 5 yaşında elinizde Refah Partisi bayrağı dalgalandırırken, Hakan Albayrak "hepsine Erbakan'ı anlattım" diye şiirler yazıyordu.
Siz AİHM kapılarında bilmemne davası peşinde sürünürken, Hakan Albayrak haklılığımızın her hal ve şartta İslam'la ve sadece kendi içimizde ortaya konabileceğini söylüyordu.
Siz (Güvener'in ifadesidir) "Erbakan başta olduğu sürece Milli Görüş'ü bırakmayacağım" sloganları atmakla sarhoş olurken, Hakan Albayrak, Erbakan'ın İslam Birliği projelerine Türkiye-Suriye Birliği gibi nüveler geliştiriyordu.

Şimdi siz kalkıp yıllardır dile getirilen ve her fırsatta en mümkün hali gözetilen bir öneri sundu diye Hakan Albayrak'ı Kürtçülükle itham ediyorsunuz. Zamanında benzer iftiralara maruz kalmış olmanızdan hiç hisse çıkarmadınız galiba ki, bu kadar rahatsınız.

***

Olan biten, Güvener'in yada Boyut Haber'in gündelik kişisel hesapları filandan fazlası. Mesele, günden güne kan kaybeden bir hareketin "ulusalcılık" gibi, adının yanına adını asla yazamayacağı bir hareketle paslaşması.

Derdini halka anlatmayı beceremeyince "kurtulmuş insanlara selam olsun; zalimler için yaşasın Cehennem" mızıkçılığı yapmak artık alelade iş oldu bu taife için. Yarın bir gün üç kişi kalacaklar ve fakat istiflerini hiç bozmayacaklar "bizler kurtulmuşlarız; Allah, ayet-i kerimede buyuruyor ki..."

Dileğim odur ki, Güvener bu tip yazılarına devam etsin, Boyut Haber yayın politikasından taviz vermesin. Böyle olsun ki bana da malzeme çıksın. Polemik olsun, Kürt Sorunu unutulsun, particilik başımı döndürsün, işsizlik problemini tekfir operasyonları düzenleyerek halledeyim, benim gibi düşünenlerin sayısının neden az olduğunu hiç sorgulamadığım halde tarihe geçebileyim.

(Bir de duam var: Allah'ım, inşallah bu yazımı Ahmet Güvener ve Boyut Haberi okur da cevap verirler, ben de meşhur olurum Allah'ım. İnşallah meşhur olurum da oy verdiğim partiye yakın gazetelerden birinde yada hiç olmadı haber sitelerinde köşe yazarlığı yaparım. Beni sevsinler Allah'ım, n'olur beni sevsin herkes)

Ahmet Güvener'e ve diğer meraklılara not:
Resul Ay da, tıpkı Ahmet N. Güvener gibi müstear bir isimdir. An gelir Güvener gerçek kimliğiyle -mertçe- yazmaya başlarsa ben de gerçek kimliğimle yazmaktan çekinmeyeceğim.

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.
Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

tam da o herifin istediği olmamış mı?

değerli Resul Ay kardeşim. Ahmet Güvener denen bu herifi ve onun Hakan abiye attığı iftiraları cemaate taşıyarak tam da Güvener denen ..... istediğini yapmış olmuyor musun?

Bunlar, Hakan Abiye atılan ilk iftiralar değil, muhtemelen sonuncusu da olmayacak. Ama it ürüyor, kervan yürüyor.

Doğrudur; amaç hasıl olmuştur.

Doğrudur, bu yazı Güvener'in amacına hizmet etmiştir.
Lakin bir gün sabrettim, iki gün sabrettim, üç, dört... sonra insan olduğumu ve fakat Hakan Albayrak kadar soğukkanlı ve sabırlı ve basiretli bir insan olamadığımı fark ettim.
Mahallenin delisi olmaya karar verdim.

Eğer Boyut Haber yada Güvener "reklamın iyisi kötüsü olmaz" diye hareket ediyorsa, kendileri bilir.
Biz şimdiye kadar edep, zarafet, centilmenlik... telkin ettik de bu mantık değişti mi ki?

Tek istirhamım, yazıya yapılacak yorumlarda da Cemaat zarafetine ne kadar yaklaşabiliriz diye düşünmek.
Reklamın kötüsü bize göre değil.

Hakan Albayrak Üzerinden Popülarite Çabasına Mütevazı Bir Katkı

garip1

Bu yazı bana derin devlet ve uzantılarını hatırlattı...Acizane görüşüm..Birde yıllarca Türkiye meralarında at koşturmuş kişilerde hata üstüne hata yapabilirler diye düşünüyorum..Mesele; sadece Hakan Albayrak meselesi değildir..Mesele çizgi ve ufuk meselesidir...Ufku dar insanlarlar; ancak dar alanlarda paslaşabilirler. Önemli olan Yiğitce çıkıpta memleketi REFAHA ERİŞTİRMEK tir..Birde konuyu buraya taşımak Ahmet N. Güvener gibi müstear isimli şahsı muhteremi yüceltmek değil aksine onlar gibi gizli vatan hainlerini gün ışığına çıkartmaktır..VESSELAM.....

somebody stop ahmet!

selam
ahmet n. güvener adlı şahsın diğer yazılarına baktım. hakan albayrak ile ilgili ettiği en hafif tabirle çirkin lafların ortaya fikir koymakla alakası yok. direk kalleşce saldırmış. kaba saba, derli toplu olmayan düşünceler çoğu. derdi nedir bilemeyiz. hakan albayrak'ın islam birliği hakkında düşündüklerini eleştirirken islam birliğini sadece ortadoğu'dan ibaret sananlara da sallıyor hazret. . son bi şey. bu aralar "bizim" dediğimiz yayın organlarında abilerimize pervasızca laflar ediliyor ve buna ses çıkaran da yok! bu açıdan, resul ay'ın yazısı önemli.

Hakan Albayrak aslında müstear bir isimdir

Deşifre ediyorum, açın kulaklarınızı: Hakan Albayrak aslında müstear bir isimdir. (Gerçeği bendedir söylemem yusuf armağan'a bile...)
Boyut haberdeki yazıyı yazan da müsteardır.
Bakınız işe ki Resul kardeşim de bir müsteara sahiptir.
El kızından geri nerem kalır ben de müstear oluvereyim anacıklarım. İsa Marangoz'a müstear müstear selamlar ideyim... Hatta hızımı alamayip "soyut haber" deyü müstear bir site vücuda getireyim.

Şaka bir yana. Yağmur yağıyor.
Bir dostla çorap paylaşmak acaip fiyakalı bir hadisedir ve bendeniz Hakan kardeşimle eylem tadında bunu gerçekleştirmiş birisiyimdir nihayetinde. Altını çizelim bu muhim hadisenin.

Albay'la şöyle bir musafaha edip kucaklaşmayan yüreğini ne bilsin? ehl*i cemaat. Geçelim, yağmur yağıyorsa bu rahmete işarettir ve Hakan Albayrak yağmur gibi bir adamdır.

Severiz. Sayarız. Ellerinden tutarız. Hata yaparsa uyarırız. oturur çay filan içeriz. Ahmet N. Güvener'e güler geçeriz.

Vesselam.

relativite...

yakın siyasi tarihi okumayı seviyorum. zira bana 22 temmuz seçimleri öncesinde kanal b ye çıkıpda ak partiye ağza alınmayacak şekilde hakaret eden erbakanı ve eşdeğer müflis siyasetçileri tüm detaylarıyla olmasa bile iyi tanıyacak kadar anlatıyor. o dönemde tv5 te yorum yapanların emekli oldukları kurumlar ve 28 şubat süreci ile ilintili herşey üstüste oturunca bu ülkede neden bazı temel insan özgürlüklerinin hep "pazarlık aracı" haline getirildiğini daha net gördüm. bu ülkede inkar edilemeyecek bir şey var.binlerce genç kızın eğitim süreçlerinden dışlanması ,açık lise ve açıköğretim fakültelerine mahkum edilmesinin hesabı sorulmak zorunda.üstelik tek bir tarafa sorulmamalı,darbelerle uslandığını itiraf edip darbecilerle birlikte cephe kuranlardan da sorulmalı.bugün yükselen değerler ülkesi haline gelmeye başlayan bu ülkeye hizmet edenlere şükran duymak yerine,onları baltalamak,onları aşağılamaya çalışmak olabilecek en aşağı hal değilse nedir?.
hakan albayrak'a zihin açıklığı onunla hemfikir olanlara sabırlar ve başarılar diliyorum.göreliliğe göre sınır biçenlerin,göreli değerleri olacaktır,ama en önemlisi tüm değerlere göre değerleri sıfır bile olmayacaktır.

seçkin deniz

Adını Doğru Koyalım

Hakan Albayrak bir mit mi? Yanlış yapamaz ve yanlış bir fikrin müdafii olamaz mı? Şöyle diyelim ya da Hakan Albayrak'ın duygusal biri olmasından mütevellid, neredeyse bulunduğu her ortamdan, görüştüğü her kesimden etkileniyor olma ihtimali nedir?
Ahmet N.Güvener tarzı yazarları ve yazdıklarını çok da önemsemiyorum açıkçası. En nihayetinde, İslami kesimin Türkleri ne kadar Türkçü ise İslami kesimin Kürtleri de o kadar Kürtçüdür. Kürt meselesi üstüne sahih bir İslami bakışın ortaya konabilmesi için herşeyden evvel, yılanın kuyruk acısı da annenin evlat acısı da soğumalı, insanlar hislerinden evvel dinleriyle düşünmeyi öğrenmelidirler. Hakan Albayrak ne kadar sıradan ve anlamsız bir çözüm önerisini, manasız bir duygusallıkla savunuyor ve bir Kürt Devleti kurulmamasını isteyenleri anlamaktan kaçınıyorsa, Ahmet N.Güvener de en az o kadar Kürt Meselesini anlamaktan kaçıyor. Benim anlamadığım husussa şu, Hakan Albayrak, sizin deyişinizle namı diğer 'Hakan Abi' gerçekten fikirleri mümtaz olduğu için mi savunuluyor yoksa 'Hakan Abi' sıfatını taşıdığı için mi? Ahmet N. Güvener müstear isimli şahıs gerçekten hatalı yazılar yazdığı ve prim yapmaya çalıştığı için mi düşman, yoksa 'Hakan Abi' sıfatını taşıyan kişinin düşünceleri bir mit olduğu ve tenkid edilemeyeceği için mi? Devam edelim, bunların tamamı fikrin ucubeleştiğinin ve şahsi kin/nefret/hazım sorunlarının ayyuka çıktığı ifade eden hususlardır.

Hakan Albayrak, ne zaman Müslümanlarla Laik sistem karşı karşıya gelse her zaman Laik Sistemin bekçiliğini yapmış sözüm ona bir Hocaefendi'nin okullarını görünce kocaman bir duygusallık deryasında yüzerek, gerçekleri görmezden gelen bir duygusallıkla O'na ve cemaatine övgüler düzüyorsa, evvela bu adamın fikri anlamda içinde bulunduğu konum tartışmaya açılmalıdır. Yarın Ülkücüler bu tarz çalışmalar yaptığında bundan memnun olup 'Eski Ülkücü' günleri depreşip Ülkücülere de övgüler düzmeyeceğinden ne kadar eminiz? Eğer bir yanlış ortaya konacaksa, bu konmalıdır.

Dün Erbakan için şiirler yazan adamın duygusallığı, bugün O'nu Kürt Milliyetçilerinin hedeflerini İslami kisveye büründürüp servis eden alelade bir fikir garsonuna dönüştürmüştür. Dün, Ebuzer'den bahseden adamın duygusallığı, bugün aynı adamı alıp Fethullah Gülen gibi burjuvazinin ağası ve sistemin Hocası olan bir adamın okullarından etkilenip, insanları ağlatacak yazılar yazmaya gayret eden bir duygu baronu haline getirmiştir. Bu fikri değişkenlik, bu dönüşüm, bilinçli bir terakkinin değil, maalesef ama maalesef ısırıcı bir duygusallığın sonucudur. Bu duygusallık deryasında boğulmadan evvel Hakan Albayrak'ın namı diğer 'Hakan Abi'nin aklını başına alması için Allah'a dua ediyorum. Allah akıl ve fikir versin, çünkü Allah bir insana akıl ve fikir verince, o akıl ve fikir insanın devrimi demektir. Ötesi aranmaz artık.

Önce nereye koyacağımıza bakalım

Abdullah Tahir'in yorumunun son iki paragraf üzerine kurgulandığını gördüm. Uzatmayalım;

Gülen Hareketi'ne muhabbet
Fethullah Gülen Hocaefendi'ye şükran

Abdullah Tahir'e

Ali Öztürk

Evet şimdi bu tartışmanın sonu Hakan Albayrak ve Fethullah Gülen'i tekfir etmeye sonra da onları tekfir edenleri tekfir etmeye kadar gider.
Ama sanırım fikir tartışması yapmak ve eleştiri yapmak böyle birşey olmasa gerek.
Resul Ay'ın yazısında uzun uzun ifade ettiği yaklaşımlarını ve değerlendirmelerini doğru bulmuyorum.
Ama bu benim Resul Ay'a küfretmemi gerektirmez.
Peki Resul Ay kendisine bile olmayan bir eleştiri konusunda böylesine cengaver oluyor.
Yoksa Resul Ay'da Hakan Albayrakçılık yaparak bir yerlere mesaj mı vermeye çalışıyor.
Bana kalırsa Resul Ay muhataplarını iyi tanımıyor.
Hatta ne demek istediğini de anlamaya çalışmıyor.
Onun odaklandığı bir mesele var: o da Hakan Albayrak üzerinden başkalarına saldırmak.
Sanırım şimdilik bununla iktifa edebiliriz.

itti-hat mı, ittihad mı Fatih bey?.

07.11.2007 tarihli yazısı temel alınarak yapılmış yukarıdaki yorumu okuduğumda acı bir tebessümle baktım,imza sahibine. Sonra aklıma Fatih bey'in ittihad hülyası geldi. İranla ilgili yazım dolayısıyla,bana sıraladığı iltifatları derleyip yukarıdaki yoruma ve sahibine binbir ihtimamla hediye ettim;üstümde zerersi kalmasın ve Fatih beye nispet olsun diye.Kızmadan Fatih bey,hülyaya devam,ulaşamasak da o yolda ölürüz.Ayrışmaların bilhassa üretildiği yerde bir analiz ayrışmaya başlangıç eder miydi?Ya da sorulacak soruların tümüne verilecek cevaplar nerelere saklanmıştı? Her bir sebebi hangi hattın ötesine itecekti insanlar? Ya da hat mı itecekti birleşmeye çalışanları?
selam ile

seçkin deniz

yaşasın ! ne kadar ideolojik yaklaşıyoruz birbirimize

işte yepyeni nur topu polemiğimiz.
hakan albayrak milli görüşçüleri döver.
resul ay hocaefendinin mürididir.
hakan albayrak romantiktir.
fethullah gülen gelir hepimiz döver.

muhteşem bir polemiğe daha yelken açıyoruz.
hayrola..
bu arada hakan abi'yi seviyoruz. ve fikirlerini çok önemsiyoruz. bu ağabey duygusallığından değil bu "başka türlü bir şey"

hakan albayrağı seviyoruz

hakan albayrak`ı seviyoruz:

- liseli aşklarına erbakanı anlattığı için.

- islam birliğinin gerçekliğine inanan bir cengaver olduğu için.

- meselelere aklıyla değil kalbiyle baktığı için. [bilelim ki; düşünce biraz da kalb işidir. bakmayın düşüncenin ne demek olduğunu bilmeyenlerin buna duygusallık deyip durmalarına.]

- fetullah hoca yı sırf müslüman olduğu için sevebildiği için.

- "20 yaşındaki adam devrimci olur kardeşim" diyebildiği için....

şimdi birisi çıkıp erbakan ı neden sevdin kardeşim mi diyecek hakan abi ye. fetullah güleni neden sevdin mi diyecek? bunu hangi müslümanlığa sığdırabiliriz.

hani ümmetçiydik. hani terörün tek çözümü islam kardeşliğiydi. hani bir birimizi sadece Allah rızası için sevecektik...

burdan ilan ediyorum: erbakan ı, fetullah gülen i, hakan albayrak ı ve bu yazıyı yazan resul ay`ı seviyorum.