renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Ömer Talip İlhan yazıları

İslami Camiaya Karşı Kedi Nankörlüğü

“Kedi nimeti Hak’tan bilir ve yiyeceğini önüne koyanı önemsemez; ondan dolayı nankördür. Köpek ise nimeti sahibinden bilir; bu sebeple sahibine karşı çok vefakârdır..."

İçinde bulunduğumuz çağın pek çok noktadan üzerinde durulması gerekiyor. Fakat bununla beraber, karşılaştığımız olayları yorumlamadan evvel bir anlayışı yani bir referans noktasını kabul etmek zorunlu. Zira aksi oldukda yorumlamaya çalıştıklarımız anlamsızlaşmaktan öteye geçemeyecek.

Son günlerde kafamı oldukça kurcalayan bir mesele üzerinde durmak gayem: Davranış ve tutumlarımızdaki rahatsız edici çelişki.

İslamî Düşüncenin Ana-Tommy'sine Kısa Bir Bakış

Eskilerin her işlerine besmeleyle başladıkları gibi ben de yazıma bir besmele ile başlayacak olsam maazallah(!) başkalarının başına gelen benim de başıma geliverir de kimsecikler beni kurtaramaz. Zira, her ne vakit, İslamî (insanî) olan bir şeyden bahsedecek olsak hemen tekmil verecek birilerini bulmamız gerekecek. Aslında bu hiç de zor olmayacak, meraklanmayın. İşte tam da bu sebepten, İslâmi Düşünce diye yazmaya davranacağım bir sırada silkinip kendime geldim ve fark ettim ki, bu yazının gereken tekmilini vermemişim. Sakın ha, yadırgamayın beni, başlıktaki Tommy nereden çıktı, diye. Tommy olmasa İslam dinlenmeyecek de ondandır, tüm bu birliktelik.

Rafadan Kavramlara, Kafadan İzahlar

Düşünce, der Nurettin Topçu, eşyanın zihin üzerindeki uzantısıdır (Var Olmak, s.35). O halde eşya, zihin üzerinde mâkes bulabildiği taktirde, o zihin düşünüyor, aklediyor demektir. Aksi oluyor, eşya zihinde mâkes bulamıyor ve üstelik anlamsızlaşıyor ise o akıl akletmiyor hükmüne varılır. Akleden akıl, düşüncesini, kavramlar ile ortaya koyar.

Marx'ın İnsan Anlayışı

Geçtiğimiz günlerde bir kütüphanede Fromm’a ait “Marx’ın İnsan Anlayışı” başlıklı kitab ile karşılaştım. Az çok bir şeyler okumuş, dinlemiş birçokları gibi benim de ilk tepkim Marx’ta ne gibi bir insan algısı olabilir ki, oldu. Lakin Fromm’a kulak verdikçe zihnimdeki soru işaretleri peşi sıra dizilmeye başladı. Fromm, Marx’ı öyle bir noktaya koyuyor ve tüm bu argümanlarını Marx’tan alıntılar ile kuvvetlendiriyor ki şaşırmamak mümkün değil. Zira, kabaca bilinen Marx, materyalist felsefenin babası olarak tanımlanır ve temel argüman olarak da Marx’ın ahlak prensipleri de dahil olmak üzere insan fıtratının bir yönü ve belki temeli olan maneviyatı hiçe sayması gösterilir.

Kuran’ın Metafiziği

Modern dünya, söylemine insanoğlunun yüzyıllar boyunca oluşturduğu değer yargılarını tek bir kelime ile hiçe indirgemekle başlar: inkar. Modern insanın temel karakteristiğidir inkar etmek. İnkarsız, inkar etmeden hayat enerjisini bulamaz ve dahi hayatını kuramaz modern insan. O halde, evvela biz de satırlarımıza bir inkar ile başlayalım; modern dünyanın platonik inkarı. Eğer biz de, bu inkar ile modern algılayışı hiçe indirgeyebileceksek modern algı kendi içinde tutarlılığını sağlar. Zira bu satırların yazarı dahi modern olmak-modern kalmaktan(!) kurtulamıyor. Dedik ya modern insan inkar etmedikçe yaşayamaz, o halde ben de modern algıyı inkar etmekle başlıyorum işe. Lakin söze inkar ile başlamak, arkasından bir tasdiki gerektirir ki o da bu yazının sonuna saklanmıştır.

İçeriği paylaş